• BIST 108.392
  • Altın 143,183
  • Dolar 3,5328
  • Euro 4,1224
  • İstanbul 21 °C
  • Diyarbakır 24 °C
  • Ankara 19 °C
  • İzmir 20 °C
  • Berlin 14 °C

Kürtlerle dindarların ittifakı

Oral Çalışlar

“Âkil İnsanlar” grubu, çözüm sürecine karşı olanların boy hedefi hâline geldi. Anlaşılan o ki, değişik eğilimlerden ve kültürlerden gelen 63 insanın Anadolu’ya yolculuğa çıkarak halkla temasa girişmesi, “ciddi bir durum” sayılıyor. “Bu etkinliğin bu kadar ciddiye alınması şart mı” diye soralım.

Şu arkaplandan yola çıkarak bir cevap arayabiliriz: Kendini “Cumhuriyet tarihinin mağduru” olarak tanımlayan en geniş iki kitle (yani Kürtler ve dindarlar), bir “ittifak denemesi” içinde. PKK’nın dağdan inmesi ve yeni bir yasal/ anayasal yapılanma ihtiyacıyla birleşen bu “ittifak denemesi”; değişik “sürpriz” ve “kombinasyon”lar üretiyor, üretmeye devam edecek.

Türkiye’de son 15-20 yıldır gerçekleşen büyük ekonomik değişim, sosyal değişimlerin ötesinde, artık siyasette de kendini daha dolaysız şekilde hissettiriyor. “Anadolu ekonomisi”, başarılı bir yükselişle büyüdü ve kendine “dünya standartları” ile orantılı bir yol açmaya başladı.

Örneğin geçenlerde ziyaret ettiğim Kahramanmaraş’ın 2011 yılında (Belediye Başkanı’nın benimle paylaştığı rakamlara göre) yalnızca tekstil sektöründeki ihracatı “1,8 milyar dolar” olarak ifade ediliyor. Çok uzak olmayan bir geçmişe kadar, tüm Türkiye’nin ihracatının neredeyse bu rakamlarda seyrettiğini hatırlarsak, fotoğraf biraz daha netlik kazanabilir...

Geçmişte “içe kapanık sert milliyetçiliğin” en yüksek sertlik düzeyinde seyrettiği bu kentimizin insanlarının siyasete bakışındaki köklü değişime bizzat tanık oldum.


Kürtlerdeki değişim

Kürtler de, tıpkı “dindarlar” gibi, bölgenin temel “değişim anahtarları”ndan birini oluşturuyor. Kuzey Irak’ta şekillenen Kürdistan bölgesi, geniş bir coğrafyanın “çekim merkezi”... Türkiye Kürtleri ise, hem Anadolu’daki değişimi yakından hissetmelerine paralel olarak, hem de Irak Kürdistanı’yla bağlarının etkisiyle, bölgedeki rollerini netleştiriyorlar.

Öcalan’ın Newroz kutlamalarına gönderdiği açıklama, “yeni Kürt siyaseti”nin ana hatlarını netleştirdi. “Silahlı mücadele döneminin bittiğinin ilanı”yla açılan yeni koridor, bölgenin ve Türkiye’nin “yeni yolculuğu”na eşlik etmeye kararlı bir “enerji” anlamına geliyor.

Türkiye’de “değişim ibresi”nin hızını belirleyen/ belirlemeye devam edecek olan iki “ana blok”un Kürtler ve dindarlar olduğu açık. “Eski statüko”nun direnişini ise hâlâ CHP ve MHP simgeliyor.

Elbette; Kürtlerin ve dindarların dışında da “dönüşüm dinamikleri” şekilleniyor, değişik noktalardan demokratikleşme talepleri yükseliyor. Hatta, Kürtlerin ve dindarların “değişim” ve “demokrasi” ile olan ilişkisini “tek boyutlu” bulanlar da var.

Örneğin, hem CHP ve MHP’ye oy veren bazı bireylerin/ kesimlerin, hem de Meclis’te temsil edilen partilerin kapsama alanı dışındaki çeşitli aktörlerin, kendi açılarından “demokrasi” ve “değişim” talepleri/ tanımları sözkonusu.

Barış, demokrasi, dönüşüm ve çözüm iradesi güçlü olan kesimlerin oluşturduğu geniş ve karmaşık “panorama”nın ihtiyaçlarıyla “Âkil İnsanlar” fotoğrafı arasında (kalıcı) bir “paralellik” veya “örtüşme” şekillenebilir mi?

Ne olursa olsun şu bir gerçek: “Âkiller”; “Kürtler ve dindarlar ittifakı”nın önemli bir partneri olarak, geniş kitlelerle etkileşim kurabilen değişik bir aktöre dönüşmüş durumda. Ülkedeki yeni “dinamizm alanı”na (onun tamamını temsil etmeseler de) işaret edebilen bir pozisyondalar.

Gürültü bu nedenle kopuyor.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89