• BIST 97.484
  • Altın 144,385
  • Dolar 3,5643
  • Euro 3,9997
  • İstanbul 21 °C
  • Diyarbakır 15 °C
  • Ankara 16 °C
  • İzmir 26 °C
  • Berlin 24 °C

Leyla Zana farkı...

Oral Çalışlar

Barzani’nin Diyarbakır’a en üst düzeyde bir davetle gelişi, Kürtlerin bu coğrafyada son yıllardaki büyük siyasi başarısının tescillenmesidir. ‘Kırmızı çizgi’ler, dili-kültürü reddetmeler, Kürt liderleri yok saymalar, artık geride kaldı. Kürtler varlar, anadilleriyle eğitim görmek, kendi kendilerini yönetmek istiyor, başka ülkelerdeki kardeşleriyle daha sıkı bir iletişim içinde yaşamayı talep ediyorlar. 

Somutlaşmakta olan ‘başarı’nın en önemli aktörleri, Türkiye Kürtleri. Büyük acılara mal olan bir sürecin kritik aşamalarından geçiyor olsak da, artık geriye dönüşü mümkün olmayan bir noktaya gelindi. Görüşme yerinin BDP’nin yüzde 60’ların üzerinde bir oy alarak yerel yönetimleri kazandığı bir kentte olması, elbette anlamlı. Bu buluşmanın, ‘üst düzeyde bir meşruiyet kazanma’nın da ötesinde okumalara izin verdiğini söyleyebiliriz.

BDP ve HDP çevrelerinden gelen “Başbakan yerel seçimlere yatırım yapıyor” değerlendirmelerini, siyasetin doğası çerçevesinde ele almak mümkün. Bu ziyaretin seçimlerden çok öte anlamlar içerdiği noktasında ise herkes hemfikir.

ABD’nin son dönemdeki atakları, görüşmeye farklı boyutlar kazandırıyor.

a- ABD ile İran arasında görüşmeler başladı.

b-Irak’ın Şii Başbakanı Maliki ABD’ye gitti, oradan yeni mesajlarla döndü.

c-Türkiye, Bağdat’taki Şii yönetimiyle kesik olan ilişkilerini onardı, yeniden üst düzey görüşmeler başladı.

d-Türkiye, Suriye muhalefeti içindeki El-Kaide destekli terör örgütleriyle hiçbir ilişkisinin bulunmadığını son günlerde daha sık dile getirir hale geldi.

Tabloyu Kürtler açısından ele alırsak, denklemin iyice karmaşıklaştığından söz edebiliriz:

a-PYD Başkanı Salih Müslim, Suriye rejimine yakın duran İran ve Rusya ile görüşmelere başladı.

b-Yöreyi iyi tanıyanların verdikleri son bilgilerden birisi de PYD’nin El-Kaide bağlantılı gruplar üzerinde son dönemde bir üstünlük sağladığı yönünde. Türkiye’nin El-Kaide’ye karşı sert açıklamalarının, yeni önlemlerinin de bu gelişmede rol oynadığı ifade ediliyor.

Suriye Kürdistanı’ndaki diğer Kürt örgütleri, PYD’nin Esad rejimiyle işbirliği yaptığını savunuyorlar. Fazla etkisi olmayan bu örgütlerin Barzani yönetimine yakın olduğu söyleniyor.

‘Tayyip Erdoğan-Mesut Barzani görüşmesi’nde, büyük olasılıkla, Suriye Kürdistanı’ndaki karmaşık durum da ele alınacak.

Bazı soruların üstünde durmakta yarar var: Erdoğan ve Barzani, bölgedeki iki etkili halkın önde gelen temsilcileri olarak nasıl bir mesaj vermeye hazırlanıyor? PKK/BDP, ‘stratejik ittifak’ın neresinde? Bu hâlâ belirsizliğini koruyor.

Peki, Türkiye’de başarıyla süren, ancak bir dizi çözülememiş sorun nedeniyle hâlâ bir gerilim konusu olan ‘çözüm süreci’, bu geziden nasıl etkilenebilir?

Büyük fotoğraf içinden bakılırsa, güncel gerilimlerin kalıcı etkilere yol açabileceği söylenemez. Bu buluşma, bölgeyi önümüzdeki dönemde kalıcı olarak etkileyecek bir dizi stratejik yatırımı garanti altına alacak. (Kerkük-Yumurtalık hattına ilave inşaat çalışmaları sürüyor. Türkiye-Irak Kürdistanı arasında yeni bir boru hattı projesinin imzalandığından söz ediliyor.)

Türkiye’nin kendi Kürtleriyle olan sorunlarıyla Suriye’deki sorunlar paralel hale gelmiş gibi görünüyor. Türkiye’nin Ortadoğu fotoğrafı içindeki yeri, kendine yeni bir tanım arıyor.

Burada bizi ilgilendiren asıl ‘çizgi’ ise Kürtlerin hak ve hukukunun tanınması. ‘Demokratik Türkiye’ arayışı...

Süreci başından beri farklı bir dille yorumlayan, yaptığı değişik çıkışlar nedeniyle mahallesinde pek iltifat görmeyen Leyla Zana, “Kimse bu ziyarete seçime yatırım gözüyle bakmamalıdır” diyerek değişik bir bakış açısı sundu: “Hiç kimse küçük hesaplarla yaklaşmamalıdır. Kürtlerin birbirleri ile rekabet değil, birbirlerini tanıma, tanımlama ve tamamlama sürecidir. (...) Herkesin bakışı farklı olabilir ama demokrasi diyorsak, demokratik işleyiş diyorsak önce herkes kendinden başlamalıdır. Hiç kimse bu ziyarete seçime yatırım gözüyle bakmamalıdır. Önemli olan ve kalıcı olması gereken süreçtir. Buradan herkes kazançlı çıkacaktır. (...) Bu ortak geziyi de selamlamak gerekir.”

Bir zamanlar ağır ifadelerin hedefi olan Barzani, şimdi devlet törenleriyle ağırlanıyor. Hoş geldin Barzani...

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89