• BIST 106.711
  • Altın 143,514
  • Dolar 3,5567
  • Euro 4,1387
  • İstanbul 27 °C
  • Diyarbakır 30 °C
  • Ankara 21 °C
  • İzmir 27 °C
  • Berlin 16 °C

Kürdlerin ulusal birliğe ihtiyacı var

Ersin Tek

‘‘Fakat yılanlarla ve köpeklerle çevrilmişiz bizler; bu yüzden bazılarımız çalışmak ve bazılarımız da mızrakları tutmak zorunda.’’ (T.S.Eliot)

İçerisinden geçtiğimiz çok yoğun etkileşim döneminde, uluslararası gelişmeler, çatışmalar, pazarlıklar, planlar hayatımızı bir şekilde etkiliyor. Muhafazakâr ve dar ufuklu yaklaşımlarla bu yaşananları anlamak ve doğru tavrı belirlemek çok zor.

Aynı şekilde, Kürdlerin dünyada ve bölgede yaşanan rahatsız edici gelişmelere kayıtsız kalmaları düşünülemez. Kürdler olumsuzlukların üstesinden gelebilecek etkili politikalar üretmek ve tarihsel zaaflarından kurtulmak mecburiyetinde ve varoluşsal hakikatleri/imtihanları olan Kürdistan ile bağlarını yeniden kurmak zorundadırlar. Kürdistan üzerine kafa yormak, Kürdistan üzerinden yürütülen sürece müdahil olmak, Kürdistan için yeni bir fikir üretmek, yeni bir birlik/diriliş için mücadele vermek her Kürdün boynunun borcudur.

Ortadoğu değişirken, bölgesel gerçeklik yeniden güncellenirken, sınırlar yeniden çizilirken, hayatın/hakikatin dışında kalan, ötekileştirici bir dil, söylem ve siyaset anlayışıyla tarih sahnesinde var olamaz kimse.

Fakat böylesi ilginç değişim ve oluşumlar yaşanırken, Kürdler uluslararası alandan dışlanırken, Kürdistan siyasetindeki parçalanmışlık, dar çıkarsal anlayış ve ötekileştirici söylem de aynen devam ediyor.

Kürdistan’daki mevcut siyasi yapılanmalar, egemen güçlerin oynadığı oyunlara, bölgede yaşanan hızlı ve karmaşık değişime ayak uydurmakta zorlanmaktadır. Yerel bir siyaset algısını temsil edip, küçük iktidarlıklarını koruma telaşının ardında sürüklenmekte, her türlü uyarı ve eleştiriye tepkisel yaklaşmaktadır. Kürd Ulusal Kongresi sürekli ertelenmekte ve bölgedeki yeni açılım imkânlarına geç kalınmaktadır.

Kürdistan’ın dört parçasındaki siyasi yapılanmalar ve üretilen politikalar tepeden inme kontrollere göre şekillenmekte olduğu için, tepeden inme kontroller ve geleneksel siyaset biçimleri sebebiyle özgür, özgün düşünceler, fikirler, politikalar gelişemiyor, Kürdlerin manevra kabiliyeti ve ufukları kısıtlı kalıyor.

Kürdistan siyasetinde egemen olan bu parçalanmışlık ve tepeden inme kontroller yerli işgalci rejimler ve uluslararası emperyal güçler tarafından sinsi bir biçimde desteklenmekte ve de çok iyi işlenmekte…

Biliyoruz ki; Kürdistanî mücadele eğer geçmişte başarılı olmadı ise bunun sebebi, içteki çatlaklar, tahammülsüzlükler, tuzaklar ve düşmanın kat kat üstün manevra gücü oldu. Direnişler hep yerel esaslar ve küçük çıkarlar üzerine kurulmuş ve merkezi bir hareket başlatılamamıştı. Bir başka şansızlık da geçmişteki liderlerin zamanlarının imkânlarından mahrum olmaları idi. Bir başka başarısızlık sebebi ise Kürdistanlıların uğrunda can verdikleri Kürdistan’ın egemen güçler için ne anlam ifade ettiğini iyi bilmemeleri, meseleye biraz fanatik/duygusal bir biçimde yaklaşmalarıydı.

Şu an gelinen aşamada Kürdistan direnişindeki koordinasyon iyi ama yetersizdir.

Kürdistan’da birlik siyasetinin çok acil bir ihtiyaç olduğu gerçeği göz önünde bulundurularak, her kürd kendi hakikatinden, imtihanından, birikiminden, sorumluluğundan, geleceğinden habersiz durumda; saçma sapan siyasî ütopyalara, tehlikeli ilişki ağlarına, ideolojik saplantılara, basit partisel/kişisel çıkar hesaplarına gömülmekten kendini kurtarmalıdır. Kürdistan’ın kadim özgürlük mücadelesine katkı sunarken dışlama mantığı yerine, bağımsızlık şiarını kaybetmeden birlik olma, farklılığı kabullenme, birbirini anlama mantığını esas almalıdır. Kürd liderler/partiler/siyasetçiler bir an önce siyasî ihtiraslarını bir kenara bırakarak, tek bir millî mefkûre doğrultusunda, birlikte tek hedefe kilitlenmelidir.

Tarihte Kürdlerin başına gelen bölünmeler, hiçbir zaman hayr getirmedi ve bugün de Kürdistan için tehlike çanları çalmaktadır; Kürdler, zorlu ve tehlikeli bir viraja yaklaşıyor…

Bu yüzden acil bir ihtiyaç olan birlik siyaseti, bir tür teslimiyet, bir iktidar kaybı, ötekinin bir zaferi olarak anlaşılmamalıdır. Böylesi bir siyaset, Kürdlerin özgürlük mücadelesine bütüncül bir anlam kazandıracak ve onu asli/nihai hedefine ulaştıracak tek yoldur. Aksi takdirde, Kürdler için makus tarihin tekerrür etmesi ve hiç istenmeyen durumların gerçekleşmesi kaçınılmaz olacaktır..

  • Yorumlar 3
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89