• BIST 89.955
  • Altın 145,546
  • Dolar 3,5984
  • Euro 3,9105
  • İstanbul 8 °C
  • Diyarbakır 12 °C
  • Ankara 9 °C
  • İzmir 14 °C
  • Berlin 7 °C

Kürtlerin sırtından iktidar oyunu

Mümtaz er Türköne

Kürt Sorunu'na, “Kürt” kimliğinde saklı bütün derin anlamları bir kenara bırakıp, sadece bir “iktidar üretme alanı” olarak bakarsanız, bugün karşımıza çıkan manzarada sebeplerle sonuçlar arasındaki ilişkiyi bütün berraklığı ile takip edebilirsiniz.

 Kürt Sorunu, Erdoğan'ın bütün iktidar hesaplarını değiştirdi, AK Parti'ye tek parça iktidarı kaybettirdi. HDP'yi kapatırsanız, dokunulmazlıkları kaldırırsanız zararı telafi edebilir, eski günlere dönebilirsiniz. Yalçın Akdoğan “Dolmabahçe Mutabakatı”nı sonradan inkâr eden Cumhurbaşkanı'na, şıracıya şahitlik eden bozacı gibi destek veriyor, ama kendi sorumluluğu hakkında tek kelâm etmiyor. Daha vahimi “Süreç” ile, yukarda bahsettiğim “iktidar üretimi” arasında kurduğu bağlantıya dair itirafı. Akdoğan, HDP'nin barajı geçmek için Süreç'i sabote ettiğini öne sürerken, tam da kendilerinin temel seçim stratejisindeki tutmayan hesabı ifşa ediyor. Demek Erdoğan, mimarı olduğu Dolmabahçe Mutabakatı'nı bir ay sonra seçimi kazanmak için inkâr etmiş.

Kürt Sorunu üzerinden şimdiki iktidar üretme tekniği ne? HDP'ye kapatma davası açılır, dokunulmazlıklar kaldırılırsa PKK zaten başlattığı terörü iyice tırmandırır. Bu sefer terörün patladığı şartlarda seçim yapılırsa barış güvercini olmaktan çıkıp ateş saçan bir ejderhaya dönen HDP oy kaybeder ve AK Parti tekrar saltanat günlerine geri döner.

Hesap doğru mu? Hayır, yanlış. HDP barajı, Kürt Sorunu'nu barışçı yöntemlerle çözmeyi vaat ettiği için aşmadı. HDP, fazladan aldığı oyları kuruşu kuruşuna toplumdaki Erdoğan antipatisine rehberlik ve liderlik ederek kazandı. “Seni başkan yaptırmayacağız” dedi ve barajı fersah fersah geçti. Öyleyse bugünün iktidar tablosunun içinde tersinden bakıldığı zaman reel Kürt Sorunu bulunmuyor. Soruşturulamayan yolsuzluk iddiaları, hukuk ihlalleri ve otokrasi inşasına karşı HDP, Bolu beyine karşı Köroğlu arayan kitleler için matematiksel bir eşik oluşturdu ve bu eşiği geçti.

Bugün yüreğimizi burkan şehid haberlerini, bir de şu mantıkla okuyun. 17/25 Aralık olmasaydı, iktidar rekabeti kirli bir mecraya kaymasaydı Çözüm Süreci böylesine basit bir iktidar üretim sorununa dönüşür ve PKK bu kadar kontrolden çıkar mıydı?

Kürtlerin darbelenen sırtı, en fazla PKK için yalın bir güç ve iktidar üretim alanından ibaret. Süreci bitirirken Bayık'ın tehdit ettiği şekilde, meskun mahallerde evler arasına kazılan tüneller tarzı lojistik hazırlıklarla Kent Savaşı başlasa, sonucu ne olur? Sadece bölge halkı bir kan banyosu yapar. 2012'de PKK'nın Şemdinli üçgeninde yaşadığına benzer bir fiyasko gerçekleşir. 2013'ün Mart'ından bugüne barış şartlarını kullanarak PKK mesafe alırken, TSK da boş durmadı, hazırlıklarını ikmal etti. Batı'da büyük şehirlerde girişilecek terör saldırılarının götürüsü, getirisinden fazla olur. PKK, iğneyle kuyu kazarak Suriye üzerinden Batı'da edindiği sempatiyi bir anda kaybeder.

PKK, iki buçuk senenin dokunulmazlığı ile şımarmasaydı, ateşkesi bu kadar akılsızca sona erdiremezdi. Duran Kalkan “akıllı olun” lafını, herhalde kendi şeflerine söylüyor. PKK'nın Suriye'deki çıkarları stratejik, Türkiye'ye ilan ettiği savaş ise taktik, bu yüzden geri adım atmak zorunda. ABD kendisini bu kadar aleni gözden çıkarttıktan sonra başka çaresi yok.

Erdoğan Çin'e giderken PKK'ya karşı yürütülen savaşı, şehidlerimizin kanlarından sorumlu tuttuğu  “sözde siyasetçi, sözde aydın, sözde sivil toplum kuruluşu temsilcisi herkese” yani, legal ve demokratik Kürt siyasî aktörlerine karşı genişleterek bir topyekün savaşa dönüştürdü. Bu sözleri dikkatle önündeki metinden okuması, inceden inceye hesaplanmış bir stratejinin yürürlüğe konmasının işareti olarak görülmeli. HDP kapatılacak ve demokratik siyaset alanı cendere içine alınacak. Erdoğan, Kürt Sorunu üzerinden yeniden iktidar üretmeye teşebbüs ediyor. Tekrar söyleyelim, bu hesap yanlış. Dün HDP yüzünden kaybedilen iktidar bu sefer MHP'nin kucağına olmuş bir meyve gibi düşecek. Eski teknikler işe yaramıyor, çünkü kirlenmiş bir iktidarın kirli ve kanlı iktidar oyununun yeniden iktidar üretmesi imkânsız. Daha ötesi başta Kürtler ve Türkiye'nin geri kalanı bu kirli ve kanlı iktidar tezgâhına düşer mi?

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89