• BIST 82.013
  • Altın 147,317
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0271
  • İstanbul 6 °C
  • Diyarbakır 3 °C
  • Ankara 2 °C
  • İzmir 9 °C
  • Berlin -7 °C

Milliyetçilerin Kürt sorunu

Mümtaz er Türköne

Nihaî olarak Kürt sorununu hal yoluna koyacak olanlar Türk milliyetçileri; çünkü Kürt milliyetçilerini en iyi anlayacak ve çareyi bulacak olan onlar. 

Üstelik Kürt milliyetçileri ideallerini, Türk milliyetçilerinin ayak izlerini takip ederek geliştirdiler. Türkiye, ulusçuluk konusunda iddialı ve üretken bir ülke; Türk veya Kürt fark etmiyor. Dört parçadaki Kürtler arasında en sıkı ulusalcıların Türkiye’de bulunması tesadüf olmamalı.

Milliyetçilik, siyasetin merkezine milleti yerleştirir ve her yöne bu merkezden bakar. Türk milliyetçiliğinin “kültür” ısrarına rağmen bu topraklarda millet “soy birliği” anlamına geliyor. Bu algılama biçimi milliyetçiliği, totemleri ve tabuları olan bir tür kabileciliğe dönüştürüyor. Kabilecilik; doğru, haklı, iyi, güzel gibi değerleri mensubu olduğunuz milletin tekeline almanızı sağlar. Bu değerleri içinde kaybolacağınız ve kendinizi emniyette hissedeceğiniz bir topluluğa hasredince, daha sıkı bir dayanışma ihtiyacı daha küçük ve dar sığınaklar inşa edilmesine yol açıyor. Keskin milliyetçilik, yeni fay hatları oluşturuyor ve her sarsıntıda toplum ufalanıyor ve daha küçük parçalara ayrışıyor. Üç harften meydana gelen Kürt örgütlerinin uzun listeleri, bu keskinliğin eseri. Ulusalcılık Kürtleri birleştirmiyor; tam tersine ayrıştırıyor. Tıpkı her biri ayrı ayrı milliyetçi olan Türkleri birleştirmemesi gibi.

Milliyetçiliğin bu ayrıştırıcı etkisini -varlık sebeplerine aykırı olduğundan- kendi kendilerine itiraf edemedikleri için, Türk milliyetçileri Kürt ulusalcı cephesindeki gelişmeleri derin bir endişeyle takip ediyorlar. “Eyvah, Kürt devleti kuruluyor” korkusu, büyük ölçüde milliyetçi empatinin eseri. Çünkü Kürtlerin yerinde olsalar, onlar bunu yaparlar. Kürt Ulusal Hareketi’nin geleceğini, Kürtlerden çok Türkler belirleyecek. Şayet Türk milliyetçileri Kürtlere, birlikte nefes alacakları ve barış içinde yaşayacakları bir hayat alanı tanımazsa, Kürt ulusalcılığı büyüyecek. Bugüne kadar dar ulus-devlet kalıbına, Kürtleri zorla sokmaya kalkmanın sonucu ne oldu? Soru şu: Milliyetçilik bir düşman algısından beslendiğine göre, Kürt milliyetçiliğinin besin kaynağı kim olacak? Tabii ki karşıt milliyetçilik. Kürt milliyetçiliği hâlâ marjinal bir akım. Kitleselleşeceği fırsatı daha yeni yakaladı. PKK’nın silah bırakması, Kürt milliyetçililerinin bu fırsatı görmesinin eseri. Silahla düşman kazanılır; şimdi bu ortak düşman karşısında kitle siyaseti ile yeni bir taban oluşturulacak. Türk milliyetçileri, insiyaki olarak iki riski doğru algılıyorlar. Sivil siyaset uluslaşma ve ulus devlet inşa etme adına, silahlı kalkışmadan daha elverişli bir yöntem. Bu yöntemin eseri olarak Barış Süreci, Türkiye’nin bölünme tehlikesini ortadan kaldırmıyor; sadece sonu belirsiz fırsatlar sunuyor. Bu yüzden, bugün yaşananların 30 yıllık çatışma dönemini arattığını düşünen milliyetçiler pek de tutarsız sayılmazlar. Çözüm, aynı riskin Kürt milliyetçileri için de geçerli olduğunu fark etmekte yatıyor.

PKK, silahları gerçekten bırakacak; ama silahları bıraktığı için bir köşede uslu uslu oturmayacak. Şiddetin farklı türleri var. Elde silahın olmadığı, güvenlik birimlerinin hedef alınmadığı her türlü şiddet, özellikle gerektiğinde başvurulacak kitlesel şiddet sıklıkla gündemde olacak. Gezi Parkı modeli, örgütsel disiplini olan PKK’lıların elinde neye benzerdi? Toplumun ve kamu düzeninin sinir uçlarına dokunan yaygın kitlesel eylemlerin karşısında kendiliğinden gelişen orantısız polis gücünü ve bu manzara ile ayağa kalkan uluslararası kamuoyunu gözünüzde canlandırmayı deneyin. Hükümet şehirlerdeki kitlesel şiddet karşısında, dağdaki şiddetten daha fazla zorlanacak.

Kürt ulusalcılığının önündeki en büyük engel Türk milliyetçileri değil; tam tersine Kürtler. 30 yıl devam eden şiddetin ulusalcılık adına sağladığı sadece bu mütevazı başlangıç ise, asıl hedefe varana kadar ödenecek bedelleri varın hayal edin. Üstelik bir de ortak paydalar etrafında barış içinde onurlu bir hayat sürme imkânı varsa. Barış Süreci, Kürt sorununu çözmek için bir fırsat; her türden milliyetçiliğe rağmen.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89