• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 20 °C
  • Diyarbakır 26 °C
  • Ankara 16 °C
  • İzmir 23 °C
  • Berlin 23 °C

Mahallenin mızıkçı çocuğu: Türkiye

Ergun Babahan

Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun ateşkes değerlendirmesi, Türkiye-Rusya çatışması riskinin azalmadığını, giderek tırmandığını ortaya koyuyor. Davutoğlu, ateşkesin kendilerini bağlamadığını belirterek “Sakın ha burada ateşkes oldu Türkiye bize bir şey yapmaz diye düşünmesin. YPG ve arkasındaki ülkeler biz Türkiye'yi rahatsız etmeye devam ederiz gibi bir anlayışa devam ederse gerekli karşılığı veririz” demiş.

YPG’nin arkasındaki ülkelerden kasıt Amerika ve Rusya olsa gerek. Çünkü ikisi de YPG’yi terörist kabul etmiyor, desteğe devam mesajı veriyor. Suudi Arabistan’ın bile kabul ettiği ateşkese karşı durur pozisyonda Türkiye.

Sıkıntı şurada, Davutoğlu’nun Azez ve Halep’te olduğunu iddia ettiği “ılımlı muhalefet” yok o bölgelerde; Birleşmiş Milletler kararı ve Münih anlaşması gereği ateşkes kapsamında tutulan IŞİD ve El Kaide uzantıları var.

Davutoğlu,bir gün önce yaptığı açıklamada da “Eğer geçen hafta Rusya’nın DAEŞ’i hedef almadan Tel Rifat, Halep ve Azez’e 500 uçuşla yaptığı ağır bombardımana rağmen Suriye halkı hâlâ orada ve topraklarını savunuyorsa, bizim desteğimiz sayesindedir. Bu desteğe devam edeceğiz” diyerek bu köktendinci gruplara destek verdiğini kabul etmiş oldu.

Bu değerlendirmeye, Erdoğan’ın muhtarlara yönelik yaptığı konuşmada El Nusra’nın terör örgütü listesinden çıkarılması çağrısını eklerseniz, fotoğraf netleşiyor.

Suriye’de yaşanan bir medeniyetler savaşıdır, köktendincilik ile sekülerlik arasında bir savaş ve Türkiye bu savaşta köktendinci unsurların safında yer alıyor. Bu tercihinin YPG ile ilgisi yok, Kürt fobisi ile var. Onun içindir ki, 2014 yılında IŞİD Erbil’in kapısına dayandığında Barzani’nin yardım çağrılarına da sağır kalmıştı Ankara.

O gün Irak Kürdistan’ına hangi gerekçeyle yardım eli uzatmadıysa, bugün de Suriye Kürdistan’ına o yüzden hasmane bir tavır izliyor. Hesabı yanlış olduğu için de, iki ülkede yaptığı yanlışlar Kürtlerin uluslararası arenada yıldızının daha da parlaması sonucunu doğuruyor.

Ateşkese dönersek, Türkiye Birleşmiş Milletler ve uluslararası toplumun kararlarına karşı yapayalnız. Suudi Arabistan Kralı bile Putin’le görüştükten sonra plana destek açıklayınca, Ankara iyice yalnız kaldı.

Şimdi Rusya, ateşkes kapsamında kalan IŞİD ve El Nusra unsurlarını vurmaya devam edecek. Üstelik Türkiye’yi tahrik edecek biçimde Azez ve Halep civarında.

Türkiye’nin bu bölgeye iki binden fazla Nusracı militan sevk etmesi Moskova’da, bölgeye yönelik planları hızlandırmış olmalı.

Yarın gece yürürlüğe girmesi beklenen ateşkesten sonra da Rus uçakları, Türkiye sınırı bölgesindeki IŞİD ve Nusra unsurlarını vurmaya devam edecek. Türkiye’nin buraya yönelik müdahalesi iki ülke arasında sıcak çatışmaya yol açabilir.

Olası çatışmanın bir tarafında arkasında Birleşmiş Milletler ve uluslararası toplumun desteklediği kararlar, diğer tarafta sınır boyunca dizdiği toplarından başka desteği olmayan Ankara olacak.

Birileri Türkiye’yi Rusya ile sıcak çatışmaya doğru iteliyor. NATO’nun açık tavrı, Türkiye’ye destek için tüm üyelerinin mutabakatı olması şartı, böyle bir durumda yalnızları oynayacağımızı gösteriyor. İttihatçıların gittiği yola girdik.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89