• BIST 89.270
  • Altın 146,921
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • İstanbul 13 °C
  • Diyarbakır 7 °C
  • Ankara 3 °C
  • İzmir 11 °C
  • Berlin 11 °C

Kürtlerin yeni yılı yüzyılına gebe...

Reyhan Yalçındağ

20. yüzyılın son yılında, Öcalan’ın uluslararası bir komployla Türkiye’ye teslimiyle hedeflenen, Kürtlerin üzerine beton yığınlar inşa ederek onları tarihin derinliğine gömmekti. 1999 yılı böylelikle Kürtler için "asrın yılı" ve de görülen dava da "asrın davası" niteliğindeydi. Hedeflenenin aksine, yine Öcalan’ın öngörüsüyle komplo boşa çıkartıldı; Kürtler demokratik ve adil olan her türlü çözümden yana olduklarını aradan geçen bu 15 yılda tüm dünyaya gösterdiler. 15 yıl boyunca Kürtlere dayatılan yine zulüm, sömürü, yok sayma ve inkar politikaları oldu. Kişilik hücreleri erozyona uğratılarak koruculaştırılan güruhlar bir anda 44 köylüyü Bilge Köyünde katlederken, aslında gelecekteki Roboskî katliamının provası yapılıyordu. Bunun gibi sayısız katliam denemeleri, farklı metodlar gösterse de özde amaç olarak 1990’lardan çok farklı gelişmedi. Üstelik, 30 yıl boyunca bu halka ve coğrafyasına karşı en olmadık savaş suçlarını işleyenler, bu suçlarından tek bir tanesinden cezalandırılmadı. Yüzlerce delilin açığa çıkmasıyla ayyuka çıkan bazı suçlar bakımından ise göstermelik olarak tek tük davalar açıldıysa da failler hala ellerini kollarını sallayarak aramızda dolaşıyorlar.

Dolayısıyla 2002’de iktidara gelen AKP’nin pratiği de, "kendisine demokrat" olmaktan bir adım ileri gidemedi. Şimdi de ayyuka çıkan yolsuzluk pratiğinin bir bölümünün yargıya taşınmasından sonra AKP’nin aklına paralel devlet, devlet içi çeteler, vb geldi. Oysa ki İmralı’da başlayan diyalog sürecinde Öcalan’ın en fazla dikkatini çektiği durum tam da buydu. Bir hafta sonra yıldönümüne girilecek olan Paris Katliamı'ndan tutalım da, Oslo sürecinin deşifre edilmesine kadar, cemaat adresli "paralel devlet" hiç boş durmadı. KCK adı altında Kürt siyasetçilerinin, kadın aktivistlerinin, insan hakları savunucularının, avukatların, hukuku ayaklar altına alan yöntemlerle derdest edilmelerinde de her türlü yöntem denendi, AKP buna "komplo" demedi. Türk savaş uçaklarıyla 34 can katledildiğinde aynı AKP kalkıp teşekkür etti. Tıpkı Paris Katliamı gibi Roboskî de PKK’nin üzerine yıkılmak istendiyse de her şey o kadar netti ki, başaramadılar.

2013 Newrozuyla asrın manifestosu deklere edilerek hangi tarafın çözüm konusunda samimi olduğu bir kez daha açığa çıkarken, diyalog zemininin on yıllardır akan kanı kalıcı olarak durması için müzakereye evrilmesi için tek bir adım atılmadı. Kürt siyasetçiler ayrımclığa uğramaya devam etti, bırakalım tahliyeleri, verilen hukukdışı kararlar birbiri ardına Yargıtayca onandı. Kars, Iğdır, Van gibi birçok ildeki çok sayıda "KCK davaları" peşpeşe onandıktan sonra sıra HDP Eşbaşkanı Sebahat Tuncel’e geldi.

Cemaat-AKP, görünen devlet-paralel devlet ikileminde, geçmişin ezberini bozacak tek yaklaşım, insan haklarından, Kürt sorununun çözümünden, radikal demokrasiden geçmekte. Bu toz duman içerisinde duruşu net olan tek taraf, Kürtlerdir. Halkları sosyal, ekonomik, etik olarak kıyımdan geçiren zihniyete karşı kazanan taraf, kendi çözümünden vazgeçmeyen taraf olacaktır.

Tıpkı Rojava devriminde olduğu gibi, Suriye’deki muhalefet içinde erimek yerine Cenevre-2’ye giderken Kürtler, 3. yol olarak, 3. güç olarak, 3. alternatif olarak giderken eski Kürtler olmadıklarını görecek tüm dünya. Kendi içindeki sorunlarını aşmış, gerçek bir ulusal birlik içinde Cenevre’ye katılmak, Kürtlerin tarihi adımlarını bu defa kesintisiz sonuç almaya evriltecektir.

Dolayısıyla "her çar perça" Kürdistan’da Kürtlerin yeni yılı, Kürtlerin yüzyılı olmaya gebedir…

Sersala we pîroz be!

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89