• BIST 97.926
  • Altın 144,080
  • Dolar 3,5648
  • Euro 3,9975
  • İstanbul 22 °C
  • Diyarbakır 26 °C
  • Ankara 24 °C
  • İzmir 26 °C
  • Berlin 15 °C

Kürt edebiyatı ve eleştiri

Hamid Omeri

Her hikayenin bir diğer hikayeden sızdığını vurgulayan Borges'ten bu yana hatta daha öncesinde yazılan yeni bir şeyin kendisinden önceki bir anlatıda izinin sürülebileceğini biliyoruz. Metne bu yönüyle yaklaşmak edebiyat eleştirisinin başvurduğu yollardan sadece birisi. Bu bağlamda yeni okullar, yeni isimler ve teoriler gelişti. Feminist, Marksist, psikanalitik gibi önemli kuramlar çerçevesinde edebi eserlere yaklaşılmakta ve bu çerçevede edebi analizler yapılmaktadır. 

Kürt edebiyatı, klasik ve modern edebiyat örnekleriyle zengin bir edebiyattır. Modern Kürt edebiyatı, içinde bulunduğu koşullara inat serüvenini güçlü bir şekilde sürdürüyor. 'Açılım'la birlikte klasik Kürt edebiyatının en önemli eserenlerinden biri olan Mem û Zîn'in Kültür Bakanlığı tarafından Türkçe'ye çevrilmesiyle birlikte siyasetçi ve bürokratların yazarın ismini yanlış telaffuz etmelerinden kaynaklı akla gelen soru, yazarın Hani'li olup olmadığıydı. Ne maksadla yapıldığının çok fazla peşine düşmeden çalışmanın edebiyat adına, Ehmedê Xanî'nin Türk okurla buluşması noktasında önemli bir adım olduğunu söylemekle yetinelim şimdi.  

Modern Kürt edebiyatı dört parçada hatta genel anlamda sürgünü de büyük bir parça sayarsak çok parçalı, çoksesli bir ruhun kendini bulması yolunda önemli eserler veriyor. Kendini var ettiği parçaların çeşitliliği kadar edebi eserler de çok sesli mi bunun üzerinde zaman zaman değerli tartışmalar yaşanıyor. Dağılmış ruhun birleşme çabası olarak da okuyabileceğimiz Kuzey, Güney, Doğu, Batı, Kafkas ve Sürgün'de boy veren ve yürüyüşünü sürdüren Kürt edebiyatı bir bakıma B. Anderson'u haklı çıkarır gibi. Hayali Cemaatler'de ulusun romanı, romanın da ulusu doğurduğu manasındaki görüş üzerine epeyce değerlendirmeler ve araştırmalar yapıldı. Ulus ve roman üzerine bir araştırmaya girişen hemen hemen her kalem bir şekilde Anderson'un eserini kaynak olarak kullandı. 

Sürgünde hayat bulan Kürt edebiyatı şimdilerde sürgünde olduğu gibi kendi topraklarında; Kurdistan'da da kök salıyor. Erebê Şemo ile başlayan Kürt romanı'nın bugün geldiği nokta kanaatimce sadece Kürt edebiyatı için değil dünya edebiyatı açısından da yapılacak edebi çalışmalar için oldukça zengin ve farklı bir dünyadır. Kürt edebiyatı ilk defa yazılmıyor ancak 'canlılığı'yla yenidir ve yenilikçidir. Hatta bir anlamda 'kaçak' olduğu için de anlam dünyası ve yaratımı ile demini farklı almış bir edebiyattır. Elbette edebiyat denilince ilk paragrafta da bahsettiğim gibi eleştiri olmazsa olmazdır. Eleştiri bir yönüyle, eserlerin dokusuna ulaşma, konuşmayan, sessiz kalan yerleri bulma, kekemelikleri teşhis etme, yoldaki çakıl taşlarını bulma arayışıdır. Rahatsızlığı olanın anlattığı ancak budur diyemediğini arayıştır da bir bakıma. Eleştirmen, bu anlamda hem kendisi yeni bir eser yazar hem de daha iyilerin yazılmasında katkıda bulunur. Bu çerçevede edebiyat eleştirisi ve eleştiri edebiyatı da birbiriyle etkileşim içinde kendi kulvarlarında serüvenlerini sürdürürler. 

Kürt edebiyat eleştirisi eski dönemlere belki bir bakıma zorlama yorumlar yaparak götürülebilir. Ancak kendini bulan; bulmaya çalışan Kürt edebiyat eleştirisi yenidir. Haşim Ahmedzade ve Remezan Alan bu konuda sadece makale yazmak dışında eser vermek ya da makalelerini kitap haline getirdikleri için öncülerdir. Alî Fikrî Işik, Hamid Omerî, Ferzan Şêr, Hesenê Dewrêş, Şengul Ogur, H.Kovan Baqî ve ismini burada anamadığım çok sayıda isim bulunmaktadır. Bu isimlerin ve adını anamadığımı diğer saygıdeğer eleştirmenlerin başlattığı bu yürüyüş şimdi Kurdistan'da bir ölçüde 'kurumsallaşma'sını da sağlayarak yol alacak gibi.

Zira bugünlerde ilk Kürt edebiyat eleştiri dergisi yayın hayatına başladı. Dört ayda bir yayınlanacak olan Wêje û Rexne (Edebiyat ve Eleştiri)'nin ilk sayısının dosya konusu mekan-mekansızlık. (Ankara merkezli Türk edebiyat eleştirisi dergisinin adı da Edebiyat ve Eleştiriydi.) Oldukça kaliteli makalelerin yer aldığı çalışmada Haşim Ahmedzade ile yapılan mülakat ile birlikte çeviri makaleler de yer alıyor.Wêje û Rexne ile birlikte pek muhtemeldir ki Kürt edebiyat eleştirisinde ilk defa bir 'okul'dan bahsedilecektir.

Açılım diyeceğim okları görür gibi oluyorum fakat hakkını teslim etmek lazım ki bu okulun oluşumunda açılım politikalarının etkisi direkttir ve büyüktür. Zira, daha ziyade Mardin Artuklu Üniversitesi Kurdoloji'de yüksek lisansını yapan öğrencilerin bir çalışması olduğunu söylemek sanırım hatalı olmaz. Burada Mardin Qoserê (Kızıltepe) ve Diyarbakır Okuma Grubunun da hakkını teslim etmek lazım. İlk sayı ile birlikte hemen bir ekol-okul demek erken de olabilir. Ancak kesinlikle saygın ve rafine bir iş kotarılmış. Dergide yer alan bazı makalelerle paralel düşüncelere sahip olsam da bazı makalelerde 'ideolojik' bir bakışın eserde kendini göremeyişi üzerine geliştirilen okumalar olduğu kanaatine de sahip oldum. Elbette Wêje û Rexne hem okur için hem de yazar için, kısacası Kürt edebiyatı adına faydalı olacaktır. Bu anlamda uzun soluklu olmasının çok önemli olduğunu da belirtmeliyim. Haydi iddialı bir söz ile yazımı bitireyim editörümün sert bakışlarına hedef olmadan.Wêje û Rexne, bir aralar keyifle okuduğum edebiyat ve eleştirisi dergisi Pasaj'dan daha iyi.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89