• BIST 98.314
  • Altın 144,066
  • Dolar 3,5732
  • Euro 3,9941
  • İstanbul 17 °C
  • Diyarbakır 11 °C
  • Ankara 6 °C
  • İzmir 14 °C
  • Berlin 11 °C

Laflar ve gerçek fotoğraflar...

Reyhan Yalçındağ

On yıldır iktidarı tek başına elinde bulunduran AKP’nin son kongresiyle ilgili çok yazılıp çizildi. Bana göre, Başbakanın konuşmasının yanına bazı fotoğraflar eklenirse eğer, tek bir söz etmeye dahi gerek kalmayacak. Böylelikle gerçek tablo çırılçıplak karşımızda duracak. Nasıl mı?

Her gün onlarca gencin toprağa düşmesine yol açan ve ülkenin temel gündemi, olan Kürt sorunuyla ilgili söylediklerine bir bakın; bir de yanına sadece 2012’de ölen gençlerin fotoğraflarını koyun… Çözümsüzlükte ısrarın ölen gençlerin sayısını artırmak dışında birşeye yaramayacağını görmek için…Gençlere seslenirken 1071 Malazgirt’e atfen de 2071’i işaret etmesi de ‘ikinci büyük akın’a hazırlanın demek olsa gerek! Elinizdekiyle yetinmeyin demek olsa gerek!

Kürt sorununun çözme iradesini ispatlamaya çalışırken “bölgeye tam 35 katrilyonluk yatırım yaptık” böbürlenmesinin yanına, her yıl kamyon kasalarına balık istifi doldurulup Çukurova’ya pamuğa, Karadeniz’e fındığa giderken cinayet gibi kazalarda can veren kadın ve çocukların fotoğraflarını koyarsak başka bir şey demeye gerek var mıdır acep? Ya da bölgedeki yokulluğun artık açlık sınırının altına düştüğünü gösteren istatistikleri koyarsak?

“Darbeler dönemi kapandı artık” demesinin yanına 14 Nisan 2009’dan bu yana hemen hemen her gün tutuklanan Kürt siyasetçilerinin, belediye başkanlarının, milletvekillerinin, belediye ve il meclis üyelerinin isim listesini bırakın. Dahası, Hatip Dicle, belediye başkanları ve diğerlerinin 2009’da elleri kelepçelenerek gözaltına alınışlarının fotoğrafını bir ekleyin! Askeri darbe bir suçsa ve demokrasiye saldırı ise siyasi vesayet nedir? Siyaseten darbe için ne demeli? “Benden değilsen yoksun, siyaset yapma hakkın da yok!” demenin askeri darbe süreçlerinden çok mu farkı var?

Çamaşır makinesinin, buzdolabının en çok AKP iktidarı döneminde satıldığından dem vurarken TÜİK raporuna göre 2008-2011 arasında sayısı 14.065 olan 11 yaş altı çocuğun yoksulluk, eğitimsizlikten kaynaklı suça sürüklenmesiyle ilgili ne denebilir acaba?

Suriye’deki insanlık suçlarını kınadığı konuşmanın yanına konulacak, Roboskî’de katır sırtında karlar içinde taşınan 34 Kürt çocuğun/gencin fotoğrafı neyi anlatır acep? Bugüne kadar Roboskî katilleri yargılandı da biz mi görmedik, duymadık? Askerler, generaller, darbe girişimlerinden dolayı yargılanıp cezalandırıldılar. 1990’lı yıllarda 3.850 köyü yakan, kadınlara tecavüz eden, Kürt köylülerini kurşuna dizen, faili gizlenen cinayetler sayısında dünya sıralamasında birinciliği kaptırmayanlar aynı generaller değil miydi peki? Neden tek bir tanesi Kürtlere karşı işlenen suçlardan dolayı cezalandırılmadı?

İktidarları döneminde kadına yönelik şiddetin yüzde 1.400 arttığı gerçeği karşısında, “kadınlarımızın güçlendirilmesi devam ediyor” demek neyi ifade ediyor? Her gün en az birkaç kadının öldürüldüğü bir ülkede “kadınlarımızın güçlendirilmesi”nden anlamamız gereken, ölü kadın sayısının artması mıdır? Bu kadar hayati bir konuda başka söylenebilecek bir şey bulunamadı da cümleyi burada kesmeyi uygun buldular! “Şu kadar kadın her gün öldürülmekte” demekte övünülecek bir yan olmadığına göre!

Doğrudur, tüm dinler, etnisiteler, mezhepler için olduğu gibi İslamafobi bir insanlık suçudur; bununla etkin mücadele etmek de bir insanlık görevidir. Ama bunun yanında Ramazan ayında başta Malatya olmak üzere birçok Alevi ailenin evine yapılan linççi saldırılar için ne demeli? Sadece Sünni ve Türk olanın korunmasının 2012 dünyasındaki karşılığı ulus-devlet formulasyonundan başka bir şey değildir. Kongreye davet edilmeyen gazeteler için de “beni beğenmeyeni çağırmak zorunda değilim” itirafı, demokrasi, basın özgürlüğü ve de eleştiri hakkının hiçe sayılmasından başka bir şey değildir. Hele de, “misafir, ev sahibinin kuzusudur. Kuzu kuzu oturacaksın!!” ifadesi, hakaretten ve iktidarı elinde bulundurmanın verdiği kibirden başka bir şey değildir!

Ama unutulmasın ki, halklar kendislerine reva görüleni asla ve asla unutmazlar! Ne oldum dememeli, ne olacağım demeli!!

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89