• BIST 104.539
  • Altın 163,884
  • Dolar 3,9376
  • Euro 4,6999
  • İstanbul 11 °C
  • Diyarbakır 3 °C
  • Ankara -2 °C
  • İzmir 4 °C
  • Berlin 5 °C

Merhaba...

Oral Çalışlar

Tarih 1 Şubat 1979. Puslu bir İstanbul akşamı... Haydarpaşa Garı’ndayım. Ankara’ya gidecek treni bekliyorum. Telefon kulübesinden son haberleri almak üzere çalıştığım gazeteyi aradım. Milliyet Gazetesi Genel Yayın Müdürü Abdi İpekçi’nin öldürüldüğünü haber verdiler.

Sarsıldım. 35 yıl önce genç bir yayın yönetmeni adayı olarak işe başlarken deneyimlerini dinlemek için ilk başvurduğum kişi Abdi Bey olmuştu. Milliyet gazetesinin Cağaloğlu’nda bulunan binasındaki görüşmemizde bana gazete haberciliğinin sorunlarını anlatmış ve uyarılarda bulunmuştu. Ülkemizin en önde gelen gazetecisiydi.

Askerî darbe planlayanlar, onu vurarak toplumu sarsmak istemişlerdi. Tetikçi yakalandı ama darbeciler darbelerini başardılar, tetikçiyi de cezaevinden kaçırdılar.

Abdi Bey’in katilleri cinayetin hesabını vermediler. Biz hâlâ “kontrgerilla”nın peşinde koşuyor, devlet içindeki karanlık yapılanmayı aydınlatmaya uğraşıyoruz. Abdi İpekçilerin, Doğan Özlerin, Uğur Mumcuların, Musa Anterlerin katillerinin hesap vermesini istiyoruz.

Özel Harp Dairesi’nin “kozmik odaları”nın havalandırılarak kirli bilgilerin aydınlığa çıkarılması talebimiz, aradan geçen yıllar içinde değişmedi.

Benim aklımın erdiği son 60 yılımıza askerî darbeler ve ordu müdahaleleri damgasını vurdu. Üç buçuk askerî darbe, onlarca müdahale siyasi hayatımızı zehirledi. Partiler kapatıldı, siyasiler idam edildi, kitle katliamları yaşandı, aydınlar yargısız infazlarda katledildi. Devlet halkına kan kusturdu.

Uzun ve acı dolu yılların ardından, daha iyimser beklentilerin olduğu bir dönemin içindeyiz. Sorunlu yargılama sürecine rağmen, darbeciler yargı önünde hesap veriyor. “Kozmik oda” dosyalarını sivil savcılar inceleyebiliyor.

Kürt sorununda çözüme yönelik daha inandırıcı gelişmelere tanık oluyoruz. Toplumda barış konusunda ihtiyatlı da olsa iyimser ve olumlu bir hava oluşuyor. Hükümetin ve BDP’nin çözüm için cesur adımlarını izliyoruz. Ana muhalefetin de katkısıyla, çözüm umudu gelişiyor.

Darbelerle zedelenmiş bir rejimden, özgürlükçü ve istikrarlı bir demokrasiye ulaşabilmenin o kadar da kolay olmadığını yaşayarak daha iyi anlayabiliyoruz.

Bundan 34 yıl önce Abdi İpekçi öldürüldüğünde genç ve umutları olan bir genel yayın yönetmeniydim. Şimdi belediye otobüslerine bedava binebilecek bir yaşa geldim. Hermann Hesse, “Umudunuz son bulursa, huzursuzluğunuz da son bulur” demiş. Umudum da huzursuzluğum da devam ediyor.

***

Bugünden itibaren Taraf gazetesinin yayın yönetmenliğini üstleniyorum. Siz okurlarıma, Türkiye’nin demokrasi potansiyeline, Türkiye halkının değişim yeteneğine güveniyorum. İflah olmaz iyimserliğim sürüyor.

Taraf
, kendini kanıtlamış bir gazete. Ahmet Altan, Yasemin Çongar başta olmak üzere bu gazete çalışanları yakın tarihimizde militarizmin darbelenmesinde etkin bir rol oynadılar. Cesur haberleriyle ülkemizin kaderini etkileyecek işler yaptılar.

Devam eden bu yolculukta yer alacağım için heyecanlıyım. Haberciliğiyle övündüğümüz Taraf’ın demokrasi mücadelesindeki duruşunu hep birlikte sürdüreceğiz.

2013’e çözüm umuduyla başlıyoruz. Bu dönem, özgürlüklerin şekilden öze dönüştüğü bir dönem olacak mı? Olabilecek mi?

Mutluluğunu ve enerjisini gerçeklerden alan Taraf, bu dönemde de sorularını sormaya devam edecek ve yolculuğunu sürdürecek.

  • Yorumlar 2
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89