• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 17 °C
  • Diyarbakır 11 °C
  • Ankara 10 °C
  • İzmir 13 °C
  • Berlin 14 °C

Kürtlerin tahayyülü ve yeni denge

Ali Bayramoğlu

Mesut Yeğen birlikte katıldığımız bir televizyon programında 'Kürtler için Rojava ne ifade ediyor' sorusuna dikkat çekici bir yanıt veriyordu:

'Rojava meselesi Kürtler üzerindeki etkisi açısından dinamik bir seyir izledi. Haleti ruhiye zaman içinde değişti. Başlangıçta Suriye'de doğan bir otorite boşluğunda o alana yerleşen PYD meselesi vardı. Ancak zaman içinde IŞİD'in saldırıları ve Kobane'nin simge hale gelmesiyle, Rojava 'Kürtlük tahayyülünün stratejik noktalarından birisi' oldu.... IŞİD tehlikesi Kürtler için bir güvenlik ihtiyacını, bu çerçevede bir devlet arayışı duygusunu besledi. Farklı Kürt grupların yaşadığı, farklı ülkelere dağılmış ortak Kürt alanı biraz daha aktive oldu. Çekişen, alan denetimi mücadelesi veren Kürt gruplar arası bir dayanışma ve yakınlaşma halini yarattı...'

'Kürtlük tahayyülü', 'devlet tasavvuru', 'farklı Kürt gruplar arasında kimi sorunların geriye itilmesi ve yakınlaşma'...

Bunlar hem durum tespiti açısından, hem Kürtlerin içinde bulunduğu haleti ruhiyenin anlaşılması açısından çarpıcı vurgular. Rojava'nın, çözüm sürecinin neden ve nasıl parçası haline geldiği, Türkiye dışındaki Kürtlerin Türkiye'nin Kürt meselesini nasıl kuşattığını anlamak ve genel tabloyu değerlendirmek için ayrı bir önem taşıyorlar.

Bu tespitlerin altını özellikle meseleye 'Kobane nedir ki, o bölgede insan yok, örgütler savaşı var' diye bakan yaklaşım açısından çizmek gerekir.

Bir sorunu anlamak muhataplarının o soruna verdiği anlamı kavramaktan, o sorunu çözmek bunu dikkate alan mekanizmalar üretmekten geçer...

Önceki gün Kürt sorununa ilişkin 4 anlama alanından söz etmiştik.

Bunlardan birisi Kürtler arası ilişkiler mesele- siydi ve bu konuda şu satırları yazmıştık:

'Rojava, Kürt grupların bir karşılaşma alanı olma yolunda hızla ilerliyor. Hem bu grupların arasındaki gerginlikleri ve iktidar kavgasını, hem kesişme noktalarını ve muhtemel ortaklıklarını kuşatıyor. Kürt meselesinin ve barış sürecinin seyrinde bu faktörün düne oranla daha çok önem kazandığı da ortadadır.'

Yeğen'in vurguları bu alanın içini dolduruyor.

Bir diğer anlama alanını üçüncü tarafların işin içindeki yeri ve varlığı oluşturuyor.

Bu alan, 'ABD ve uluslararası koalisyonun Rojava politikaları, bu politikaların IŞİD'le mücadeledeki yeri, PYD'yle kurulan, kurulacak ilişkilere etkisi' üzerinden şekilleniyor.

Uluslararası koalisyon, özellikle ABD bir süredir kendi çıkarları çerçevesinde, IŞİD'in simgesel zafer kazanmasını engellemek ve kendisine yakın bir alan kontrolu için bir paylaşım politikası izliyor. Bu politikayla, PYD'yi alan paylaşımına ikna ediyor ve itiyor. Rojava'da KDP'yle ve diğer Kürt gruplara yer açmak, Türkiye'nin hassasiyetleri istikametinde ÖSO ile işbirliği yapmak fiili yeni durumun unsurları...

Bir başka alan Türkiye'nin yeni koşullarda izleyeceği stratejinin ne olacağına ilişkindir?

Görünen şu: Türkiye'de bu koşullarda söylemde terörist ilan ettiği PYD'yi fiili ve dolaylı destekleme ve siyasi varlığını, uygulamalarını görmezden gelme politikasına doğru ilerliyor. Rojava'ya Suriye politikası içinde ayrı bir özgün ağırlık vermek, mevcut durumu kuşatmak ve ona göre stratejiler geliştirmek hem bölge hem Türkiye açısından kimi tıkanıklıkları aşabilecek nitelikte görünüyor.

Rojava meselesi yeni bir dengeye otururken müzakere meselesi, Öcalan'ın hareket çerçevesi, siyasi alan kontrolu ya da kamu düzeni gibi diğer sorunlar Türkiye sınırları içinde çözülmeyi bekliyor.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89