• BIST 82.300
  • Altın 147,981
  • Dolar 3,8287
  • Euro 4,0719
  • İstanbul 7 °C
  • Diyarbakır 7 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 10 °C
  • Berlin -1 °C

“Kürt sorunu” devrimi

Yavuz Delal

“Kürt sorunu”; Türkiye Cumhuriyetinde, Türkiye Cumhuriyeti ölçütü içinde düşünen ve eylemde bulunan insanların ve özellikle inanan insanların hak, adalet ve hürriyetlere ilişkin bildiklerini ve bildiklerinin kudretine ilişkin inanma biçimlerini, geri dönüşü olanaklı kılacak bütün gemileri yakmış nitelikle, kökten değiştirmiş ve alt üst etmiş bir “devrimin” adıdır.

Evet, “Kürt sorunu” bir sorundur; ve fakat aynı zamanda bir sorun olarak devrimdir. Bu devrim, AKP iktidarıyla birlikte İslami devrimcileri de devirmiştir. Daha doğrusu aslında İslami devrimcilerin devrimci olmadığını göstermiştir. Bu, inanan insanların özellikle sosyal ve politik olarak inanma ölçütlerinin maskelerinin düştüğü anın devrimidir de.

"Kürt Sorunu", inanma bütünselliğinin düşünme ve eylemde bulunma imkânlarının hakikate uygunluğu veya uygunsuzluğu bakımından minnettar olacağı bir devrimdir. Bu, insanlığımızın ölçütü olan bir devrimdir. Evet, "Kürt sorunu" bir sorundur; ve fakat kendi içinde insanlık ölçütünü barındırdığı için de bir devrimdir.

"Kürt Sorunu”yla birlikte (dönüşüm) geçiren fikirler, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde özellikle inanan Kürtlerin ve inanan Kürt olmayanların bugüne değin yaşadığı ve gerçekliğe ilişkin yaşayabileceği en köklü devrimi yaşamıştır.

Hakikate dair bilgiyi tüm çıplaklığıyla ortaya döken "Kürt sorunu" devrimi; iki şeyi açıkça kanıtlamıştır.

"Kürt Sorunu":

1- Türkiye Cumhuriyetinde Kürt olmayan inanan devrimcilerin ve kanaat gruplarının, toplumsallıkları çerçevesinde Türkiye Cumhuriyeti ölçütüyle düşünme ve eylemde bulunma imkânına sahip olduğunu ve Cumhuriyet tarihinde ve özellikle AKP'yle birlikte inanan Kürt olmayanların asla hak, adalet ve hürriyetler için ölüme yatmadığını ve de yatmayacağını göstermiştir.

2- Türkiye Cumhuriyetinde inanma bütünselliğinin Kürtlerle Kürt olmayanlar arasında yeterli bir anlaşma-bilişme unsuru oluşturmadığını ve inanma biçimini hak, adalet ve hürriyet eşliğinde mevcut sosyal ve siyasal dokuyla ilişkilendiren Kürtlerin Kürt olmayanlarla inanma bütünselliğini parçaladığını göstermiştir.

Kürt olmayanlar bakımından Cumhuriyet Türkiyesinin en önemli niteliksel süreci olan İslami camianın bin bir türlü sosyal ve siyasal zorluklardan sonra iktidara gelmesini ve CHP'den sonra Türkiye Cumhuriyetinin ikinci tek parti devrimini gerçekleştirmesini kategorik olarak ayrı tutacak olursak, "Kürt sorunu" devrimi; Türkiye Cumhuriyetinde süregelen bütün sorunları geride bırakmış ve iddia edilen nitelikli bütünlüğü temelinden sarsmıştır. "Kürt sorunu" bir devrim olmasaydı, bu olgusal sorunlar geride kalmaz ve bu sarsıntı gerçekleşmezdi.

Güncel “ölüm oruçlarının” da niteliksel olarak içinde yer aldığı bu devrim; inanan Kürtlerin Kürt olmayanlarla hak, adalet ve hürriyetler üzerinden zihniyet dönüşümünü sağlayan temel köktür.

Ve bu kök; tüm Kürtlerin olması gerekene, yani hakikate dair bilgiye ilişkin düşünme ve eylemde bulunma biçimini bir bütün olarak yeniden gözden geçirmesini gerektiren fikirsel bir devrimdir.

Ve eğer "Kürt sorunu" aynı zamanda bir devrim ise, bu devrimin üzerimizdeki etkisi radikal değişmelerle söz konusu olacak ve zihniyet değişimi köklü eylemlerle kendini güncelleyerek sahnedeki yerini alacaktır.

Bu bakımdan; güncel "ölüm oruçları", ölüm orucuna yatanları dahi aşan bir zihniyet dönüşümüdür aynı zamanda. Zihniyet dönüşümünün devrimsel niteliğini ve bu devrimin radikal köklerini anlamamış olanlar, "ölüm oruçlarını" nasıl anlayabilirler!?

"Kürt sorunu"; Türkiye Cumhuriyeti ölçütü ile hareket edenlerin ne veya neci olurlarsa olsunlar her şeyden önce yalnızca Türk olduklarını; olması gerekenin, yani hakikatin bilgisinin ölçütüyle hareket edenlerin ise, ne veya neci olurlarsa olsunlar aynı zamanda Kürt olduklarını gösteren bir devrimdir.

Mesela;

Türkiye Cumhuriyeti ölçütüyle hareket eden İslami camia; hak, adalet ve hürriyetler için "Kürt sorunu"nda İslami değil, yalnızca Türk’tür.

ve

Olması gerekenin ölçütüyle hareket eden İslami camia ise; hak, adalet ve hürriyetler için "Kürt sorunu"nda yalnızca İslami değil aynı zamanda Kürt’tür.

  • Yorumlar 5
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89