• BIST 107.206
  • Altın 143,369
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312
  • İstanbul 24 °C
  • Diyarbakır 33 °C
  • Ankara 18 °C
  • İzmir 23 °C
  • Berlin 14 °C

Kürt ve Kürdistani Güçler Birlik Platformu oluşturulmalıdır

Mustafa Özçelik

DAİŞ’in Musulu ele geçirmesiyle birlikte, artık “eskisi gibi olmayacak” yeni bir durumla karşı karşıyayız. Bu durum Kürtler arası birliğin yaşamsal önemini bir kez daha tartışmasız bir şekilde somutlamıştır.

Neredeyse %40’ı Kürdistan Bölge Yönetiminin egemenlik alanı dışında kalan Kerkük ve diğer G.Kürdistan topraklarının, DAİŞ’in bu adımıyla birlikte, Güney Kürdistan’daki ulusal birlik sayesinde, Kürdistan Hükümeti Pêşmerge gücü tarafından kontrol altına alınması sağlanmıştır. Güney Kürdistan birleşik halde, fiilen Kürdistan Hükümeti’nin ve Parlamentosu’nun yönetimine girdi. 18.06.2014 günü de, 8. Kabinenin oluşturulmasıyla, Kürdistan Ulusal Birlik Hükümeti Kürdistan Parlamentosu’ndan onay aldı. Bundan sonraki süreçte nasıl bir gelişim seyrinin yaşanacağını tümüyle kestirmek elbete ki zordur. Ama, Kürtler ulusal birliklerini korudukları sürece, bölgesel ve uluslararası güçler dengesine göre , konfederal ya da bağımsız devlet seçeneklerinden birinin öne çıkacağını söyleyebiliriz.

Yaşanan son gelişmeler, bir bütün olarak Kürt ve Kürdistani güçlerin dört parçadaki birlik sorununlarını tekrar sıcak bir gündem maddesi olarak tartıştırmaya başladı. Daha önce çalışmaları durdurulan ‘’Kürt Ulusal Kongresi’’nin tekrar canlandırılması önerileri gündeme gelmektedir.

Birliğin yaşamsal önemini tartışmaya açacak değilim. Ama tarihsel olarak birlik konusunda karnesi zayıflarla dolu olan bir ulusun evlatları olarak , halen de birlik olamama konusunda önemli oranda ‘’atalarımızı aratmadığımız’’ inkar edilemez bir gerçekliktir.

Tipik bir tutum olarak, Kürdistan’ın hangi parçasında olursa olsun, çoğu kez ’’güçlü’’ olanın değil, ‘’zayıf’’ olanın birlik talebini gündeme taşıdığını görebilmekteyiz. Zaman zaman da, aslında gerçek anlamda ulusal birlik ruhundan uzak olanların konjonktürel ihtiyaçlardan ötürü birliğe vurgu yaptıklarına ve ‘’amaç hasıl olunca’’ da kendi yollarında yürüyerek ulusal birlik fikrini bir tarafa bıraktıklarına tanık olabiliyoruz.

Bugün birlik vb. tartışmaları gündemleştirmeden önce, bu birliğin zeminlerini oluşturacak bir ahlaki ve kültürel ortamın oluşturulması lazım. Birliğin, manevi, siyasal, kültürel ve sosyal zeminlerini tahrib edecek her türlü söylem, propaganda ve tutumun ulusal demokratik mücadeleye zarar verdiği, vereceği açıktır. Birliği işimize geldiğinde ‘’ısıtacağımız’’ bir malzeme olmaktan çıkarmalıyız. Birlik meselesine ‘’taktik’’ bir yaklaşım yerine stratejik bir bakış açısıyla yaklaşılması gerekmektedir. Gerçekten de başarının en önemli anahtarının birlik olduğunu yaşam defalarca kanıtlamıştır.

‘’Kürt Ulusal Kongresi’’ çalışmalarını başlatan ve sürüncemeye bırakan yerel, bölgesel ve uluslararası aktör ve faktörlerin varolan gerçekliği, Rojava’da süregelen ciddi anlaşmazlıklar, bu süre zarfında Kürtler arası gelişen gerginlikler, sadece çatışmasızlığın bize kazanç olarak kaldığı ve aslında ‘’çözümsüzlük süreci’’ olarak ifade edebileceğimiz ‘’süreç’’in geldiği aşama, Güney Kürdistan’ın ve Irak’ın mevcut yeni durumu vb. bir çok etmen dikkate alındığında, ‘’ulusal kongre’’ gibi üst bir hedef yerine, bugün olabilirlik ihtimali olan makul bir noktadan adım atmak, daha gerçekçi ve yol açıcı olacaktır. Bu da Kürt ve Kürdistani güçler birlik platformu vb. bir girişim olabilir.

