• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 5 °C
  • Diyarbakır 7 °C
  • Ankara -1 °C
  • İzmir 8 °C
  • Berlin 3 °C

Kürtçe için biz ne yapıyoruz?

Zana Farqînî

Ağzını açan Kürtçe’yi küçümsüyor. Biri Kürtçe medeniyet dili değil derken diğeri de onun bilim dili olmadığını söylüyor. Bu gerekçelerle de Kürtçe anadilinde eğitime karşı çıkıyorlar. Haklı olarak biz de bu türden açıklamalara karşı çıkıp bu zihniyeti eleştiriyor, onlara cevap verme gayreti içine giriyoruz. Bu şekilde de hep savunma pozisyonunda kalıyoruz.

Onların amaçları belli. Eski anlayış ve yaklaşımlarla bu gasp edilmiş hakkın kullanımına karşı çıkamadıkları için yeni argümanları ileri sürüp “Kürtçe’nin yetersizliğini” bahane ediyorlar. Varsın onlar öyle düşünsünler, varsın dil yasaklarından, haksızlıklardan hiç bahsetmesinler. Asıl ve de belirleyici olan hak sahibinin mücadelesidir.

Bütün bu yaklaşımlara karşı bizlerin ne düşündüğü ve ne yaptığı bence çok daha önemli. Şimdiye kadar hem bireysel anlamda hem de kolektif olarak gerek yurt dışında gerekse yurt içinde Kürtçe için önemli şeyler yapıldı. Kurumlar oluştu. Televizyonlar, radyolar, gazete ve dergiler, hasılıkelam kitle iletişim araçlarıyla da Kürtçenin kuşatılmışlığı kırıldı. Edebiyat ve müzik gibi alanlarda büyük eserler üretildi. Kürtçe’yi öğretecek materyaller hazırlandı. Sözlükler, imla kılavuzları, dilin standardizasyonuyla ilgili çalışmalar yapıldı. Fakat daha çok iman gücüyle yapılan bu çalışmalara rağmen yapılacak bir sürü iş var.

Dille ilgili kurumların hakkını elbette yemememiz gerekiyor. İstanbul, Amed, Paris ve Avrupa’daki diğer enstitülerin, TZP Kurdî’nin, Kurdî-Der’lerin bu alandaki hizmetlerini, katkılarını inkar edemeyiz. Lakin bundan sonra daha profesyonelce dilsel çalışmaların yapılabilmesi için ciddi anlamda bir dil kurumu şeklinde örgütlenmek durumundayız. Uzmanların, işin ehli olanların böylesi bir kurumun çatısı altında bir araya getirilmesi lazım. Aynı zamanda var olan kurumlar da güçlendirilmeli. Zira önemli olan kurumlaşmalarla birlikte kadrolaşmak ve o kurumların içini doldurmaktır.

Dil standardizasyonuyla, terminolojiyle, imla kılavuzuyla, mesleki sözlüklerle, kısaca Kürtçe’yle ilgili bütün çalışmaları yapacak merkezi bir kuruma olan ihtiyacı artık net olarak görmemiz lazım. Dilin gereksinimlerini karşılayacak çalışmalardan sonra ise eğitim materyalleri hazırlanmalı. Bu materyaller de, özellikle öğretimle ilgili olanların sadece yazılı ve görsel malzemelerden ibaret olmamalı, işitsel de olmalı. Aynı zamanda çağın ihtiyaçlarına göre her kesime, hem çocuklara hem de yetişkinlere yönelik çalışmalar yapılmalı.

Yumurta kapıya dayanmadan evvel hazırlıklı olmak için kolları sıvamalıyız. Bahsettiğimiz çalışmaların yapılabilmesi için çok daha büyük maddi imkanlara sahip olmamız icap ediyor. Kendi yağımızla kavrulma zamanı çoktan geçti. Hem Kürt halkının hem de Özgürlük Hareketi’nin buna gücü var.

Süregelen usullerle artık ihtiyaçlara cevap olamıyoruz. Bu konuda yeni bir hamle yapmak durumundayız. Onun için modern ve profesyonelce bu dilsel çalışmaların yapılması, materyallerin hazırlanması lazım.

Biz üstümüze düşeni yapalım, dilin gelişmesini sağlayan, gereksinimlerini karşılayan çalışmalar yapalım. Varsın onlar mesnetsiz, gerçeklikten yoksun beyanatlarda bulunsunlar. Bahaneler ileri sürsünler. Kürtçe’yi küçümseyen dolayısıyla Kürtlere hakaret eden açıklamalarına sessiz kalmadan kuvveden fiile geçmek zorundayız.

Dili geliştirip standart hale getirecek çalışmalar, üretilecek eserler, hazırlanacak eğitim materyalleri, yapılacak çeviriler asıl amacımız olmalı. O yüzden dilimiz için dolayısıyla kimliğimiz için biz ne yapabiliriz, bence cevaplanması gereken asıl soru bu.

Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89