• BIST 106.843
  • Altın 142,630
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 24 °C
  • Diyarbakır 25 °C
  • Ankara 20 °C
  • İzmir 24 °C
  • Berlin 18 °C

Kürtlerin büyük yurt savunması

Bayram Bozyel

Kürtler, yurtlarını IŞİD denen barbarlara karşı savunmak için eşi görülmemiş bir savaş yürütüyor. Bu savaş, İran sınırından Akdeniz’e kadar uzanan, Kürdistan’ın 1700 kilometrelik bir hattında aylardır devam ediyor. Kürtler, bu genişlikteki bir cephede bir yönüyle varlık yokluk savaşı yürütüyor. Söz konusu savaşta yaşanan can kayıpları daha şimdiden on binleri aştı. Bu denli uzun ve geniş bir coğrafyaya yayılmış bir savaş, daha önce bu bölgede pek görülmüş değil.

IŞİD, görünüşte Irak ve Suriye’nin Sünni coğrafyasını birleştirerek burada bir devlet/halifelik kurma peşinde olan bir yapı. Böyle bir hareketin normal koşullarda yapması gereken şey, esas olarak bölgedeki Şii yönetimlerini hedefine koymaktı. Ama hayır, o, elinde bulundurduğu bütün imkânlarla Kürdistan’a yönelmiş durumda.

Öte yandan IŞİD, artık sıradan her hangi bir cihatçı örgüt değil. Onun gücü ve etkinlik alanı sıradan bir terör örgütünün sınırlarını çoktan aştı. Ortadoğu’da birçok devletin sahip olduğundan fazla bir coğrafyaya hüküm ediyor. Elinde hem Irak hem de Suriye ordusundan ele geçirilmiş çok ileri ve modern silahlar bulunuyor. IŞİD’in kontrolündeki savaşçı sayısının 200 binden fazla olduğundan söz ediliyor. Irak Baas rejiminin arta kalan beyin takımı gelinen aşamada IŞİD’in hizmetinde. Çeçenistan’dan Afganistan’a, Sudan’dan Libya’ya uzanan bir coğrafyada yıllardır savaşmış profesyonel cihatçılar akın akın IŞİD saflarına katlıyor. Dünyanın dört bir yanından koşup gelen toplum dışı unsurlar, Kürdistan’a karşı yürütülen ‘Haçlı seferlerine’ katılmak için sıraya giriyor.

Öte yandan IŞİD’in salt ve sıradan bir Sünni hareket olmadığı da artık bir sır değil. Arkasında bölge gericiliğini temsil eden bütün aktörlerin parmağı var. Onu zaman zaman farklı amaçlar için kullansalar da, hepsinin IŞİD konusunda buluştuğu nokta, onu Kürdistan’ı boğmak için bir Truva atı olarak kullanma hesabıdır.

Çünkü Kürdistan, Ortadoğu’da özgürlüğe açılan bir kapı. Otoriter ve teokratik rejimlerin siyasal açıdan çölleştirdiği Ortadoğu’da, Kürtler, çoğulcu ve demokratik bir yaşamın öncüsü olarak ön plana çıkıyorlar. Demokrasi ve özgürlük bir virüs gibi bulaşıcıdır ve Kürtler bu bulaşıcı virüsü önlenemez bir biçimde Ortadoğu’ya taşıyorlar. Kürdistan’a karşı yürütülen Haçlı seferlerinin esas nedeni budur. Daha fazla büyümeden, dal budak salmadan, bölge halklarının kafasını fazladan çelmeden Kürtlerin yaktığı özgürlük meşalesini söndürmek istiyorlar.

IŞİD barbarları aylardır Kürtlere ve Kürdistan’a dönük yoğun bir baskı ve diz çöktürme stratejisi uyguluyor. Kürtler önce Şengal üzerinden darp edildi. Ardından Hewlêr baskı altına alındı. Derken Kobanê muhasara altına alındı ve bu kuşatma aylardır sürüyor. Kobanê’nin düşmeyeceği anlaşılınca IŞİD barbarları bu kez Kürdistan’ın güney doğusundaki en uç noktada saldırılarını artırdı. Peşmerge güçleri Celewla ve Sadiye’de IŞİD sürülerine can yakıcı darbeler indirdi. Son dönemde IŞİD bu kez Kerkük üzerine yöneldi.

