• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 8 °C
  • Diyarbakır 12 °C
  • Ankara 15 °C
  • İzmir 17 °C
  • Berlin 11 °C

Mağdur ve kahraman Kürtler mağrur ve corrupt Türkler!

Ergun Babahan

Erdoğan ve Davutoğlu ne derse desin, dünya kamuoyu Türkiye ve Kürdistan hakkındaki hükmünü vermiştir. Kürtler, İŞİD teröründen kaçan tüm azınlıklara kucak açmış ve İŞİD’e karşı kahramanca savaşmıştır, savaşmaya devam etmektedir…. Türkiye ise bu kaotik ortamda sadece Sunnilere sahip çıkmış, İŞİD’i oluşturan unsurlara destek vermiş ve örgüte karşı mücadeleye destek vermekten kaçınmıştır.

Türkiye’nin İŞİD kadrolarına topraklarında üs verdiği, hastanelerinde tedavi ettiği, İŞİD’in Türkiye’den savaşçı temin ettiği, Ankara’nın radikal İslamcı unsurlara silah yardımı yaptığı, İŞİD’le petrol ticareti yaptığı, hatta bundan kimi elitlerinin rant sağladığı, siz ne derseniz deyin Batılı kanaat önderleri ve kamuoyunun inandığı gerçeklerdir.

Sizin elinizde, kendi kamuoyunuza yaptığınız propaganda, onların elinde tapeler, gazetelerin somut röportajlarla yaptığı haberler, televizyonlarında yayınlanan görüntüler var.

Türkiye, Esad ve Maliki’ye olan öfkesi nedeniyle Ortadoğu politikalarında büyük hatalar yaptı ve bölgesinde yapayalnız kalakaldı. Ankara’nın Suriye’deki radikal unsurları desteklemekteki amacı Esad’ı bir an önce devirmekti. Çünkü bir kaç ay içinde gideceğini umdukları Esad, direnmiş ve Türkiye bedel ödemeye başlamıştı.

Daha sonra bu unsurları, Şii yönelimli politikası nedeniyle öfkeli oldukları Maliki’ye karşı da desteklemeye başladılar. Burada iki amaçları vardı: Irakta Ankaraya dost bir Sunni devlet oluşturmak, bu yolla Kürt yönetimi çift yönlü kıskaca almak.

Kürtlerle iyi ilişki sayesinde Suriye’deki Kürt unsurları yalnız bıraktırmayı başarmış, PKK’yı ise belli ölçüde izole etmişti Ankara…

Ama İŞİD bütün bu hamleleri karttan yapılmış kule gibi yıkıverdi. İŞİD, Ankara’yı uluslararası camianın gözünde aşırı İslamcılarla iş yapan, onlara lojistik destek veren bir ülke konumuna düşürmekle kalmadı, Kürt politikasını da çökertti.

Öncelikle, İŞİD saldırıları karşısında yalnız kalan Barzani yönetimine destek vermeyerek Irak Kürdistan’ın güvenini kaybetti. Ayrıca Rojava politikası yüzünden kamplaşmış olan Kürtleri birleştirdi. Bugün İŞİD’e karşı çarpışan unsurlar Peşmerge ve PKK’nın farklı ülkelerde örgütlenmiş askeri yapıları.

Bu tablonun Kürdistan coğrafyasında ‘Bu bölgede Kürt’ün Kürtten başka dostu yoktur’’ inancını güçlendireceği açıktır.

İŞİD’e karşı savaşan güçler arasında PKK’lı savaşçıların öne çıkması, bu örgüte Batılı başkentlerdeki bakışı hızla değiştirecektir. Bölgeye yapılan silah yardımları sonucu, gerek maddi olarak, gerekse manevi olarak daha güçlü bir PKK ile yüz yüze kalınacağı kabul edilmesi gereken bir gerçektir.

Çözüm sürecinin lastik gibi uzatılması, Ankara’nın elini zayıflatırken PKK’nın elini güçlendirmiş, taleplerin sürekli ötelenmesi bölgede rahatsızlığı artmış, sonuç da Öcalan bile rest çekme noktasına gelmiştir.

Kabul edilmesi gereken gerçek; Türkiye’nin, Kürdistan’ın belli bir sürede kopma noktasına gelme sürecini AKP hükümetinin yanlış politikaları sonucu hızlandırılmış olduğudur. En temel insan hakkı ana dili, yerinden yönetim hakkını bile pazarlık konusu yapan AKP, bu hakları kabul ettiğinde çok geç kalmış olacaktır.

İskoçya’da aynı dili konuşan, etnik olarak farkı olmayan, kendi parlamentosuna da sahip olan İskoçlar sırf ekonomik nedenlerle bağımsızlık isterken Kürtlerin belediye yönetimleriyle yetinmesini beklemek saf dillik olacaktır.

Türkiye ekonomisinin giderek bozulduğu bir dönemde, bölgedeki gücü ve kendine güveni artan, Batılı başkentlerden kabul görmeyi bekleyen PKK ile pazarlık masasına oturmak zorundadır. 2015 seçimleri sonrası yapılması planlanan anayasa değişikliği, 1923’te kurulan Türkiye’nin bildiğimiz haliyle sona ermesinin ilk adımı olabilir ama iktidara kim gelirse gelsin, Ankara’nın başka bir tercih hakkı da yoktur artık.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89