• BIST 73.391
  • Altın 132,849
  • Dolar 3,5219
  • Euro 3,7585
  • İstanbul 7 °C
  • Diyarbakır 9 °C
  • Ankara 3 °C
  • İzmir 13 °C
  • Berlin -1 °C

Kürt’ten sorun üretmek

Doğu Ergil

Başında bulunduğu devletin sınırları için “yolgeçen hanı” demişti Kenan Evren. Oysa bir devletin ayırıcı vasfı, sınır koymak ve korumaktır. Bunu yapamayan devletin milli olması mümkün değildir. Son zamanda sınırlarımız yine elek gibi. Bunun büyük ölçüde siyasi bir karara dayandığı, Suriye’deki iç savaşta “resmi Türkiye’nin” desteklediği tarafa insan ve silah akışı için yapıldığı söyleniyor.

Ankara’nın Suriye’deki karmaşık mücadeleye, orada istediği mezhebe dayalı bir yönetim üzerinden önderlik edeceği bir Sünni ülkeler bloğu kurulması isteğiyle karıştığı ileri sürülmüştür. Sünni İslamcılıkla ilgili her şeyin “bizden olduğu” varsayımından hareket eden Ankara, IŞİD gibi ölçüsüz ve sınırsız gündemleri olan, çağdaş uygarlığa savaş açmış sergerdelerle Türkiye’nin aynı safta buluşabileceğini göremedi.

O hengâmede Suriye Kürtleri, yurttaşlık bile elde etmekte zorlandıkları ve sürekli baskı altında tutuldukları ülkelerinde özgürlüklerini kazanmak, yaşadıkları toprakları savunmak ve kendilerini yönetmek fırsatını kaçırmak istemediler. Ne hikmetse, başkası yapsa alkışlayacağımız bu çabadan tedirgin olduk. Neden sınırımızda IŞİD gibi ne yapacağı belli olmayan bir uluslararası ölüm timinden korkmuyoruz da Kürtler’den nem kapıyoruz?

Bu işte izahı zor bir tuhaflık var. Sen Kürtler’i Cumhuriyet tarihinin en büyük iç barışını yapacağım diye karşına oturt, ama onları terörist, bölücü diye aşağılamaya devam et.
Silah bırakmalarını bekle ama parlamentodan uzak tutmak için %10 barajını koru.
Partileri “Meclis’e girmese süper olur” de; çözüm için muhatap aldığın ve aklını övdüğün liderlerini tecrit et. Kobane’de canları, ırzları ve toprakları için kadın-erkek savaşırken, “iki terör örgütü çatışıyor” diye küçümse ve katliama seyirci kal. Sonra da ben bu sınır dışındaki Kürtler’den nem kapıyorum, bunlar Türkiye’yi bölecekler de.

Bu Kürt nefreti ve kuşkusu ne kadar derine işlemiş ki ülke dışındakilerin “Kuvayı Milliye” tarzı direncini ve yerel düzeyde örgütlenmesini bir felaket senaryosu olarak algılıyoruz. Bu durumun hem sivil siyaset hem de güvenlik kadroları için geçerli olduğu söylenebilir.

İçeride “Kürt sorununu” çözemediğimiz için dışarıdaki Kürtler’e düşmanca bakıyoruz.

Oysa Suriye Kürtleri, Türkiye ile hiçbir sorunları olmadığını defalarca açıkladılar ve güvence verdiler.

İçimizde hatırı sayılır bir kesim onların TBMM’de de olmasını istemiyor. Onları buna layık görmüyor. Ne de olsa Türkiye Türkler’in. Mahmut Esat Bozkurt’un (eski Adalet Bakanı, 1930’da) dediği gibi, “Öz Türk olmayanların Türk vatanında bir hakkı vardır, o da hizmetçi olmak, köle olmaktır.

Böyle düşünenler hâlâ etkili olmalı ki düzinelerle HDP seçim bürosu saldırıya uğradı.
HDP’liler öldürüldü. Onlarla HüdaPar (yani Kürtler) arasına nifak sokmak için suikastlar düzenlendi. Son olarak da Diyarbakır’da seçim meydanında bombalar patlatılarak acımasızca, ahlaksızca insanlar öldürüldü ve yaralandı. Bunların tümü onları kışkırtmak ve şiddete yönelmeleri içindi. O zaman, “Bak bunlar terörist; huylu huyundan vaz geçmez. Onlara oy vermeyin” denecekti.

Diyarbakır’daki patlamanın faili olarak yakalanan kişinin IŞİD saflarında savaşmış olduğu anlaşıldı: O.G. Bu şahsın ailesi birçok kez yetkililere oğullarının önünü kesmek veya geri getirmek için başvurmuş. Sonuç alamamış. O.G. Suriye’den döndükten sonra takibata da uğramamış, izlenmemiş. Neden acaba? “Bizim oğlanlardan biri” diye mi yoksa böyle kanlı kışkırtma eylemlerinde kullanılmak için yedekte tutmak için mi?

Kendi Kürt sorununa kan ve baskı ile çözüm üretemeyen Türkiye’nin sınır ötesindeki Kürtlere de düşmanca davranması, onları bir tehdit olarak algılaması eşyanın tabiatına aykırı olduğu kadar Ortadoğu’nun kaygan zemininde gelişmeleri sağlıkla izlemeyi ve doğru seçimler yapmayı da engelliyor.

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89