• BIST 83.154
  • Altın 146,708
  • Dolar 3,7984
  • Euro 4,0449
  • İstanbul 7 °C
  • Diyarbakır 7 °C
  • Ankara -1 °C
  • İzmir 8 °C
  • Berlin -4 °C

MİT Yasası'na neden ihtiyaç duyuldu

Abdülkadir Selvi

Hafta sonuydu.

Meclis kapalıydı ancak iki komisyon çalışıyordu.

İçişleri Komisyonunda MİT Yasası, Milli Eğitim'de ise dershanelerle ilgili tasarı görüşülüyordu.

Dershanelerle ilgili tasarının ilk günkü görüşmelerinde gerginlik vardı.

Ancak görüşmeler ilerledikçe, gerginlik yerini müzakerelere bıraktı.

Muhalefet cephesinde MHP'li Özcan Yeniçeri, ikna odalarının mucidi CHP'li Nur Serter ve cemaat, kol kolaydı.

MİT Yasası'nın görüşüldüğü komisyonda ise CHP'li Ahmet Toptaş, Bank Asya ile yasa arasında paralellik kurmaya çalıştı.

Dershanelerde CHP'li Nur Serter, MİT Yasası'nda CHP milletvekili Ahmet Toptaş, cemaati savunmak için bir çaba içerisindeydiler.

Bu ne sevgi ah...

MİT'le ilgili tartışmalarda, muhalefet muhaberat devleti, Baas rejimi ve özel hayatın gizliliği üzerinden eleştiriler yönelttiler.

Komisyonda yasanın ilgili tüm tarafları olduğu için her şeyi sordum. 'MİT, meme ultrasonunu ne yapacak' dedik, 'Kredi kartı harcamalarına, para hareketlerine ulaşılması özel hayatın gizliliğine aykırı değil mi?' sorusuna yanıt aradım.

'Kimsenin meme ultrasonunu istemek ya da idrar tahlillerini araştırmak gibi bir hedefimiz yok' yanıtını verdiler. Yasa metnini gösterdim. 'Bu sadece takipte olanlarla ilgili' dediler. Hafız Esad ölmeden önce MOSSAD dışkısını analiz ettirmek suretiyle ne zaman öleceğini tespit etmişti.

Zaten MİT'in mevcut personel yapısıyla böyle bir takibi yapmasının imkansız olduğunu anlattılar.

Peki kredi kartları, bankalarda yapılan işlemler?

'Kara para trafiğini takip etmek, para hareketlerinde şüpheli eğriler ortaya çıktığında MASAK'la birlikte hareket geçmek için' dediler.

Bu arada iktidar sözcülerine de kulak verdim. Muhalefetin eleştirileri arasında yararlanabilecek, dikkate alınması gereken noktalar da vardı. Seviyeli ve yol gösterici katkılar yaptılar. Yetkilerle donatılan MİT'in denetimi... Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, MİT'in parlamento tarafından denetimi için yasal bir çalışma yapıldığını açıkladı. Denetlenemeyen kurumlar bir süre sonra keyfiliğe sürükleniyor ve bir süre sonra içten çürümeye başlıyor. Elbette ki bir istihbarat kuruluşu, manav dükkanı gibi denetlenmemeli ama bir mekanizmanın oluşturulması gerekiyor. CIA Başkanı Kongre'ye hesap veriyor.

MİT Yasası komisyonda iki önemli değişikliğe uğradı. Biri MİT'le ilgili haberlerde ceza tavanı 12 yıldan 9 yıla çekildi. Burada sınırın aşağıya çekilmesi kadar, MİT belgelerinin yayınlanmasıyla ilgili tarifin mümkün olduğunda netleşmesi lazım.

MİT teklifinde yapılan ikinci değişiklik ise Başbakan'ın, Milli İstihbarat Koordinasyon Kurulu Başkanlığı'ndan geri adım atılması oldu. Muhalefet bunu anlamadı. Başbakan kendisine bağlı muhaberat devleti kuruyor diye yaygara yaptılar. MİT zaten Başbakan'a bağlıdır. Ama MGK'ya karşı sorumludur ve MGK tarafından verilen görevleri yapar. Yeni düzenlemede ise aynı zamanda Bakanlar Kurulu tarafından verilen görevleri de yapacak. MİT Yasası çıktığında MGK tamamen asker kontrolünde ve hükümetlere emir veren konumdaydı. Seçilmişler MGK'ya karşı sorumlu olan MİT'ten rahatsız olmuyor, seçilmiş Başbakan'a sorumlu olmasından rahatsız oluyor. Gördüğüm kadarıyla iktidar da sorun çıksın istemedi. Ama yanlış yapıldı. Hakan Fidan'ın kişiliği ve konumu ayrı. Ama bu ülkenin bir istihbarat tarihi var.

Süleyman Demirel, 'MİT bana darbeleri haber vermedi' demişti. 12 Mart'ta Başbakan'a muhtırayı haber vermeyen MİT Müsteşarı Fuat Doğu, 12 Mart sabahı Demirel'i arayıp istifasını istemişti. Oysa MİT 12 Mart'ı içine soktuğu elemanı Mahir Kaynak tarafından saniye saniye takip ediyordu ama bu bilgiyi Başbakan'a vermedi.

12 Eylül'de ise darbe planı askeri birliklere MİT'in uçağı tarafından dağıtıldı. Kenan Evren 1 gün önceden MİT'e darbeyi haber verdiğini itiraf etti. Ancak darbe planlarının içinde yer alan MİT, Başbakan'a bu bilgiyi vermedi.

MİT eski MİT değil. Ancak MİT'in Başbakan'a bağlı olması yetmiyor, istihbaratın koordinasyonu da doğrudan Başbakan'a bağlı olmalı.

Bölgemizde istihbarat örgütleri cirit atarken, kendi topraklarımızda MİT TIR'larına operasyon yapılırken, Suriye muhaberatı Reyhanlı'da bombalı eylem yaparken, biz hala MİT'e operasyon yetkisi verilip verilmemesini tartışıyoruz.

Bizim MİT'i hızla dış istihbarat konusunda yetkilendirmemiz ve operasyonel imkanlara kavuşturmamız gerekiyor. Geç bile kaldık. İngiliz istihbaratı bunu 200 yıldır kullanıyor. CIA demek dış istihbarat demek. Biz neyi tartışıyoruz.

Kendi vatandaşını izleyen değil, Suriye'de kaçırılan Milliyet muhabiri Bünyamin Aygün'ü kurtarıp, Türkiye'ye getiren bir MİT istiyoruz.

Yeni yasa ile MİT'in gizli yönetmeliklerle yaptığı faaliyetler, yasal bir düzenlemeye kavuşturuluyor.

Ayrıca İmralı görüşmeleri ve çözüm sürecine sigorta yaptırılıyor, hukuki güvenceler sağlanıyor.

Fişleme mi dediniz. Ahmet Necdet Sezer atayacağı kişilerin karısı başörtülü mü diye kapıcılara sordururken neredeydiniz?

Muhaberat devleti mi dediniz?

Siz onu çok seversiniz. Bunun için dünyanın en kanlı diktatörlerinden Esed'e koşup fotoğraf çektirmediniz mi?

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89