• BIST 82.300
  • Altın 148,344
  • Dolar 3,8298
  • Euro 4,0711
  • İstanbul 4 °C
  • Diyarbakır -4 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 7 °C
  • Berlin -1 °C

Kürt halkının güvencesi Newroz ateşidir

Ömer Ağın

Amed başta olmak üzere Kürt illerinde büyük bir hareketlik yaşanıyor. Yediden yetmişe herkes ayakta ve devrim mücadelesinin başarısı için çalışmakta. İmralı görüşmesinin hemen ardından başta Kürt Özgürlük Hareketi’nin bütün bileşenleri olmak üzere Kürt halkı bir yandan barışa açılacak yolun temizliği için kendine düşeni yapmaya çalışıyor, diğer yandan bu yolun üzerindeki baskı ve gediklerin yarattığı tedirginliğin stresini taşıyor. Her şeye rağmen ilk kez bu kadar içten ve ciddi bir şekilde “barış” istemi öne çıkmış durumda. Ancak nasıl bir barış olacak, bu barışa nasıl gidilecek, kimlerin bu süreçte nasıl yer alacağı konusunda henüz bir netlik olmadığı için herkes kaygılı, tedirgin ve ürkek.

Kürt halkı daha şimdiden “güçler teorisine” (kim güçlü, kim güçsüz) bakmadan ve “dış güçler” Kürt sorununda nasıl çözüm istiyor tavrına takılmadan hak ve hukuk temelinde her iki tarafın bir uzlaşma yaratması gerektiği çalışmasını gündeminin başına almıştır. Yol temizliği ancak böylesi bir anlayışla ilerleyebilir anlayışı daha şimdiden egemen duruma gelmiş durumda. Bölgede hızlı değişiklikler, politik tutumun değişimini de birlikte getirmiştir. BDP ve Kürt Özgürlük Hareketi “Ortadoğu’da son siyasi gelişmeler ve Kürt sorununa demokratik çözüm arayışı” yol haritasını Kürt halkıyla konuşmak, tartışmak, düşünce ve eleştiriler almak amacıyla tüm bölgede paneller ve söyleşiler düzenlemekte. Bu çalışmalarda Kürt halkının düşünceleri, kaygıları titizlikle kayıt altına alınıyor. Bu panel ve seminerlerde en çok konuşulan, tartışılan ve sorulan konulardan biri de Rojava Kürtlerinin yaşadığı devrim sürecidir. Rojava Kürtlerinin statüye kavuşması ve bu statünün güvence altına alınması başta Kuzey Kürtleri olmak üzere Kürdistan’ın tüm parçaları için yeni bir konum oluşturduğunun altı çizilmektedir. Kürtlerin demokratik birliği önemli bir kazanım haline gelmiş ve başka Kürt Özgürlük Hareketi olmak üzere tüm Kürtlerin katkısıyla konum kazanmış. Rojava kazanımlarının korunması gündemin önemli başlığı olmuş durumda. Daha da önemlisi demokratik bir Suriye için ve Kürdistan’ın tüm parçalarının sarmalın bir üst halkasında, yeni bir statü kazanmaları için önemli bir mevzi oluşturmuştur.

Kürdistan’ın büyük bir devinim içinde olduğunu gösteren önemli bir gösterge de 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlamaları oldu. Daha 8 Mart’a günler kala Kürt kadınları rengarenk giysileriyle alanlara çıktılar. Kürdistan’ın her şehri adeta gelincik tarlasına döndü. 8 Mart kutlamaları Kürt kadınlarının, Kürdistan devriminin önemli bir etmeni ve devrimin öncü güçlerinden biri olduğunu bir kez daha dosta düşmana gösterdi. Paris’te katledilen üç Kürt kadını ölümsüzleştiren bir 8 Mart kutlaması gerçekleştirildi. 8 Mart kutlamaları aynı zamanda Rojava başta olmak üzere Kürdistan devriminin nasıl yönetildiğini de gösterdi...

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlamaları heyecanı ve coşkusu şimdi yerini Newroz kutlamalarına bırakmış durumdadır. Eşitlik ve özgürlük isteyen Newroz ateşi, günlerdir Kürdistan’ın her dağında, her şehrinde, her semtinde, her sokağında bir başka biçimde yanıyor. Kürt halkı bu Newroz’a çok önem veriyor ve başka bir anlam yüklüyor. Newroz Kürt halkına statü kazandırsın istiyor. Kürt halkı, bu Newroz halklar arasında eşitlik sağlasın ve Türkiye’ye demokrasi getirsin istiyor. Bu Newroz’un, Ortadoğu’da körüklenen savaş ocaklarının sönmesine katkı sunmasını ve Kürt coğrafyasında çizilen suni sınırların tamamen işlevsiz kalmasını istiyor. Kürt halkı, bu Newroz’un Türkiye devleti ve hükümetinin emperyal amaçlarından vazgeçmesini ve komşularıyla barış içinde yaşam getirmesini istiyor.

Bu istemlerin Kürt halkına yeni görevler yüklediğini de biliyor. Newroz ateşinin yandığı her yere gidildiğinde bunu görmek olası. Amed’in Yenişehir semtinde Newroz ateşi yakan bir grup gençle sohbet ediyorum. Gençlerden biri soruyor: “Abi biz bu devlete güvenmiyoruz. Bunların bizi tekrar kandırmadıklarını nereden bilelim?” Benim yanıt vermeme kalmadan yanımızda duran başka bir genç sorunun cevabını yapıştırıyor: “Bunların düne kadar Kürdistan yönetimine, bizlere neler söylediklerini hatırlayalım: ‘bunlar feodaldir, çarık giyenlerdir, ilkeldir, cahildir’ diyorlardı. Bugün bizler olmasak başlarına ne geleceklerini görüyorlar” diyor ve “Kürtlerin güvencesi onların mücadelesidir” diyerek sözünü bitirdiğinde Kürt halkının geldiği yeri net bir biçimde vurguluyordu.

Newroz hazırlıkları ve partiyi güçlendirme çalışmaları bir bütün olarak içi içe geçmiş durumda. Kürt halkı Amed’de kutlayacağı Newroz’un görkemliliği ve olgunluğunu tüm dünyaya gösterme çalışmalarını yürütürken diğer yandan da partisini yeni politik koşullara uygun hale getirmeye çalışıyor. Newroz Kürt halkına statü kazandıracak ve Kürt Özgürlük Hareketi’nin de yasal çalışma koşullarını hazırlayacaktır. Ve hepsinden de önemlisi Kürt Halk Önderi’nin özgürlüğünün adımını attıracaktır. Kümülatif olarak Kürt halkının güvencesi burada yatmaktadır. Risk göze alınmadan şampanya içilmeyeceğini biliyoruz.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89