• BIST 98.314
  • Altın 143,977
  • Dolar 3,5732
  • Euro 3,9941
  • İstanbul 18 °C
  • Diyarbakır 14 °C
  • Ankara 15 °C
  • İzmir 20 °C
  • Berlin 15 °C

Mekân krizi olarak SP

Fatma Barbarosoğlu

Bu haftayı tematik olarak mekân üzerinden okumaya karar verdim. Pazartesi günü geçtiğimiz haftayı mekan krizleri üzerinden değerlendirmiş ama haftanın önemli olayı olarak SP'nin kayyuma teslim edilmesini konu etmemiştim.

Çünkü bu konuda müstakil bir yazı yazmak niyetinde idim.

SP'da yaşananlar ideolojik hesaplaşma ya da kadro meselesi değil.Tapusunu elinde bulundurdukları bir "mülk" ün hesaplaşması.

Fatih'in "muhterem babası" Numan Kurtulmuş'u SP'nin başına getirirken onun daima "bahçede "kalacağını evin eşiğinden içeri girmeyeceğini düşünüyordu.

Bahçede kaldığı sürece Numan Kurtulmuş temiz bir "genç",emaneti sahibine teslim edecek efendi adamdı.

Ne zaman eşikten içeri adımını attı ve evin tanzimi ile ilgili uygulamalara girişti, işte o zaman istenmeyen adama dönüştü Kurtulmuş.

Mary Dauglas'ın kir tanımını bir defa daha hatırlatmış olalım: "Kir yanlış yere konumlanmış maddedir."

Numan Kurtulmuş Partiyi küresel dünyanın kriterleri üzerinden tanzim etmeye katlığında; istenmeyen yere giren, istenmeyen adam ilan edildi.

Dikkat ediniz burada SP liderinin bir başarısızlığı, imaj kaybı söz konusu değil.

Tam tersine kamuoyunda efendi duruşu, sağduyulu analizleri, düzgün konuşması ile takdir toplarken oldu "olan"lar.

Yani Türk siyasi hayatında bir "özne" olarak öne çıkarken.

Ak Sakallıların tecrübe yerine ihtiras aktaran gölgesidir hepimizi hayal kırıklığına uğratan.

İlk defa Türk Siyasi tarihinde bir parti; bir dava olarak başlattığı, peşinden milyonlarca insanı sürüklediği dilini, basit bir mülk işgaline dönüştürmüş oldu.

28 Şubat olmasaydı belki bu "mülkleştirme" süreci Hoca'nın ve ailesinin ihtirası ile çok daha önce başlamış olacaktı.

Numan Kurtulmuş bundan sonra ne yapacak?

Ne yaparsa yapsın bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.

"Görevimiz Tehlike" adlı bir dizi vardı bir zamanlar.

Dedektiflere peşine düşecekleri konu hakkında bütün bilgiler bir kaset yardımı ile iletilir, herkes konu hakkında bilgi sahibi olduktan sonra kaset kendini imha ederdi.

Erbakan ve mesai arkadaşları hoş bir anı olarak bile hatırlanmak istenmiyorlar.

Kendi kendilerini imha ettiklerini söyleyenleri duyacak kulakları yok ne yazık ki!

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89