• BIST 82.300
  • Altın 148,195
  • Dolar 3,8298
  • Euro 4,0711
  • İstanbul 7 °C
  • Diyarbakır 2 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 8 °C
  • Berlin -1 °C

Merkez’e tanımadığı özerkliği Kürt’e tanır mı?

Ergun Babahan

Merkez Bankası Başkanı’nı kendi atamış, Ali Babacan’la çocukluğundan bu yana çalışmış neredeyse. Merkez Bankası Yasası bankaya kimin, nasıl müdahale edebileceğinin sınırlarını da çizmiş. Cumhurbaşkanı’na bu konuda ne görev ne de yetki vermiş. Ama Merkez Bankası’nın özerkliğini tanımıyor.

Kars’taki heykelden, İstanbul Gezi Parkı’ndaki park alanına kadar her konuya müdahale ediyor. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun deyimiyle “maydanoz” oluyor ve Cumhurbaşkanlığı makamının içini boşaltıyor.

Şimdi Havuz Medyası, PKK ile yapılan müzakere ile ilgili gerçeklikle ilgisi olmayan bir hayalcilik pazarlıyor. Kobani’ye girmek için YPG’den izin almak zorunda kalan hükümetin Enerji Bakanı, Kandil’in eteğinde petrol arama iddiasından bahsedecek kadar uçabiliyor.

ERDOĞAN YETKİ PAYLAŞMAZ

Dolmabahçe toplantısında Abdullah Öcalan’ın hazırladığı, Kandil’in onayladığı, Sırrı Süreyya Önder’in açıkladığı 10 maddeye bakınca, bu taleplerle Recep Tayyip Erdoğan adının bir araya gelemeyeceğini hemen görürsünüz.

Tüm yetkiyi kendisinde toplamak isteyen, inşaat ruhsatından gazete muhabirine kadar her detayı takip eden bir şahsiyetin özerklik bir yana, Avrupa Yerel Yönetim Şartı’nı kabul etmesine imkan ve ihtimal yoktur.

Erdoğan’ın uçaktaki havuz katiplerine dikte ettirdiğine göre; İç Güvenlik Yasası’nın da hiç bir makyaj yapılmadan çıkacağı anlaşılmaktadır. Sırf bununla yetinilmeyecek, ek önlemler de getirilecekmiş.

Peki, öyleyse yapılan ne?

İki taraf için de PR çalışması… Özellikle 90 küsur gün kalmış seçim öncesi kimse, testiyi kıran taraf olmuyor. Hep vurguladığım gibi, Türkiye üzerine tankla, bombayla gitmedikçe PKK’nın silahlı eylem yapması artık zor bir yoldur. Uluslararası kamuoyu nezdinde kazandığı itibarı bu şekilde kaybetmek istemez. Terör örgütü listesinden çıkarılma konusuna bu kadar yaklaşmışken hiç istemez.

KÜRTLERE SU BİLE ÇIKMAZ

Erdoğan seçim öncesi “barış getirdim” propagandası yapma fırsatına sahip olurken HDP de Türkiye partisi olma iddiasını güçlendirmiş oluyor. Geçen seçimde oylarını CHP’den MHP’ye kaydırmış olan kesimler dahil, Erdoğan’ın Sultan haline gelmesinden endişelenen kesimlerin oyuna talip olmuş durumda.

Ama herkes biliyor ki, medyayı kıskaç altına almış, yolsuzluklarla yıpranmış, muhalefetin sesini polis baskınları ve yargı eliyle kesmiş bir iktidardan Kürtlere, değil demokratikleşme paketi, su bile çıkmaz.

Haziran sonrası, seçim sonucu ne olursa olsun bölgede gerilimin tırmanması kaçınılmaz görülüyor. Kürtleri seçime kadar idare etme anlayışıyla çıkılan bu yolda hiçbir adım atılmaması, hatta daha da geriye gidilmesi bölgede umutsuzluğu artıracaktır.

Bu tabloya bir de gittikçe bozulan ekonomik tablo nedeniyle artacak işsizlik ve umutsuzluğu eklemek lazım.

Sorunun bir ülkeye duyulan güven, yargının bağımsızlığı, iyi yönetim ve şeffaflıktan geçtiğini görmeyen sultanlar kafayı inşaat ve faize takınca kaos ve çöküş kaçınılmaz olur. Türkiye’nin gidişatı o yönde…

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89