• BIST 97.713
  • Altın 144,219
  • Dolar 3,5669
  • Euro 4,0007
  • İstanbul 18 °C
  • Diyarbakır 17 °C
  • Ankara 16 °C
  • İzmir 18 °C
  • Berlin 17 °C

Mağluplar: Gülen+ CHP+MHP+liberaller

Kurtuluş Tayiz

Seçim sonuçları için genel olarak şunlar söylenebilir: Vesayeti yeniden hortlatarak Türkiye'nin demokratik dönüşümünü engellemeye çalışan derin güç merkezleri, siyasi güçler ve bunların uluslararası destekçileri 30 Mart'ta kesin bir yenilgi aldı. Yeni Türkiye'yi temsil eden siyasi güçler ise seçimden başarıyla, güçlenerek çıktı.

Seçim sürecinin 17 Aralık'ta başladığını söylemek yanlış olmaz. Kritik bir gündü 17 Aralık; kelimenin tam anlamıyla paralel devletin, Başbakan'ı devirecek en önemli stratejik hamlesiydi. Gerisinin çorap söküğü gibi geleceğini sanıyorlardı. Yargı ve Emniyet'in işi bitireceğini, bu olmazsa, kurdukları casusluk şebekesiyle istedikleri sonucu alabileceklerini hesap ediyorlardı. Ciddi bir engelle karşılaşabileceklerini düşünmüyorlardı. Sağda solda “Erdoğan'ın işinin çoktan bittiğini” fısıldıyorlardı. Hızını alamayan bazı polis şefleri ve savcılar, Erdoğan'ı tutuklayacaklarını bile söylüyorlardı.

Paralel devlet, bazı liberal ve eski Aydınlıkçı isimler aracılığıyla Kemal Kılıçdaroğlu'nu da devşirerek CHP'yi domine etmeyi başardı. İstanbul sermayesi, medya patronları, bütün ulusalcı gruplar, solcular, MHP ve Saadet Partisi, bu koalisyonun parçası haline getirildi. Türkiye'nin eski güçlerinin bir araya gelerek AK Parti'ye karşı seçim ittifakı oluşturduğunu söyleyebiliriz.

17 Aralık koalisyonunun Erdoğan'ı fazla hesaba katmadığı bugün daha iyi görülüyor. Erdoğan'ın 17 Aralık'ın hemen ertesinde yaptığı ilk iş halka gitmek oldu. Erdoğan, 17 Aralık'taki darbe girişiminin seçmenin iradesine, demokrasiye yönelik olduğunu anlattı. Ekonomik refaha, siyasal istikrara, barış sürecine saldırı yapıldığını söyledi. Sonuçta derdini halka anlatmayı başardı. Bütün mesaisini meydanlarda geçiren Başbakan, istediği sonucu aldı.

17 Aralık'tan beri devam eden seçim maratonu 30 Mart'ta eski Türkiye'nin kirli ittifakının yenilgisiyle sonuçlandı. Vesayet rejimini yeniden diriltmek isteyen Gülen örgütü ile CHP ve bu kirli ittifakın mimarı bazı liberaller seçimin tartışmasız mağlubu durumundalar. Bu koalisyona örtük destek veren MHP ve Saadet de kaybedenler arasında.

Seçimin kesin galibi ise Başbakan Erdoğan ve AK Parti'dir. Demokrasiyi, hukuk devletini, ekonomik ve siyasal istikrarı ve -tabii ki- barış sürecini savunan Yeni Türkiye'nin güçleri, hükümetin arkasında birleşerek seçimden zaferle çıktı.

Seçimden başarılı çıkan ikinci siyasi parti BDP oldu. Üçü büyük şehir olmak üzere 11 il, 69 ilçe, 23 belde belediyesini yönetme hakkı kazandı. Bu sonuçla BDP'nin barış ve çözüm sürecindeki ağırlığı da haliyle artacak. Kürt cephesinde sivil siyasete güven gelecek; hesaplar silaha göre değil, sivil siyasete göre yapılacak.

Seçim sonuçları HDP projesini zayıflattı. Ancak bu sonuçlar HDP projesinin çöktüğü anlamına gelmiyor, gelmemeli. Bu sonuç sadece sözde değişimin sandıkta karşılığının olmadığını gösteriyor. Tabela değiştirerek seçmeni etkilemek imkansız. HDP, bir değişim projesidir, Türkiye'yi kapsama projesidir. Genişleme, çoğalma projesidir. Eski dar görüşlerle, yeni parti olmaz. HDP projesinin zamana ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Ciddi bir değişim geçirip yeni bir içerik kazanırsa 2015 genel seçimlerinde sandıktan başarılı sonuçla çıkacağına inanıyorum.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89