• BIST 109.166
  • Altın 153,787
  • Dolar 3,8247
  • Euro 4,5082
  • İstanbul 11 °C
  • Diyarbakır 2 °C
  • Ankara 4 °C
  • İzmir 9 °C
  • Berlin 3 °C

Müjde paketi mi

Hadi Uluengin

 DÜNKÜ Radikal bütün kalbimle doğru çıkmasını temenni ettiğim bir müjde verdi.

Müjde diyorum, çünkü manşet “Köşk Yolunda Dört Atılım” ibaresini içeriyordu. 

*** 

ŞÖYLE ki, Ankara temsilcisi Ömer Şahin’in haberine göre BaşbakanRecep Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanlığı seçimlerine yeni bir reform paketiyle hazırlanıyormuş. 

Zarfın mazrufunda da Cemevlerinin resmen ibadethane statüsüyle donatılması; Heybeliada Ruhban Okulu’nun mütekabiliyet beklenmeden açılması; bazı Gezi Parkı direnişçileri de dâhil olmak üzere liberal intelligentsiayla tekrar diyalog kurulması ve İsrail’le ilişkilerin normalleştirilerek Tel Aviv’e büyükelçi yollanması kararları yer alacakmış. 

Tek istisnayı Hizmet Camiası’yla “barışın” (!) bu pakete girmemesi oluşturuyormuş. 

***

İMDİİ, tabii ki o istisnanın da pakete dâhil edilmesini dileyerek müjdenin resmilik kazanması durumunda Erdoğan’ın bu yeni atılımını da desteklemekle yükümlüyüz. 

Kabul, belki Frenk deyimiyle şapo demeyiz. Yani şapka çıkartarak yerlere eğilmeyiz. 

Fakat bin bir dereden su getirerek mırın kırın etmek lüksüne de sahip değiliz! 

Zira istesek de, istemesek de AKP lideri Çankaya’ya tırmanmakta kararlı gözüküyor. 

Köşk’ün yeni statüsü henüz meçhul ama sürecin bizim irademiz dışında ve arzularımız hilafında seyir izlemesi ihtimali her geçen gün daha çok artıyor. 

O hâlde, sözkonusu başkanlığa muhalif tavrımızdan hareket ederek veRecep Tayyip Erdoğan’ın ağzımıza yine bir parmak bal çaldığını söyleyerek yukarıdaki somut ve ciddi iyileştirmeleri es geçmek gibi bir tutuma giremeyiz. 

Pragmatik ve gerçekçi yaklaşım demokrasi parkurundaki bu muhtemel ilerlemeleri hiç olmazsa, tabir caizse “yan cebime” diye sahiplenmek ve onaylamak zorunluluğunu getiriyor. 

*** 

BÖYLE bir tutum ilkesizliktir değildir! Oportünizm hiç değildir! 

Aksine, yukarıdaki atılımları küçümsersek, müjde paketinin içinde her biri büyük önem arz eden ve genel demokrasi çerçevesinde yer alan ilkeleri geri plana atmış oluruz. 

O Erdoğan ki zaten ne kayıtsız şartsız taraftar ve yandaşlarının inandırmak istediği gibi sütten çıkmış bir ak kaşıktır; ne de fanatik hasımlarının ve düşmanlarının iddia ettiği gibi gökten inmişbir kara Deccal’dir! 

İşin garibi, bir ara ton olarak gri olduğu tespitini dahi tam yapamayız. 

Başbakan daha ziyade, bu ara tona şöyle bir teğet geçtikten sonra o akla o kara arasında hızla mekik dokuyan paradoksal bir kimlik yansıtıyor. 

Metafor olarak diyebiliriz ki, ekvatorda soluklanmadan kutuplar arasında gidip geliyor.

Evet, otoriter bir yönetim tarzını ve üslubunu benimsemiş olduğu tabii ki kesindir. 

Fakat iktidarı döneminde askerî vesayet, Kürt kimliği ve Ermeni sorunu gibi üç temel ve hayati tabuyu berhava ettiği olduğu da diğer bir kesin gerçektir. 

Nitekim Federal Almanya Cumhurbaşkanı Joachim Gauck’un önceki günkü Ankara ziyareti sırasında dile getirdiği şaşırma duygusu da işte bu çelişkiden kaynaklanıyor. 

*** 

ÇELİŞKİ veya değil, velev ki Recep Tayyip Erdoğan’ın Köşk projesine muhalif duralım, eğer sonmüjde paketidoğru çıkarsa yine de bunun başımızın üstünde yeri olacak. 

Zaten aslında kimseye hediye verilmeyecek. Bir haklar bütünü iade ve tevdi edilecek. 

Üstelik her kim tarafından ve hangi amaçla sunulursa sunulsun, ne böyle birmüjde paketini reddedecek kadar nankörüz, ne de ona burun kıvıracak ölçüde yeni zenginiz. 

Yeter ki zarf gerçekten gelsin! 

Mazrufu okuduktan sonra boynumuzun borcu teşekkürü asla ihmal etmeyeceğiz.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89