Böylesi bir birlik için atılacak ilk adım, Kürtlerden çok, Kürt karşıtlarına yarayan , Kürtlerin duygu ve bilinçlerinde derin yaralar açan , her türlü kirli saldırı ve kara propagandalara bir daha dönmemek üzere son vermektir. Bu konuda, herşeyden önce, olabilecek en geniş Kürt ve Kürdistani siyasal çevreler bir araya gelmeli, bu türden propagandaların yapılmayacağı konusunda bir ‘’ön akid’’ oluşturmalı ve herkes bu akde uyacağını, uymayanı da kınayacağını kamuoyuna deklare etmelidir. Daha ciddi birlikler kurmadan önce atılacak ilk adım bu olmalıdır.

İkinci adım ise, ulusal barışı esas alan, kardeş kavgalarını mahkum ederek Kürtler arasındaki her türlü sorunun giderilmesinde diyalogun, şiddet dışı söylem, propaganda, yol ve yöntemlerin esas alınacağını belirten bir mutabakat metni kayıt altına alınmalıdır. Devamla, en geniş kesimlerin anlaşabilecekleri ortak bir asgari ulusal talepler çerçevesi belirlenebilir. Bu temelde de bir ‘‘Kürt ve Kürdistani Güçler Birlik Platformu’’ oluşturulabilir.

Bugün ‘’Ulusal Kongre’’ gibi mevcut konjonktürde hem gerçekleşmesi hem de organizasyonu zor olan bir adım yerine, daha makul, yapılabilecek, gerçekleşebilir böylesi bir adım ile bu tarihsel birlik ihtiyacının temelleri atılabilir, atılmalıdır. Bunun için de öncelikle Kuzey Kürdistan’da bu yaklaşımı kabul edebilecek en geniş Kürt ve Kürdistani siyasi parti, örgüt, grup ve çevreler bir araya gelerek , kimsenin kendisini kimseye dayatmadığı, gerçek anlamda birliği içeren bir ilk adım atabiliriler. Bunun, daha sonra dört parçadaki siyasal güçleri de kapsayacak şekilde, geniş bir platforma dönüştürülmesi için samimi adımlar atılmalıdır. ‘’Kürt Ulusal Kongresi’’ çalışmalarındaki tecrübeler ve orada oluşan alt yapıdan da yararlanarak, böylesi mütevazi bir ‘’birlik platformu’’ , dört parçayı kapsayacak şekilde geliştirilmelidir. Burdan başlamak daha doğru olacaktır.

Bu çalışmalarla samimi ve gerçek bir birlik kültürü geliştirilebilir ve öznel ve nesnel koşulların elvermesiyle de daha kalıcı ve kurumsal birlikler(Kongre,Meclis vb.) için bir ön adım olarak bir Konferans düzenlenebilir.En son adım da Ulusal Kongre olabilir.Daha önce alt yapısı hazırlanmaksızın, PDK ve PKK’nin kararı ve insiyatifiyle hızla gündeme gelen ‘’Kürt Ulusal Kogresi’’ni, tüm eleştri ve kaygılarımıza rağmen destekledim. Buradaki temel parametremiz de, katılarak daha iyi bir sonuç alınmasını etkileyebilmek ve Kürtler arası diyalog, hoşgörü ve birlik sürecine yapabileceği katkıları güçlendirmekti. Bu amaçla destekledim. Ama ‘’Ulusal Kongre’’ çalışmasını başlatanlar aynı hatayı bugün ikinci kez tekrarlamamalıdırlar. ’’Ulusal Kogre’’yi bir kez daha bu belirliksizlikler içinde gündemleştirmek, daha doğmadan bir kez daha ölümüne sebep olmaya yol açacaktır. Bu tür ulusal ve tarihsel değeri olan çalışmaları , günü birlik yaklaşım ve ‘’gel-git’’lerle yıpratmamak lazım. Gerçekleşebilirliği mümkün olan bir ‘’birlik platformu’’ adımı, daha makul , daha gerçekçi ve daha verimli olur.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89