• BIST 98.314
  • Altın 143,977
  • Dolar 3,5732
  • Euro 3,9941
  • İstanbul 18 °C
  • Diyarbakır 14 °C
  • Ankara 15 °C
  • İzmir 20 °C
  • Berlin 15 °C

Kürt Sorununu yalan ve şiddet çözemez!

Ergun Babahan

Havuzun kalemşörleri müzakere sürecinin çıkmaza girmesinden sorumlu tuttukları HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve partisine yüklenmeye devam ediyor. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu için yaptıkları yayınların bir başka çeşidini Demirtaş için yapıyorlar.

Kılıçdaroğlu’na yaptıkları bildiğimiz taktik. Kemal Bey’in Paralel Çete’nin elinde seks kasetleri varmış, o yüzden bu yapının dediklerini yapmak zorundaymış.

Demirtaş’a yapılan ise, Abdullah Öcalan ile mücadele içinde gösterilip halk desteğini zayıflatmak ve yalnızlaştırmak. İmralı’ya sıkıştırılmış Öcalan’ın her talebe evet diyeceğine, Erdoğan’a başkanlık yolunu hiç bir ek istekte bulunmadan açacağına inanıyorlar.

Habertürk gazetesi, Öcalan’ın müzakere sürecinin devamı için ön koşul olarak koyduğu 10 maddelik listeyi yayınladı. Talepler arasında seçim barajının yüzde 3’e düşürülmesi, Kürt kimliğinin anayasada tanınması, terörle mücadele yasalarında değişiklik yapılması, ana dilde eğitim hakkı, kadının toplumsal konumunun güçlendirilmesine yönelik önlemler alınması gibi talepler olduğu iddia ediliyor.

AKP ATEŞLE OYNUYOR

Havuz medyası, Kandil’in de arkasında durduğu bu talepleri hükümetin talimatı doğrultusunda görmezden geliyor ve aklınca HDP’yi köşeye sıkıştırmaya çalışıyor. AKP’nin gözü o kadar dönmüş ki, ateşle oynadığını farkında değil.

Öcalan ve Kandil’in talebinin aksine davranıp terörle mücadele yasalarını yumuşatmak bir yana, HDP’li vekilleri Meclis’te döverek sindirme pahasına İç Güvenlik Yasası’nı geçirmeye çalışıyor.

Bu yasanın Türkiye’yi bölgeyi, 12 Eylül döneminden beter bir hale getireceği, halkın can ve mal güvenliğini AKP’nin il ve ilçe başkanı gibi çalışan vali ve kaymakamlara emanet edeceğini sağır sultan bile duydu. Bu yasanın bölgede yaratacağı büyük sıkıntıların Türkiye’yi Suriye benzeri bir ortama sürükleyeceğini göremeyenler, Öcalan’ı İmralı’da yalnızlaştırmaya çalışarak tehlikeli bir oyuna girişiyorlar.

Kandil ve Öcalan’ın bir uyum içinde çalıştığını doğru okuyamayan, HDP’nin etkileyici olduğunu fakat belirleyici olmadığını göremeyenler, yanlış hesaplara girişiyor.

Toplumun birbirine nefretle baktığı dönemler, toplumsal olaylara gebe dönemlerdir. Eğer, kamu düzeni adam öldürmekle sağlanacak olsaydı, Suriye bugün en güvenli ülke olurdu. Dün Suriye’deki gelişmeleri doğru okuyamayanlar, bugün Türkiye’yi de yanlış okuyor.

BAŞBAKAN’A ANLATILMALI

Öcalan’ı bu kadar günlük siyasetin içine çekip her krizde devreye sokma çabası, etkisini zaman içinde azaltmaktan başka bir sonuç vermez. Son gelişmeler gösterdi ki, böyle bir durum ne ülkenin, ne AKP’nin hayrınadır.

AKP’nin bölge milletvekillerinin derhal devreye girip gidilen bu yolun tehlikelerini başta Başbakan Davutoğlu olmak üzere partinin önde gelenlerine anlatmaları gerekir.

Müzakere sürecini yürüten MİT Müsteşarı Hakan Fidan belki de bu gerçeği anlatmaktan yorulduğu ve sonuç alamadığı için istifa etmiş ve siyaseti seçmiştir.

  • Yorumlar 2
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89