• BIST 83.161
  • Altın 147,145
  • Dolar 3,7693
  • Euro 4,0453
  • İstanbul 8 °C
  • Diyarbakır 9 °C
  • Ankara -2 °C
  • İzmir 10 °C
  • Berlin -3 °C

Liberal iddiaya karşı liberal 'izm'ler

Ali Bulaç

Özünde dogmatik olan her ideoloji kendini karşıtları üzerinden tanımlar. "Öteki"yi kendi konumunda kabul etmez, ya dönüştürmek ister veya ötekileştirir. Bu çerçevede liberallerin, kendilerini eleştiren herkesi "otokrat veya totaliter" ilan etmeleri yaslandıkları ideolojinin görünmez doğasına işaret eder. Onlar da diğerleri gibi "tanımlayıcı"dırlar.

Bu tanımlayıcı zihni tutum, liberallerin özgürlüğün birden fazla tanımını tekil olana indirgeyip özgürlüğü temellük etmek istemelerinin zorunlu sonucudur. Liberallere göre, özgürlük sadece liberalizmde mümkündür, başka bir özgürlük tanımı ve tasavvuru mümkün değildir.

Bu ilerlemeci inanca göre beşeriyet, liberalizm tarih sahnesine çıkıncaya kadar özgür değildi, bugün de özgürlük salt liberalizmle sağlanabilmektedir ve bundan sonra da bireyler ve toplumsal aktörler "neredeyse bir kader" olarak liberal arenanın çatışması içinde yer almadıkça özgür olamayacaktır. Batı'nın belli bir tarihinde sahneye girmiş olan burjuvazinin ideolojisi olarak liberalizm, kendisini ortaya çıkaran özgül tarihî ve toplumsal şartları unutup evrenselleştirdiğinde "kader" hüviyetine bürümekte, kaderciliğe saplanmaktadır. Bu, zaman içinde söz konusu felsefeyi fosilleştirmeye götürecek bir iddiadır.

Kendi tabii bağlamı dışına çıkarıldığında liberalizm, sadece "kadercilik" değil, bunun yanında ideolojik ısrarı dolayısıyla bir "dogmatizm" ve "totalitarizm"dir de. Özgürlükler belirli bir felsefeye indirgendiğinde, özgürlükler ancak tümel bir paketle mümkün kılındığında, kendi iddiasına, yöneldiği meşru ve kabul edilebilir maksadına aykırı olarak liberalizm dogmatizme dönüşür. Liberal özgürlüklerden başka özgürlük yoktur önermesi tabii ki saf dogmatizmdir.

Çoğu liberal farkında olmaksızın, liberalizmi söz konusu dogmatizme dönüştürmüş bulunuyor. Dahası, hem özgürlükleri diğer sosyo-politik ve hukuki düzenlemelerle mutlak ilişkili sayması ve bir paket halinde sunması dolayısıyla "totaliter", hem de temel yönelimi ekonomi olması dolayısıyla lisan-ı hal ile "fiili materyalizm"dir. Deneysel olarak liberal toplumların eninde sonunda bu türden adı konulmamış fiili bir materyalizme doğru sürüklenmekte olduklarını görebiliyoruz.

Eğer, devasa liberal sistemin emredici politikaları ve taşıyıcı araçları tarafından marjinalleştirilmiş, özel alana indirgenmiş ve epistemolojisi ve ahlaki formasyonları bakımından izafileştirilmiş dinlerin, zaten kendi kendilerini reforme eden, Protestanlaştıran Yahudiliğin veya Hıristiyanlığın ya da kaynamakta olan tencerenin patlamaması için bir miktar buhar salmasına izin verilen doğu dinlerinin Amerika'daki varlıklarına bakıp, "liberal devletlerin dinlere ne kadar saygılı oldukları"nı, "Fransız liberalizmi ile Anglosakson liberalizmi arasında mahiyet farkları olduğu"nu iddia edecekseniz, bu durumda meseleye daha temel bir konudan, "dinin ne olduğu" sorusundan başlamak gerekecektir.

Liberalizm hakkında söz söyleme durumunda olan Müslümanlıktır. Müslüman entelektüeller ve akademisyenler, paket halinde liberal politikaları kabul etmeden önce, kendi tefekkür ve irfanlarının sahih zemininde bu felsefeyle yüzleşmelidirler. İslam dinini, liberalizmle değil de, diğer dinlerle mukayese ile sınırlandırmak yerine göre doğrudur; ancak bu dinler arasında akaid (teoloji/ilahiyat ve kelam) ve ibadetler seviyesinde böyledir. Fakat İslamiyet'in ahlaki derin bir felsefesi, muamelat ve ukubatı da varsa -ki vardır ve İslamiyet bu beş alan (itikad, ahlak, ibadet, muamelat ve ukubat) olmaksızın asla din olamaz- bu durumda, muamelata ve ukubata temel teşkil eden başka felsefelerle tabii ki mukayesesi olacaktır. "Müslümanlık sadece Yahudilik veya Hıristiyanlıkla mukayese konu olabilir, liberalizm veya başka sosyo-politik, ekonomik sistemlerle ne ilgisi var" demek, el çabukluğuyla İslamiyet'i Batılı tanıma uygun salt bir metafiziğe, teolojiye, ibadetlere ve ahirete indirgeyip sekülerleştirmek demektir.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89