• BIST 82.477
  • Altın 147,865
  • Dolar 3,7883
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 8 °C
  • Diyarbakır 8 °C
  • Ankara 2 °C
  • İzmir 13 °C
  • Berlin -4 °C

Mehabad Cumhuriyeti'nden Cizire kantonu'na

Hamid Omeri

Siyasi ve sivil yapıların diğer örgütlenmelerle ilişki içerisinde olmasından daha doğal bir durum olamaz. Hatta olmamalarını beklemek doğal değildir. Bir devlet diğer bir devletle sadece komşuluk ilişkilerinden ötürü değil kısa-orta veya uzun vadede örtüşebilecek kendisi için faydalı olabileceğine inandığı ilişkiler geliştirir; geliştirebilir. İlişkilerin sadece coğrafi yakınlığının olduğu güçlerle değil stratejik olarak alan hakimiyeti ve etkisi bulunan devlet ve yapılarla yürütülmesi de aynı şekilde mühim ve zorunludur. Ülkelerin ve örgütlerin tamamı bu çerçevede ilişki ağlarına sahiptirler. Kendileri için maksimum faydayı sağlayabileceğine inanacakları networkler oluşturur ve geliştirirler. Bu yönde zaman zaman değişimlerin, görüş ve proje farklılıklarının yaşanmasını da benzer biçimde değerlendirmek mümkündür. Bu ağların oluşturulması ve siyasi-stratejik hamlelerin olması normal olduğu gibi bu ağlara ve değişim-dönüşümlere dönük eleştiri ve görüşlerin olması da son derece doğaldır.

Bütün insanların düşüncelerinize inanmalarını bekleyebilirsiniz belki ancak bunu sağlamak ya da bunu sağlamaya dönük gayretlerinizin nezaket ve hukuk dairesinde olmasına azami gayret sarf etmelisiniz.

İmralı ve Türkiye/MİT görüşmeleri bu çerçevede değerlendirilmelidir. Sayın Abdullah Öcalan yıllardır İmralı Adası'nda tutuklu. Hem Kurdistan'da hem de Ortadoğu'da beğenin beğenmeyin mücadelesiyle ve projeleriyle kendisini iyiden iyiye hissettirmiş ve kabul ettirmiş bir lider. Öcalan, bulunduğu yer itibariyle ya da öngördüğü siyasi projeler itibariyle kim veya kimlerle ilişki içerisinde olabilir sorusu aslında yürüttüğü görüşmelerin ne kadar doğal olduğunu da ortaya koyuyor. Müzakerelerin yeteri kadar açıklanmıyor oluşu ya da eğer bir anlaşma varsa (ki Öcalan'ın zaman zaman avukatları ve heyetler aracılığıyla yaptığı açıklamalardan bir ölçüde varılmış bir mutabakattan da bahsedebiliriz) bundan açık seçik haberdar olunmayışı epeyce senaryonun da geliştirilmesini beraberinde getiriyor. Öcalan, hem kendisi için hem yönettiği hareket için hem de hayata geçirmek istediği projeler için elbette görüşmeler yapacaktır. Neden görüşüyor ve benzeri eleştirilere anlam verdiğimi söyleyemem. Ancak bu görüşmelere dair fikir irad etmek, öngörülenlere ya da aktarılanlar üzerinden değerlendirmeler yapmak da aynı şekilde doğal bir gerekliliktir. Bir adada kendisini tutuklu tutanlarla ne derece özgür görüşmeler yapılabileceğine ya da önerilenlere dair kritikler yapmak son derece doğaldır. Elbette benim özellikle altını çizmeye çalıştığım gibi bu eleştiri dilinin gerekçelendirilmiş ve hakaretten uzak bir dil olması gerektiğidir. 

