• BIST 89.764
  • Altın 145,514
  • Dolar 3,6255
  • Euro 3,9111
  • İstanbul 8 °C
  • Diyarbakır 4 °C
  • Ankara 4 °C
  • İzmir 14 °C
  • Berlin 7 °C

Kürt halkı, Cizre’de yaşananları unutmaz

Ergun Babahan

Minicik evladının cenazesini toprağa veremediği için derin dondurucuya koymak zorunda kalan bir anne, balkona çıktıklarında uzun namlulu silahlarla vurulup öldürülen kayınvalide... 7 gündür susuz, elektriksiz, ekmeksiz, dünyadan iletişimi koparılmış biçimde, ateş altında yaşatılan 
100 bin insan…
 
Bu kıyımı duygusuz, tepkisiz bir biçimde izleyen Müslümanlar, Geziciler, muhalefet partileri ve Türkiye kamuoyu...
 
Evet, hiç bir devlet eli silahlı bir grubun herhangi bir yerleşim bölgesinde özerklik ilan etmesine izin vermez. Ama demokratik hiç bir devlet de eli silahlı 40-50 kişi yüzünden 100 bin kişiye eziyet etmez, kıyım yaşatmaz.

Mücadelesini hukuk içinde yapar.

 PKK’nın taktiği açık: Bölge halkını bu devletin faşist bir devlet olduğuna, kurtuluşun halk isyanından geçtiğine ikna etmek. Bunun için de geniş halk kesimlerini olabildiğince devlet güçleriyle karşı karşıya getirmek, diğer yerleşim bölgelerindeki insanların vicdanını kanatan görüntüleri ortaya çıkarmak istiyor.

YARGISIZ İNFAZLARLA BÜYÜDÜ...

PKK’nın asıl gücünü 12 Eylül’ün Diyarbakır Cezaevi başta olmak üzere, tüm bölgede gerçekleştirilen kıyım ve baskıdan aldığını unutmamak, hep akılda tutmak gerekir. PKK 30-40 kişilik bir güçten bugünkü haline Diyarbakır’da, Hakkari’de yapılan işkenceler, yargısız infazlar ve aşağılanan insan onuru yüzünden geldi.

Aradan geçen 30 yılı aşkın zamanda devlet aklının değiştiğini söylemek mümkün değil. Hala kırarak, ezerek, gerekirse öldürerek hakimiyetini sürdüreceğine inanıyor.

Bununla da kalmıyor, HDP’yi ve Türkiye çapında bir yıldız haline gelmiş Selahattin Demirtaş’ı hedef alıyor. Siyaseti ve siyasetçiyi devreden çıkarmasının tek sonucunun bölge halkının yüzünü tamamen PKK’ye dönmesi olduğunu görmüyor.

Yöntemlerini eleştirin, nefret edin, küfredin… Ne yaparsanız yapın. Bölge halkı açısından ortada tek bir gerçek var: Bugün Türkiye Kürt realitesini tanıyorsa, bu yolda küçük de olsa adımlar atmışsa, HDP şemsiyesi altında Meclis’e girmişse, bu AKP’nin demokratik tavrından dolayı değil, PKK’nın silahlı mücadelesi sayesinde olmuştur.

BÜTÜNLÜĞE İNDİRİLEN DARBE ...

Bugün Demirtaş HDP Genel Başkanı ise başka insanlar cezaevlerinde işkence gördüğü, dağlarda öldüğü için böyledir. Bu nedenle daha ilk günden Demirtaş ve HDP’den PKK’yı şeytanlaştırmasını beklemek gerçekçi değildir.

Bölge halkı HDP’nin seçim zaferini büyük bir coşkuyla karşılayarak tercihinin artık silah değil, siyaset olduğunu göstermiştir. Ancak Saray ve AKP’nin politikaları, HDP’nin Kandil’e karşı güç kazanmasını, elini kuvvetlendirmesini önlemiş, bu partiden sağlayabileceği faydayı sıfırlamıştır.

Cizre’de bugün yaşanan kıyım, bu gelişmeyi ellerini ovuşturarak veya sessizce izleyenlerin beklentisinin aksine bu ülkenin birlik ve beraberliğini güçlendirmeyecektir.

Kürt halkı Cizrelilerin yaşadığını unutmayacaktır. Tıpkı Diyarbakır Cezaevi’ni, Kobane’yi unutmadığı gibi. Yapılanlar sadece insan hakkı ihlali değil, Türkiye’nin birlik ve bütünlüğüne indirilen bir darbedir. Devlet, akıl tutulması yaşamakta ve Cizre’de yaşattığı şiddetle diğer merkezlere gözdağı vermeye çalışmaktadır. Tam tersi olması daha muhtemeldir.

  • Yorumlar 2
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89