• BIST 108.489
  • Altın 151,185
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 17 °C
  • Diyarbakır 13 °C
  • Ankara 8 °C
  • İzmir 14 °C
  • Berlin 14 °C

Kürtleri anlamak!

Yavuz Delal

Antidemokratik bir iktidar kavgasının gölgesi altında seçim sathı mailine girmiş Türkiye, temel mesele olan Kürt sorunu konusunda gerileme riskini de taşıyor. Çünkü antidemokratik her uygulama aynı zamanda Kürt sorununu çıkmaza sokma kabiliyetindedir.

Tabii ve siyasi hak ve hürriyetler konusunda gelinen nokta itibariyle alınan ve alınacak olan kararların siyasal bir sürece temayül gösterdiği aşikâr. Özellikle Kürt tarafında çözüm sürecini şaibeli görenler dâhil mücadelenin siyasal arenada silahsız olarak sürdürülmesi konusunda tam bir ittifak var.

Bu süreçte Kürt tarafının temel endişesi, Türk tarafının hem iktidarının hem de muhalefetinin siyasal mücadeleyi silahlı çatışmaya dönüştürmeme niyetinden emin olamamasıdır. Çünkü çözüm süreci yasal teminat altına alınmış değil.

Öteden beri muhalefette doğru söyleyenin iktidarda şaştığını tecrübe etmiş olan Kürtler, demokratik temayüller içerisinde Kürt sorununun çözüm muhatabı bakımından bugünün muhalefetini iktidara tercih etmeyi gerektirecek hiçbir gerekçeye de sahip değil.

Aksine onun da şaştığını görmekle birlikte çözüm sürecinde aldığı yolu ilerletip tamamlama konusunda şimdilik mevcut iktidarın demokratik uygulamalar çerçevesinde devamını zımnen de olsa daha makul bulmakta.

Demokratik güçlerin salt iktidar karşıtlığında antidemokratik güçlerle birlikte ortak bir amaca yürüyemeyeceğini iyi bilen Kürtler, yeni bir anayasal sözleşmeyi gerekli kılan demokratik uygulamalar dışında Kürt sorununun çözülmeyeceğini de biliyor.

İktidar için iktidar karşıtlığında birleşen cephenin Kürtlerin tutumu konusunda anlamadığı konu, Kürtlerin iktidar karşıtlığının temelinde demokrasi istencinin bulunmasıdır. Doğal olarak Kürtler iktidar ile muhalefetin hem demokrasi karnesini hem de Kürt sorunu konusundaki irade beyanlarını mukayese edecektir.

Böyle bir mukayesede muhalefetin iktidardan daha verimli olmadığını tespit eden Kürtlerin aldıkları tavır konusunda kınanması abesle iştigaldir.

17 Aralık operasyonunun temel amaçlarından birinin çözüm sürecini sabote etmek olduğuna yönelik iktidar karşıtlığında birleşmiş muhalefet partilerinden ve Cemaat medyasından hiçbir açıklama duymadık, görmedik. Hâlbuki Kürtler bu yönde temel bir kaygıya sahip.

Bu kaygıya temas dahi etmeyen veya bu kaygıyı giderici hiçbir teminat göstermeyen bir muhalefet nasıl olur da Kürtleri iktidar karşıtlığında kendi yandaşları olmamakla kınayabilir?

Kürtler AKP’den değil demokrasiden, yeni bir anayasa sözleşmesinden ve çözüm sürecinin devamından yana tavır koymuştur.

Çözüm sürecinin seçimlerden güçlenerek çıkması için Kürdistanlı seçmenin başta BDP olmak üzere Kürt partilerine oy vermesi hayati önem taşımaktadır. Zira seçimlere katılan BDP’nin yanı sıra hem HAK-PAR hem de HÜDA-PAR çözüm sürecine sahip çıkan bir politikaya sahiptir.

Öcalan’ın da dile getirdiği gibi, yaklaşan seçimler demokratik güçlerin etkisi bakımından çok önemli bir süreci önümüze koyacaktır.

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89