• BIST 97.726
  • Altın 145,622
  • Dolar 3,5781
  • Euro 4,0001
  • İstanbul 19 °C
  • Diyarbakır 14 °C
  • Ankara 10 °C
  • İzmir 16 °C
  • Berlin 20 °C

Kürt sorunu: İşin başındayız

Ali Bayramoğlu

Türkiye kimi derin sorunlarına çözüm buldu.

Laiklik, kamu alanı, yaşam biçimi meselesi bunlardan birisiydi. 28 Şubat sonrası başlayan toplumsal deneyim sürecinin, 2002 Kasım seçimleriyle hız alan yeni elitler döneminin ve eski düzenin adım adım yıkılmasının, en önemli ve etkili sonuçlarından birisi bu sorunun toplum ve demokrasi eliyle ve ana hatlarıyla çözülmüş olmasıdır.

Bugün farklı sorunlar içinde seyrediyoruz.

Bunların bir kısmı yeni, bir kısmı dünden kalma diğer derin sorunlar…

Şeffaflık ve demokrasi, elbette toplumsal deneyim, deneyimin üreteceği meşruiyet bu sorunları çözmek için eldeki en önemli araçlardır.

Ancak bir sorun var ki, bu tür araçlara dirençli davranıyor. Hatta bu tür araçları kendisine mal ederek çapını büyütüyor.

Bu sorun, Kürt sorunudur.

Türkiye Kürt sorununu yıllarca politik ve toplumsal bir sorun olarak kabul etmedi. Bir asayiş meselesi, iç ve dış destekli eşkiya ya da kalkışma işi olarak gördü. MHP örneğinde olduğu gibi bunu bugün hala böyle görmeye devam edenler, böyle görmeyi tercih edenler var.

Bu tür bir tanımın gerektirdiği asayiş politikaları Türkiye'ye pahalıya patladı.

Askeri vesayetin derinleşmesine bahane oluşturdu.

Hatırlanacak olursa EMASYA Protokolü'nün bir gerekçesi de olağanüstü halin ardından oluşacak boşluğu gidermek olarak tanımlanmıştı ve Güneydoğu'da tüm siyasi karar ve eylem mekanizması bu yolla adeta askere terkedilmişti.

1980-2000 arası askeri önlemler Kürt sorununu dindirmek bir yana sadece derinleştirdi. Tepkiyi ve bölgedeki milliyetçiliği besledi.

Kürt sorunu Kürt siyasi hareketiyle, milliyetçilikle, siyasi taleplerle iç içe girdi. Kitleselleşti.

Ve sisteme bakışını adım adım değiştirmek zorunda kaldı…

1999-2002 arası bu değişimin ilk işaretleri görülmeye başlandı. Ancak asıl start 2002'den sonra verildi. Ve devletin Kürt meselesine yaklaşımı iyice farklılaştı.

Yeni yaklaşım Kürt kökenli vatandaşların taleplerine kulak verilmesi, sorunu bu talepler ve Kürtlerin karşı karşıya kaldığı (faili meçhul cinayetlerden horlanmaya uzanan) ayrımcı politikalara son verilmesi üzerine oturdu.

Yeni dönemde asayiş politikalarının yanına, demokratikleşme, demokratik haklar üzerinden kültürel taleplerin tatmin edilmesi çabaları eklendi. Kürtçe dili, Kürtçe seçmeli ders, Kürtçe televizyon gibi pek çok adım bu çerçevede atıldı. Bölgeye kaynak aktarımı, bölgeye yönelik yoğun bir siyaset ve hizmet mekanizmasının harekete geçirilmesi, insan hakları ihlallerine dikkat kesilme, JİTEM dönemi cinayetlerini ele alan yargı süreçlerinin başlaması bu istikamette atılan belirleyici adımlar oldular.

Türkiye'nin Kuzey Irak politikasının değişmesi, Barzani'yle kurulan yakın ilişkiler bu adımlara paralel seyreden önemli değişim hamleleriydi.

Ancak kabul etmek gerekir ki, asayiş önlemleri nasıl sonuç vermediyse, demokratikleşme istikametinde atılan adımlar da istenilen sonucu vermedi.

Hükümetin kırmızı çizgileri ortada…

Bunlar, siyasi özerklik, siyasi temsil, bu çerçevede eşit muhataplık…

Sunduğu ise yukarıda da söylediğimiz gibi, bireysel tüketim çerçevesinde kültürel haklar, etkin bir siyaset ve hizmet…

Bölgedeki Kürt dinamiklerini, milliyetçi dalgayı, hakim siyasi bakışı, daha doğrusu bunların önemli bir damarını temsil eden Kürt siyasi hareketi, siyasi iktidarın sunduklarına mesafeyle bakıyor. Bunları kendisinin tasfiye edilmesinin araçları olduğunu söylüyor.

Bu hareketin ana politikası ve talebi siyasi haklar, Kürtlerin kendilerini bir şekilde yönetmelerinin önünü açmak…

Sorun bu iki arayışın ilk aşamada hiç olmazsa temas etmeleridir.

Ancak bir yandan fezlekeler, öte yanda yine hız alan KCK operasyonları, temas ve çözüm beklentileri..

Kısa vadede bunların iç içe girmesi pek mümkün görünmüyor..

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89