• BIST 106.843
  • Altın 142,630
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 25 °C
  • Diyarbakır 31 °C
  • Ankara 24 °C
  • İzmir 28 °C
  • Berlin 24 °C

Kürt sorununda CHP faktörü

Oral Çalışlar

Şiddet sarmalından çıktıktan sonra, konu yeniden ve kaçınılmaz olarak müzakere edilecek ve masaya yatırılacak.

CHP konusunda kafalarımız karışık. Nasıl karışık olmasın ki, eski YARSAV Başkanı Emine Ülker Tarhan konuşuyor, endişeden yerimizden zıplıyoruz. CHP’nin Ergenekon avukatlığı sürüyor. Silvan saldırısı üzerine, akıl, izan dolu bir açıklama yapan Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu’nun söyledikleri, partinin resmi sitesinden uçuruluyor. Genel Başkan Kılıçdaroğlu, seçim kampanyası boyunca dile getirilen Kürt sorununda çözüm anlayışına ters sayılabilecek, “Askerin moralini bozdular, her şey bu yüzden oldu” türünden değerlendirmeler yapıyor.

CHP’den umudu kesmek istemiyorum. Bu lüksümüz yok. Bu ruh halindeyken Tanrıkulu’nun Habertürk’ten Belkıs Kılıçkaya’ya yaptığı açıklamaları dinliyorum, “İşte tamam, CHP böyle davranırsa çözüm için önemli bir imkân ortaya çıkar” demek gereğini duyuyorum.

Ne diyor Tanrıkulu: “Güvenlik politikalarıyla bu iş çözülemez. 20 yıl önce yapılanları tekrar ederek çözülemez. Hükümet bir projeyle, programla gelsin, buna açığız. Devlet görevlileri Öcalan’la görüşüyor. Ne görüşüyorlar? Ana muhalefet partisi olarak bize neden hiçbir şey söylenmiyor? Öcalan görüşmelerden sonra ‘Barış Mutabakatı’ndan söz etti. Neydi bu? Ondan sonra da ‘Hükümet ve PKK beni taşeron olarak kullandı’ ifadesini niye kullandı? Bize bunlar anlatılsa, birlikte bir çözüm aransa... Neden yapılmıyor?”

Hükümet-CHP ilişkisi

CHP ile hükümet arasında Kürt sorununda ciddi bir kopukluk olduğu açık. Böylesi kritik ve Türkiye’nin geleceğini, iç siyasi dengeleri etkileyecek bir konuda hükümetin CHP ile konuşmaması anlaşılır gibi değil. AK Parti kurmayları, belki de kendilerince haklı olarak “Ne konuşacağız, her şeyi bizimle mücadele ve polemik konusu yapmak için kullanıyorlar” diyebilirler.

Ancak konu hassas. Siyasi kaygıların üzerine çıkmak gerekiyor. Tanrıkulu, bizlerin yıllardır üzerinde durduğumuz bir konuyu yeniden vurguladı: “Bu mesele PKK ile, BDP ile tartışma konusu olmaktan çıkıp tamamen toplumsallaşıyor.” Bölgede ve Kürtler arasında değişik bir psikoloji oluşuyor. Yani bir anlamda kopuş yaşanıyor. Dönüşü mümkün olmayan bir duruma doğru gidiyor.

Çıta giderek yükseliyor

Kürt sorunu, 10 sene önce, belki 5 sene önce, hatta Habur girişleri sırasında çözümü daha kolay bir sorundu. O zaman, Kandil’deki PKK’lıların nereye gideceği; hakkında yakalama kararı olmayanların normal şekilde evlerine dönebilecekleri; genel bir af kanunu çıkarılacağı planlanmıştı. O gün belki de bir uzlaşma ile PKK’nın silah bırakması büyük ölçüde sağlanabilecekti.

Şimdi PKK tarafında bunun yeterli sayılmadığı yönünde bir anlayışın egemen olmaya başladığını görüyoruz. PKK (Kandil), süreçte daha aktif ve kalıcı bir rol oynamak istiyor ve çözümün sonrasında da var olmak istiyor gibi. Bu yeni bir durum olarak kabul edilebilir.

Şiddet sarmalından çıktıktan sonra, konu yeniden ve kaçınılmaz olarak müzakere edilecek ve masaya yatırılacak. Bunun mümkün olduğunca zaman geçirmeden yapılmasında yarar olduğunu söyleyip duruyoruz. Devlete hâkim olan anlayış ise hep süreci ertelemeyi tercih etti.

Sürünceme, kilitliyor

KCK tutuklamalarının ne kadar yanlış olduğu bile anlaşılmadı. Hâlâ ısrar ediliyor. Bunun bir yargı meselesinden ziyade siyasi tutum olduğu ortada. Aynı şekilde, anadilin öğretilmesi noktasında da yeterli bir adım atılmadı. Bu yanlış tercihler, sürünceme politikaları, şiddet eğilimine güç verirken Kürtlerin kopuş ruhunu da olumsuz yönde körükledi.

Tanrıkulu’nun söyledikleri ne kadar CHP’nin genel eğilimini yansıtıyor, bundan emin olamayız. Ancak CHP içinde çözüme destek verecek bir görüş olması bile önemli. Hükümet, çözüme yönelirse CHP içinden destek verecek bir eğilim bulunduğunu da hesaba katarak işe başlayabilir.

Bugün acilen, Kürt sorununun çözümünde bir siyasi mutabakat arayışı içine girmek gerekmektedir. Heronlarla, yeni polis birlikleriyle, “Şu kadar PKK’lıyı etkisiz hale getirdik” açıklamalarıyla gün kurtarılabilir, ama bunlar yaraya merhem olmaz.

Başbakan, ilk adımı CHP ile bir araya gelerek atabilir...

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89