• BIST 96.400
  • Altın 144,302
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,0009
  • İstanbul 16 °C
  • Diyarbakır 17 °C
  • Ankara 9 °C
  • İzmir 20 °C
  • Berlin 17 °C

Merkel'e acısak mı, ne yapsak?

Yavuz Baydar

AKP içinde hızla kök salıp sonunda parti ‘üst aklı'nın markası haline gelen ve dağa taşa dava açılmasına yol açan, 'eleştiri ve hicve sıfır müsamaha kültürü'nün Türkiye sınırları dışına taşmasının önü alınamayacak.

Ekvador'da, ardından Washington'da yaşanan 'koruma dehşeti'ne Almanya üzerinden eklenen "Böhmermann şiiri" olayı, bu demokrasi dışı kültürün ihracatının sistematik hal aldığının işareti.

En büyük sıkıntıyı Almanya koalisyon hükümetinin lideri yaşıyor.

Aslında, enine boyuna tartışılmamış, altı delik deşik bir mülteci anlaşmasıyla bu derdi Başbakan Merkel sardı kendi başına.

Son derece hesaplı kitaplı, öngörülemez ve siyasette kurtlaşmış muhatabının elinde oyuncak olacağı konusunda uyarılmasına rağmen bir kumarı tercih etti ve şimdi bu kumarın artçılarıyla -belki de öncü sarsıntılarıyla- başbaşa.

Dünyanın en demokratik anayasalarından biriyle yönetilen, ifade ve medya özgürlüğünde en üst sıralarda yer alan Almanya, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Böhmermann'ın okuduğu şiir yüzünden cezalandırılması amacıyla iki ayrı yasa maddesine dayandırarak yaptığı çift dikişli başvuru üzerine savaş sonrası tarihinde ilk defa fena halde ters köşede.

(Başvuruyu kendisi bir şiir okuduğu için hapis yatmış bir siyasetçinin yapmış olması da tarihin acı bir cilvesi, ama o ayrı bir yazı konusu.)

Hadisenin Almanya'yı ana gündem maddesi olarak epey meşgul edeceğine ve daha da çatallaşacağına kesin gözüyle bakabiliriz. Medyanın tam bağımsız olduğu, aydınların ve akademi camiasının, muhalefetin medeni cesaret sahibi olduğu bu ülkede işler fena halde karışabilir.

Bild'in haberine göre, hükümet ortadan ikiye yarılmış.

Koalisyon ortağı Sosyal Demokrat Parti (SPD) dava açılmasına hükümetin izin vermesine karşı çıkmış, SPD'li kilit bakanların tümü aleyhte oy kullanmış.

İzin kararını fırsat bilen muhalefet de bastırdıkça bastıracak şimdi.

Sol Parti ülkedeki medya özgürlüğünün feda edilmesinden söz ediyor, Merkel'in tavrını 'secde' diye tasvir ederek.

Merkel'in hesabı belli ki şu: Davaya izin verelim, topu bağımsız yargıya atalım, nasıl olsa buradan bir mahkumiyet çıkmaz. Her ne kadar kaba-saba bir şiir de olsa, en fazla AİHM'den de özgürlük yanlısı kararla geri teper.

Bu arada hükümet, 70 yıldır "donuk" duran 103'üncü maddeyi, hiç şüpheniz olmasın, lağvedecek.

Komşu Hollanda şimdiden duruma "uyanıp", benzer maddeyi mevzuatından kaldırmak için kolları sıvadı bile.

Yani Erdoğan'ın başvurusu, günümüze yakışmayan bir 'uyuyan' maddenin temizlenmesi için vesile oluyor.

Öte yandan herkes, şahsi hakareti düzenleyen 185'inci maddeye dayanarak Erdoğan'ın kişisel başvuru yapma hakkı bulunduğunda hemfikir.

O dava da belli ki açılacak, ama kimse buradan hapis beklemiyor. Yargının özgürlük yanlısı karar alma eğilimi ağır basacaktır.

Olsa olsa hafif para cezası alabilir Böhmermann.

Ama o bile şüpheli.

Bunun sebebi, meselenin ikinci boyutunda.

Alman kamuoyu ifade özgürlüğünün sınırı konusunda rahat, geniş yüreklidir.

"Otoriterleşme sorununun ithali", "Türkiye'nin olağanüstü kısıtlayıcı özgürlük normlarının Almanya'ya dayatılması" olarak gördüğü bu dava öncesi ve -açılırsa- esnasında, Erdoğan'a karşı bir hiciv dalgası, tanınmış-tanınmamış herkesin katılacağı bir "bize de dava aç hadi!" kampanyasına dönüşebilir hızla.

Ve Almanya kuvvetler ayrılığının işlediği bir ülke olduğu için, ve hükümet medyaya asla müdahale edemediği için, mesele büyük bir siyasi krize, istifalara kadar gidebilir.

Merkel'in "ben bu anlaşmaya iyice düşünmeden ne halt ettim de evet dedim?" pişmanlığı da hiç uzak ihtimal değil.

Bir boyut daha var.

1 Kasım seçimlerinde Almanya mukimi TC yurttaşı seçmenin yaklaşık yüzde 75'i AKP'ye oy verdi. Bu baskın Erdoğan eğilimi de, dava üzerinden oradaki tansiyonu yükseltmeye, toplumu daha beter bir kutuplaştırmaya gebe.

Merkel için zorluklar daha yeni başlıyor.

Eh, acı tecrübe dediğimiz de zaten böyle bir şey.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89