• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 29 °C
  • Diyarbakır 37 °C
  • Ankara 25 °C
  • İzmir 30 °C
  • Berlin 23 °C

Kürdlerin bitmeyen mücadelesi

Ersin Tek

Mezopotamya öylesine münbit ve velût bir coğrafyadır ki, ne ekseniz bire bin verir. Bu münbit coğrafya insanlığın ilk yurdudur, Kürdlerin ana yurdudur; nice güzel insanları ve isyanları bağrında yetiştirmiş ve de yetiştirmeye devam etmektedir. İnsanlığın ortak mirası olan birçok kültüre, dine, dile ve direnişe beşiklik etmiş bu coğrafyada sorunlar da çoktur. Ancak çözümler de çoktur. Nasıl ki, bu coğrafyada diktatörler, askerler, siyasal partiler yarın savaş çıkarıp, darbe yapıp, yakıp yıkıp, kan döküp ülkeyi kurtarma hayaliyle yatıp kalkıyorsa, aynı şekilde duyarlı birçok insan, birçok grup her gün ülkeyi bu sahte ve zalim kurtarıcılardan koruma ve kurtarma planları yapıyor, bunun için mücadele ediyor, direniş gösteriyor, bedel ödüyor..

Sosyal medyaya her gün yeni resimler, yeni videolar, yeni acılar düşüyor; Kürdistan’da acımasız bir savaş var, yıkım var, uzayıp giden sokağa çıkma yasakları ve ablukalar var. Kürdistan’ın sokaklarında ve caddelerinde tanklar, panzerler, akrepler, askerler, polisler var. Hepsi de son derece telaşlı. Ne yaptıklarını bilmez bir halde yakıp yıkıyorlar. Boşaltılmış evlere, binalara giriyorlar, duvarlara, sınıf tahtalarına kin ve nefret dolu yazılar yazıyorlar, yayınlıyorlar, şehrin her yanına doğru rastgele ateş ediyorlar, ateş ederken öfke ve küfür dolu laflarını eksik etmiyorlar, şehirlerden silah ve patlama sesleri yükseliyor, yıkımlar çoğalıyor. Oluk oluk Kürd kanı akıyor. Bebekler ölüyor, anneler ölüyor, yaşlılar ölüyor, kardeşler ölüyor, babalar ölüyor. Cenazeler sokak ortasında, soğuk karın altında, bodrum katlarında gömülmeyi bekliyor…

Bütün bunlara rağmen çoğalarak büyüyor Kürdlerin mücadelesi ve öfkesi. Devlet alışılmış biçimde ve memnuniyetle öldüreceği veya sürgün edebileceği daha çok Kürd peşinde; bir avcı gibi avının ve kanın kokusunu hissetme çabasında. Ancak unutuyorlar; Kürdlerin savaş ve katliamlarla bitmeyeceğini, ölüme ve tarihe sığmayacak kadar büyük bir tarihe ve geleneğe sahip olduğunu…

Bu coğrafyada savaşmayı en iyi bilen ve en iyi başarabilen halk Kürdlerdir. Bu işin hikmeti savaşı sevdikleri için değil, buna mecbur bırakılmış olmalarıdır. Bütün tarihleri savaşla, kanla ve ölümle bezenmiştir Kürdlerin. Buna rağmen bu coğrafyada savaştan, kandan ve ölümden en çok nefret eden halk da yine Kürdlerdir. Çünkü Kürdler çok iyi bilir ki, savaş yalnızca onu yaşamayanlara güzel gelir; insanoğlunun hayatında, içinde ne büyük tehlikeler, ne büyük acılar, ne büyük trajediler ve yıkımlar barındırdığını deneyimleyene kadar anlamayacağı bazı şeyler vardır.  Savaş o şeylerin başında gelir; bilmeyenlere neşeli, görkemli ve kazançlı bir şeymiş gibi görünür. Ancak savaşı yaşamış olanlar savaşın s’sini bile duyduklarında endişe duyar, korku ve şüpheyle yaklaşır, her hâlükârda ondan kaçılması ve dualarla karşı konulması gereken bir şey olarak görürler. ‘‘Xweda, avekî li vî agirê biket(Allah, bu ateşe bir su döksün).’’ En çok tekrarladıkları dua budur.

Kürdler savaş konusunda ataları olan Hz.Zerdüşt’ün ‘‘Savaş çıkarmak suçtur; eğer savaşmak zorunda kalındığında, çarpışmaların getirdiği felaketi hafifletmek ve zaferi hayırhahlıkla ilan etmek yerine baskıcılık, öfke, cinayet ve bazen zaferleri lekeleyen her türlü şiddet eylemiyle kendini göstermek daha da büyük bir suçtur’’ öğüdünü hiç unutmadılar. Bu nedenle her seferinde kendi acılarını, öfkelerini ve kaybettiklerini içlerine atarak işgalcilerine, katillerine, düşmanlarına el uzattılar, masaya oturdular, barışmaya ve anlaşmaya çalıştılar, adil, eşit ve özgür bir yaşam fırsatı istediler sadece. Ancak olmadı. Kürdlerin düşmanları hiçbir zaman Kürdlerin egemenlik hakkını tanımadılar, hiçbir zaman sözlerinde durmadılar, Kürdlerin fitrî ve insanî haklarını gasp ettiler, Kürdistan’ı yağmaladılar, kardeşlik ve komşuluk hukukunun ırzına geçtiler, Kürdlere hiçbir vakit yaşam hakkı tanımadılar…

Kürdlerin düşmanları dün yaptıkları şeyleri bugün de tekrarlıyorlar. Hatta daha fazlasını yapıyorlar. Bu zalim düşmanların cürüm ve zulümlerine yeni zulümler, siyasi entrikalarına yeni entrikalar, yalanlarına yeni yalanlar eklenmektedir. Ancak Kürdlerle bu zalimler arasındaki mücadele de devam etmektedir. Kürdlerin bu mücadelesi Allah’u Teala’nın şu vaadi gerçekleşinceye kadar devam edecektir;

‘‘Ve Biz de istiyorduk ki, ülkedeki zayıf ve güçsüz bırakılanlara destek çıkalım ve onları öncüler yapalım; ve kendilerini (ülkeye) varis kılalım;’’ (Aziz Kur’ân / Kassas 5)

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89