• BIST 89.695
  • Altın 145,860
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • İstanbul 8 °C
  • Diyarbakır 12 °C
  • Ankara -1 °C
  • İzmir 8 °C
  • Berlin 4 °C

Kürt siyasetine ilişkin

Yavuz Delal

Fiili bir durum olarak, doğru biçimde adına “Kürt siyaseti” denilen olguyu daha iyi anlayabilmek için diasporanın da içinde yer aldığı Kürdistan’daki veya Kürt halkı arasındaki ona dair yaklaşımları ana hatlarıyla bilmemiz lazım gelir.

Hem Kürdistan’ı hem de Kürt halkını kapsayan tabir ile Kürdistanlı yaklaşımların, Kürt siyasetini temel iki kategori altında ihtiva ve himaye ettiği çıkarımında bulunmak mümkündür.

Kürt siyasetine içerik ve biçim veren bu temel kategoriler kendi içerisinde de ayrı alt kategorilere sahiptir; ve ne temel kategoriler ne de alt kategoriler tam olarak homojendir. Yani alt kategorilerle birlikte temel iki kategori de tam olarak aynı tarz dünya görüşüne sahip üyelerden/unsurlardan müteşekkil değildir.

Homojen olmayan bu kategorilerin aralarında üye ve aktivite transferlerinin sıklıkla yaşanması kategorilerin karakteristik olarak statik ve sekter olmadığını, aksine konjonktürel gelişmelere ve üyelerin içinde bulunduğu sosyopsikolojik, sosyoekonomik ve sosyopolitik şartlara bağlı olarak dinamik, değişken ve elastiki olduğunu gösterir. Bu bakımdan da Kürt siyaseti oldukça kaygan bir zeminde yürütülmektedir.

Kürt siyasetini ihtiva ve himaye eden Kürdistanlıların temel yaklaşımlarını en genel anlamda şu iki hatla formüle etmek mümkündür:

1- Siyaseti “Kürt sorunu”na alet eden Kürt siyaseti:

Bu kategoriyi; “Kürt sorununun tarihsel özünü barındıran ana arter veya ana damar olarak siyaseti egemenliğin hizmetine veren, siyaseti egemenliğe ilişkin özgürlüğün bir kaldıracı olarak elverişli gören Kürt siyaseti” şeklinde tanımlamak mümkündür. “Kürt sorunu”nun ana temasını oluşturan bu kaynak Kürdistanlıların egemenliğine ilişkin tarihsel Kürt siyasetidir. Bu siyaset, içeriğini teşkil eden temel egemenlik karakteri dolayısıyla takipçilerinden bağımsız ve onların fevkinde olan bir siyaset biçimini ister istemez doğurur. Bu siyaset hem insanlık vicdanının hem de insanlık vicdanıyla örtüşmemesi mümkün olmayan İslam’ın doğru veya doğruya en yakın bulacağı siyaset biçimi olarak karşımıza çıkar. Bunun sebebi aslında çok basittir; zira insanlık vicdanına ve inanca tekabül etmeyen bir siyasetin akla ve gönle hükmedip süreklilik kazanması, yüzlerce yıl sürdürülebilir olması neredeyse imkânsızdır. Kürt siyasetinin bu kategorisinde yürüyen unsurlar yalpalanabilir, kaygan zeminde pistin dışına çıkabilir, ama siyaseti egemenlik için elverişli kılmanın iradesi bundan etkilense de toparlanmakta zorlanmaz.

2- “Kürt sorunu”nu siyasete alet eden Kürt siyaseti:

Bu kategoriyi; “şartlar gerektirdiği zaman Kürt sorununu siyasi ve ideolojik bir manivela olarak kullanan Kürt siyaseti”şeklinde tanımlayabiliriz. Bu, "Kürt sorunu"nu bireysel, cemaatsel veya partisel çıkara alet eden siyaset biçimidir. Bu kategoride hem başlangıçta ilk kategoride yer alıp zaman içerisinde bireysel veya grupsal politik çıkarını önceleyenler hem de ilk kategorinin geldiği nokta itibarıyla “Kürt sorunu”ndan uzak durmanın anlamın kalmadığı veya uzak durmanın mümkün olmadığı bir aralıkta siyaset yapmak durumunda olanlar yer alır. Bunlar “Kürt sorunu”nu paradoksal biçimde kaynağından uzaklaşarak siyasete konu edinmektedir. Bu yüzden de doğal olarak paradokstan çıkamazlar; muvakkat bir siyasettir ve yalnızca çıkarların örtüşmesiyle mümkündür.

Kategorilerden ilki kuramsal ve duygusal olarak ikincisinden; ikincisi de pratik ve pragmatik olarak ilkinden güçlü siyaset biçimleridir. Bunları birbirinden ayırmak çok zor olduğu gibi, ayırmamakta insafsızlık olurdu. Tabii olarak kategoriler bu biçimde Kürt siyasetinde ifade edilmez; ama Kürt siyasetindeki duygusal ve kılgısal sorunlar, kafa karışıklıkları, meddücezirler, itham ve hakaretler bu aralıkta dolaşmaktadır. Vakıa olarak veya fiili durum olarak bir Kürt siyasetinden bahsetmek mümkün olsa da, bu siyasetin içerik ve biçiminin netlik kazanması zaman alacak gibi durmaktadır.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89