Ama IŞİD’in yanıldığı bir hesap var. Kerkük herhangi bir kent ya da yerleşim merkezi değil. Kerkük, Baba Barzani’nin, onu kaybetmemek için büyük tarihi fırsatları teptiği stratejik bir yerdir. Kerkük Kürtlerin kalbiydi ve halen öyledir. 1971’li yıllarda Baas rejimi, Kerkük kentinin Bağdat ile birlikte yönetilmesi koşuluyla Kürtlere otonomi vaadinde bulunmuş, ancak Mele Mustafa Barzani bu öneriyi reddetmişti. Barzani, Kerkük’ün Kürt kimliğini tartışmaya, onu Bağdat ile paylaşmaya yanaşmadı. Kerkük konusundaki bu kararlı ve ilkesel duruşu nedeniyle Bağdat ile görüşmeler koptu. Baba Barzani, Kerkük nedeniyle yaşamını sürgün diyarlarda ve onun özleminden yitirdi.

Çünkü Kerkük olmadan Kürdistan yaşayamazdı. Barzani bunu bildiği için yeni bir savaşı, sürgünleri ve ölümü göze aldı. Bütün bu nedenlerle Kerkük düşmez, IŞİD sürüleri onu alamaz. Hele bir de babalar ve oğullar onun için omuz omuza savaşıyorsa…

Babalar ve oğullar omuz omuza savaşıyorsa

Birkaç gün önce Kerkük cephesine ilişkin basına bir görüntü düştü. Söz konusu kayıtta, Kerkük’te IŞİD saldırganlarına karşı birlikte savaşan PSDK ((Kürdistan Sosyalist Demokratik Partisi) lideri Muhammed Heci Mahmut ile oğlu Eta’nın görüntüleri yer alıyordu. Baba oğul, Kürt halkının onur ve namusu için birlikte savaşıyordu. Bir sonraki gün Eta’nın şehit düştüğü haberi Kürdistan’ın her köşesine bir kor gibi düştü. Bu, hem dünyada pek örneği olmayan bir acı, ama aynı zamanda onur duyulacak bir durum.

Bundan bir yıl önce de PYD lideri Salih Müslim’in oğlu Şervan, Kobanê’de yürütülen yurt savunmasında yaşamını yitirerek benzer bir örnek oluşturmuştu.

Muhammed Heci Mahmud, PSDK lideri olmasının yanı sıra çok eski bir peşmerge. Halepçe bölgesinde geniş bir aşirete mensup olan Heci Mahmud, Kürt siyasetinde saygın yeri ve ağırlığı olan bir aktör. IŞİD’in Kürdistan’a başlattığı saldırıdan sonra, partisine mensup beş yüz peşmerge ile Kerkük’ü savunmak üzere cepheye koştu. Kürdistan Bölge Başkanı Mesut Barzani, Heci Mahmud’u Kerkük cephe komutanı olarak atadı. Aylardır, içlerinde oğlu Eta’nın da bulunduğu peşmerge güçleriyle IŞİD barbarlarına karşı savaşıyordu.

Baba, birlikte omuz omuza savaştığı oğlunu hemen yanı başında kaybetti. Sayın Barzani’nin ve öteki yetkililerin ısrarı olmasa cepheyi bırakıp Eta’nın cenazesine katılmayacaktı.

Şu bir gerçek, Kürtler kanları ve insanüstü fedakârlıklarla kendilerine yeni bir gelecek kuruyorlar. Kürtler her şeyden önce haklıdırlar, haklı bir davanın mücadelesini yürütüyorlar. IŞİD barbarlarına karşı babalar ve oğullar yurtlarını omuz omuza ve destansı bir direnişle savunuyorlar. Kürt halkının özgürlük yolundaki mücadelesi bölge halklarına da ilham veriyor. Ve onun içindir ki bu mücadele bütün dünyadan haklı bir sempati topluyor.

Dostum ve eşsiz bir baba olan Muhammed Heci Mahmud’un acısını derinden paylaşıyorum. Eta’nın ruhu şad olsun.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89