• BIST 89.270
  • Altın 146,921
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • İstanbul 13 °C
  • Diyarbakır 9 °C
  • Ankara 4 °C
  • İzmir 12 °C
  • Berlin 11 °C

Müslümanlar Siyonizm’i aşabildi mi

Mücahit Bilici

İsrail’in Gazze’deki katliam ve zulmü devam ediyor. Teröristlikten devletliğe yükselemediği için hâkimiyetini ancak zorlama varlığıyla yolaçtığı toplama kampına örgütlü terör uygulayarak hissettiriyor. Bir temerküz kampı olarak Gazze, her şeyden önce muztar bırakılmış, kıstırılmış hayattır. Oradan dışarıya belli ki ancak kaçak tüneller ve ölümle çıkılabiliyor. Bu sıradanlaşmış zulme karşı kayıtsızlığın arkasında ise önce sömürgelerde sonra Avrupa’nın merkezinde ürettiği soykırım zulmünün faturasını Filistinlilere çıkartmaktan yüzü kızarmamış bir günahkâr medeniyet var. Bireye bencilliği, kitlelere ise milliyetçiliği vererek, toplumları ayağa kaldırmaya çalışan bir beşerî uyanış.

Bir uykuya uyanmak demek belki daha doğru (bir rüya olarak ulus). Hayalin önündeki hakikati tankla füzeyle un ufak etme ihtiyacı bundan kaynaklanıyor; ulusun ayağına takılan canlı engel yığınını, mümkünse yok saymak, değilse yok etmek. Ulusların demir yumrukları, dökme kurşunları, nüfus tıraşı operasyonları bu yüzden oluyor. Hitler ve Atatürk gibi ulu önderler niçin ortaya çıktı sanıyoruz? Bireyi patlatıp bir şahs-ı maneviye tuğla yaptığınızda o politik bedene bir de baş bulmanız gerekir. (Öcalan ve Erdoğan dâhil tüm yeni ulus inşaatlarında lider baş yapılabilmek için kametinin çok üstünde bir adam tasavvur edilir, takdis edilir). Her politik bedenin, verdiği bir fazlası, kendinden saymadığı bir harici unsuru vardır. Eritilmesi yahut dışarı atılması gerekir. Etnik temizlikler ve soykırımlar bir tesadüf değildir.

Ulus projesinin bir ayağı (istemeyenler dâhil) herkese ortak bir kimlik verme günahıysa, bir ayağı da hâkimiyeti şahısların elinden alıp millet şeklinde örgütlenen topluma verme vaadi ve potansiyelidir. Demokrasinin ulus projesinde partner olması bu vaatle bağlantılıdır. Evet, herkes devlet sahibi olmalıdır. Devletin kaçınılmaz olduğu her yerde herkes devletin sahibi olmalıdır. Buna Yahudiler de dâhil. Yoksa devletsizliğin insanları başkasının elinde ne hâle getirdiğini Nazi Almanyası’nda da Gazze’de de görüyoruz. Fakat 19. yy. milliyetçiliği devleti ele geçiren ilk büyük gruba devleti verip (yahut ilk ele geçirenleri ulus belleyip), geri kalanlara asimilasyon, zorunlu göç veya imhayı layık gördü.

İsrail’in bugün zulümle özdeş hâle gelmesinin sebebi ilk düğmesi yanlış iliklenmiş bir gömleğin her düğmesini birkaç yılda bir tekrar yanlış bağlamasından kaynaklanıyor. Adalet ve eşitlik, bir yere yerleşebilmenin ve ait olmanın yegâne yoludur. Bir yerde misafir olacak kadar hakperest olamıyorsan, orada evsahibi olmaya hiçbir zaman hak kazanamazsın.

Müslümanların İsrail’e yönelik tepki kültürüne baktığımızda ise Müslümanların çoğu kez sorunun kaynağı olan Yahudi milliyetçiliğinin yani Siyonizm’in ufkunu aşamadıklarınıgörüyoruz. Yahudiler Filistinli olsa onlara karşı bir İsrail olacak çok Müslüman var maalesef. Esasen, İslamcılık Filistin’deki işgal ve zulmü müminane bir hassasiyetle bir hak ve adalet meselesi olarak değil, bir dinî milliyet davası olarak göregeldi. Bir Müslüman Siyonizm’inden çok farkı olmayan İslamcılığın, tasavvurunun merkezine Filistin davasını koyması bu davayı bir dinî dava hâline getirmiyor. Filistin bugüne kadar sırasıyla solcular ve laik milliyetçiler, daha sonra da dindar ve İslamcı hareketlerce hep milli olarak savunuldu, dinî olarak savunulmadı. İslamcılığın Filistin davasına aşırı ilgisi her milliyetçiliğin kriz ve trajediler üzerinden ulus inşa eğilim ve arzusundan bağımsız düşünülemez. Bugün de İsrail’in Gazze’deki katliamları ve buna gösterilen tepki belki bir Müslüman ulus inşası olarak İttihad-ı İslam’a katkıda bulunuyor, ümmetsel bir dayanışmaya zemin oluyor. Ancak ümmetin büyükçe bir ulus olarak algılanmasına ve ona mensubiyetin de dinî bir milliyetçilik seviyesine düşmesine engel olmuyor. Ahlaki olarak Siyonizm’i aşamadıktan sonra, ortadan kaldırdığın bir haksızlığı başka yerde kendin üretmeye başlarsın 

Öfkerahatlatıcı ve millidir ama adalet için yeterli değildir.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89