• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 31 °C
  • Diyarbakır 39 °C
  • Ankara 31 °C
  • İzmir 37 °C
  • Berlin 23 °C

La ilahe’den illallah’a

Yıldıray Oğur

Tayyip Erdoğan’ın deplasman televizyonlarına da çıktığı, canlı yayında üniversite öğrencilerinin sorularını bile yanıtladığı yıllardı. 2002 seçimlerden biraz önce Sabancı Üniversitesi öğrencilerinin karşısına çıkan Erdoğan’a muzip bir öğrenci kalkıp şu soruyu sordu:

“Bildiğimiz gibi Türkiye’de eşcinsel vatandaşlarımız var. (“Hayda” sesleri gülüşmeler, alkışlar) Eşcinsel vatandaşlarımıza Avrupa’da olduğu gibi evlilik hakkı gibi başka haklar tanımayı düşünüyor musunuz, kişisel olarak ne düşünüyorsunuz?”

Ve Erdoğan’ın cevabı: “Eşcinsellerin de, kendi hak ve özgürlükleri çerçevesinde, yasal güvence altına alınması şart. Zaman zaman bazı televizyon ekranlarında onların da muhatap oldukları muameleleri insani bulmuyoruz.” (İnanmayanlar için: http://www.youtube.com/watch?v=- bp6grWsIJA)

Başbakan, canlı yayında Müslüman bir siyasetçinin kırmızı çizgilerini hasmane biçimde ihlal eden bu soruya yine hak ve özgürlükler otomatik pilotuna bağlanarak cevap vermişti.

O otomatik pilot modunda, her sorulduğunda “geliştik” diye geçmişle hesaplaşan, herkese yaşam tarzlarına saygı garantisi veren, her fırsatta hak ve özgürlüklerden bahseden, her cümlesinde Avrupa Birliği vurgusu yapan, partisine, Susurluk’la hesaplaşmanın sembolü olmuş sol bir kampanyanın sloganını seçen bir Erdoğan vardı.

Sadece yurtta değil cihanda da. “Muhtar bile olamaz” denen ülkenin Başbakanlık koltuğuna, bugün her fırsatta hoşuna gitmeyen, kör bir testereyle kesilmiş komplo teorileriyle bağladığı neo-concusundan Yahudi lobisine kadar herkeslerle görüştüğü bir Batı seferinden sonra gelip oturmuştu.

Ve o Erdoğan neredeyse her şeye ve herkese “hallederiz” diyerek 32 yıllık Milli Görüş’ün tarihinde aldığı en yüksek oyun neredeyse iki katını, o Milli Görüş’ten çıkmış bir yıllık AK Parti’yle aldı.

Eşcinsel hakları da dâhil verecek garanti kalmayınca son olarak üzerindeki Milli Görüş gömleğini de çıkarıp veren Erdoğan’ın bugünlerde o Milli Görüş gömleğini yeniden kuru temizlemeye gönderdiğinden endişe ediliyor.

Bu endişeli modernliğin, Başbakan’ı aynı anda hem Yahudi hem Rum hem Şeriatçı ilan eden Kemalist işi Siyon Protokolleri’nin Jandarma’dan kadrolu çiftçi yazarından, Sivas’ta Cuma saati dükkânların kapanıp, trafiğin altüst olmasından mahalle baskısı çıkarıp, soluğu CHP’de alan Boğaziçili profesöre kadar uzanan itibarının yalancı çobandan yüksek olmadığı malum.

Bu yalancı çobanların bir kısmı imdada köylüleri değil, karakolu çağırmaktan da yargı önünde.

En liberalinden en soluna Türk laiklerinin itibarlı isimlerinin ise 27 Nisan muhtırası ya da üniversitelerde başörtüsüne özgürlük söz konusu olduğunda nasıl üçüncü yollara saptığı, laik genlerine yenik düştükleri hakkında da hafızalar taze.

