• BIST 108.392
  • Altın 143,183
  • Dolar 3,5328
  • Euro 4,1224
  • İstanbul 21 °C
  • Diyarbakır 24 °C
  • Ankara 19 °C
  • İzmir 20 °C
  • Berlin 14 °C

Kürt Çalıştayı'ndan esintiler...

Ali Bayramoğlu

Verilen ara uzun oldu.

Çözüm süreci, önemine oranla uzunca bir süredir dondurucuda tutuluyordu. Karşılıklı güvensizlik atılan adımların askıya alınmasına yol açmış, Gezi olayları, 17-25 Aralık baskınları ve takip eden seçimler bir anlamda çözüm sürecinin rolünü çalmıştı.

Seçimler sonrası, şimdi, çözüm sürecine geri dönüş sinyalleri başladığı bir evreye girmiş olmak sevindiricidir.

Bunu hızlandıran birçok faktör var.

Tali bir faktör olmakla birlikte cumhurbaşkanlığı seçimlerinin payının altı çizilmeden olmaz. Kürtlerin barış süreci ve istikrara verdikleri önem, bu çerçevedeki AK Parti ile Kürt hareketi işbirliği ve bunun cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oynayabileceği rol çözüm süreciyle doğru orantılıdır.

Ancak asli unsur, şüphe götürmez biçimde, Kürt sorununun kendisi ve aciliyetidir.

Kürt sorununun, askıya alınacak, bir süre için buzdolabına konabilecek sorun türlerinden olmadığı açık. Bu tür sorunlar yok saydığınız, zamana havale ettiğiniz, çözüm istikametinde yol almadığınız takdirde katlanarak büyürler.

Nitekim bugün sivil halkı da kuşatan karakol inşaatları etrafında yaşanan gerginlik, kesilen yollar, dağa çıkan genç çocuklar, ailelerinin verdikleri tepkiler gerginliği yükseltiyor, barış sürecinin tabiatına aykırı sinyaller veriyor.

Nitekim aradan geçen sürede Kürt sorununa Rojava unsuru eklenmiş bulunuyor. Rojava'da açılan alan, Kürtler ve Kürt siyasi hareketi için bu durumun oluşturduğu 'fırsat' ve koşullar bundan böyle sorun çözümünde Rojava faktörünü de dikkate almayı gerektiriyor. Rojavasız bir çözüm hedefi gerçekçi görünmediği gibi, süreci sekteye uğratabilecek nitelikte duruyor.

Barış sürecinin ivme kazanma sinyali vermesinde, siyasi iradenin çözüm arzusu İmralı'yla yapılan görüşmeler kadar, bu faktörlerin ciddi etkisi bulunduğunu sanıyorum.

İvme kazanmadan kasıt ne?

Yanıtı, Başbakan yardımcısı Beşir Atalay'ın Diyarbakır'daki Çalıştay'ın açılış konuşmasından çıkaralım:

'İmralı'dan gelen mesajlarla bizim düşüncelerimiz örtüşüyor. Çözüme yakınız. Yeni yol haritası tarihli, takvimli, somut olacak ve sonuca götürecek. Yasa gerekirse meclise de gidilecek. Siyaset kurumunu önplanda tutma yönünde çabalarımız var...'

Peki somut olarak şu anda neler oluyor?

Müzakere ve mutabakat arayışında yeni bir zıplamadan söz edebiliriz.

Sürmekte olan iki mekanizma var.

Bir yanda Öcalan MİT üzerinden temaslar yeniden başlamış durumda. Seçimlerden sonra Hakan Fidan Öcalan arasında, yeni döneme, koşullara, takvime ilişkin bir görüşme yapılmış durumda.

Diğer taraftan HDP heyetiyle bir hükümet heyeti arasında sistematik görüşmeler yapılıyor. Hükümet tarafında Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, İçişleri Bakanı Efgan Ala ve Adalet Bakanı Bekir Bozdağ var. Kürt tarafında ise Sırrı Süreyya Önder, Pervin Buldan ve İdris Baluken bulunuyor.

Bu temaslar ilk kez olmamakla birlikte, daha tanımlı ve daha sistematik olarak yürüyor. Toplantı yeri olarak Başbakanlığın seçilmesi simgesel bir gelişme. Bu heyet ayrı zamanda Öcalan'la sürekli temas halindeki isimlerden, HDP heyetinden oluşuyor. İki temas arasında böyle bir bağ var.

Diyabakır'da dün başlayan Çalıştay'ı da bu çerçevede değerlendirmek yanlış olmaz.

Bir anlamda topluma olumlu bir mesaj...

Ancak bunun arkasından gelmesi gereken bir mutabakatın topluma açıklanması, görüşme çerçevesinin belirlenmesidir.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89