Mehabad Cumhuriyeti ve Cizire Kantonu 

Qazi Muhammed'in Çarçira Meydanı'ndaki selamı Kurdistanlıların yüreklerine su serpen bir semboldür. Ancak aynı meydanda İran kuvvetleri tarafından idam edilişi de Kurdistanlıların yüreklerini dağlamıştır; dağlamaktadır. Ekonomik gücü, sermayesi ve yeteri kadar ilişki ağları oluşmamış Mehabad'ın 'yalnızlıktan' çaresiz kaldığı bir gerçektir. 22 Ocak 1946'nın yıldönümünde Rojava Kurdistanı'nda Cizire Kantonu'nun özerkliği ilan edildi. Yeteri kadar bilgi sahibi olunmayışına rağmen Kürdün kazanımı olması koşuluyla sevinmek hepimizin hakkı ve görevi olmalı. 

Ancak düşünmemiz gerekiyor. Zira Özerkliği ilan eden güç Cenevre'de olmayı başaramadı. Nedenleri üzerinde durmak durumundayız. Bu soruları sormak zorundayız ve cevapları da sert bir dille ya da bizleri ihanet etmekle suçlamak yerine ikna etmeye dönük bir dil ve yaklaşımla verilmek durumundadır. 

Mevcut Suriye rejimi ve onu destekleyerek ayakta tutan Rusya.

Rejimin gitmesinden yana ilk günden bu yana tavrını garip bir sertlikle ortaya koyan Türkiye.

Her şartta kazanan olan Avrupa.

John Kerry'nin son açıklamalarından yola çıkarsak kararı her zaman ben veririm diyen Amerika.

İsrail ve İran'ın durum ve stratejileri ise hem daha derin hem daha hayati ve elbette bir diğer denge Federal Kurdistan Yönetimi. 

PYD'nin bütün bu yapılarla ilişkilerinin ne boyutta ve ne çerçevede olduğunu bütünüyle bilmiyoruz. Sayın Salih Müslim bu manada bir dönem epey hareketliydi. Göründü, konuştu ancak sonuç olarak Salih Müslim, ne Amerika ne Batı ne mevcut Suriye rejimi ile Rusya ne de Federal Kurdistan ile arzu edilen elektriği yakalayamadı. Cenevre II, Kurd ve Kurdistan'a yarar mı yaramaz mı buna elbette Kurdler karar verir; vermeli. Ancak eğer Salih Müslim Cenevre'de yoksa bir şeylerin yanlış yapıldığını da kabul etmek gerekir. Bu kadar denge olacak ve bu dengelerden hiç birisi ile net bir mutabakat olmayacak ya da öyle görünecek. Bu manada elbette görünen olması itibariyle üzerinde durulması gereken ilk isim Sayın Salih Müslim.

Cenevre'den ümitli olmak-olmamak başka şey Cenevre'nin gerçekleşmiş olması başka şey. Cenevre'nin olduğu gün özerklik ilan etmek hislerimize seslenerek bize hüznümüzü yani Mehabad'ı ve Qazi Muhammedimizi çağrıştırabilir. Fakat Ortadoğu'ya dair karar verenler ve güçlü olanlarla bu denli imkan varken bir konsensüs oluşturulamayışının hesabı çetin de olabilir. Dilerim Kürtlerin bir araya gelmesi için çok geç değildir zira başından beri Rojava Kurdistanı'nın uzun ömürlü olabilmesi için duygu gücünden farklı güç ve ilişki ağlarına sahip olması gerektiğine inanıyorum. Bu güçlerden birisi hemen yanı başında ve kendisinden olan ve kendini deneyimlemiş olan Federal Kurdistan'dır. Bizi şaşırtın ve her konuda olmasa da var olmak adına ve Kurdistan adına birbirinizle anlaşın. 

Mehabad'ı çok seviyorum. Ancak Mehabad içimizdeki ukde ve yaradır da. Umud ederim ki Cizire Kantonu, Mehabad gibi 'yalnızlıktan' dolayı biz Kürdler için yeni bir ukde ve yara olmaz.

  • Yorumlar 4
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89