Ama bu kez kurtların sürünün yakınlarına bir yere doğru indiğini sadece kıllanan laik adamlar değil, AKP’ye “yetmez ama evet” diyenler de görüp bağırıyor. Havalar sıcak ama bu kadar insanın aynı anda serap görüyor olması pek mantıklı görünmüyor.

Sürü için henüz geç değilken bir kulak vermek gerek.

AK Parti muhafazakâr demokrat bir parti. Bunun pratikte ne demek olduğunu Yalçın Akdoğan dışında pek kimse bilmiyor ama sonuç olarak yıllar içinde bu partiden liberal bir parti performansı beklemenin hayal kırıklıklarına neden olacağını herkes bir vesileyle öğrendi. Ama bu platonik bir aşk değildi.

2002’den beri AK Parti tüm seçimlere biraz aile vurgusu dışında liberal, demokrat, pragmatist bir programla girdi, son beş aydaki İslamcı denecek proje, siyasetlerinden hiçbirini vaat ederek de oy almadı. Başbakan, meydanlarda ne “kürtaj cinayettir” dedi, ne de “Çamlıca’ya cami yapacağız”, “Okullara seçmeli Kuran, Siyer dersi koyacağız.” AK Parti iktidarıyla yaşıt, 11 yıllık Efes One Love Festivali’nde birayı yasaklamak da hiç akıllarına gelmedi.

Peki, kadınların başörtüsü hakkına bile, zamanı değil diyerek uzak duran bir partinin içine ne ara, bir paranormal aktiviteyle ölmüş Milli Görüş’ün ruhu kaçıverdi?

Bu soruya pek çok cevap veriliyor.

Gerçekten de Başbakan, iyi bir siyasetçi olarak 2014 seçimlerine giderken Türkiye’nin esas siyasi fay hattı olan dindar-laik kutuplaşmasının sur borusuna üfleyip yüzde 60’ı kendi arkasında safları sıkıştırmaya çağırıyor olabilir. Ama bu stratejiyi çizen akıl herhalde, Van’da Başbakan’a, depremde hayatını kaybeden Yunus’un son bakışını altın varaklı çerçeveyle hediye veren akılla, İl Başkanları’na kongrelerde “Bir adam sevmişiz o sensin usta” diye şiirler okutan akılla, hükümet medyasının ön cephelerinin Kemalistlerin C takımıyla dolduran akılla kardeş. Hatırlatmak lazım, son 10 yılda sadece yollar çift şerit olmadı, milli gelir iki katına çıkmadı, toplum da değişti. Demirel’in “Allah’a ısmarladık” diyerek gönüllerini fethettiği insanların çocukları büyüdü ve böyle sağcı popülizmlere karınları tok.

Cevabın pragmatizm olmasından korkmaya lüzum yok aslında. Gelir, geçer.

Ya o sorunun cevabı daha yapısalsa?

Mısır’da Müslüman Kardeşler askerî diktatörlüğe karşı cepheyi genişletmek için tıpkı 2002’deki AK Parti gibi kadın haklarından, özgürlüklerden bahsedip, İsrail’le anlaşmalar hakkında ABD’ye güvence verirken, askerî vesayeti yenmiş AK Parti, 10 yıldır birlikte mücadele ettiği o cepheyi artık ihtiyaç kalmadığı için dağıtıyor, vazoyu kırıyorsa?

Müslüman Kardeşler’in içinden bir AK Parti çıkarken, AK Parti’nin içinden bir Müslüman Kardeşler çıkıyorsa. AK Parti, ortak düşman olan rejimin ilahları yere düşünce “La ilahe” (ilah yoktur) ittifakını bitirip, “illallah” (Allah’tan başka) demeye hazırlanıyorsa?

Yo, yo Afrika sıcakları başladı ve hep birlikte kötü bir serap görüyoruz. Zaten kuru temizlemedeki Small Milli Görüş gömleği, XXL AK Parti’ye artık küçük gelir.

Otomatik pilot ne zaman devreye giriyor acaba?

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89