• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 17 °C
  • Diyarbakır 20 °C
  • Ankara 12 °C
  • İzmir 17 °C
  • Berlin 22 °C

Kürde Quartet gerek

Hamid Omeri

Sese boyun eğmenin sorunsalıdır şimdi yaşanılanlara ihanet güzellemeleri serdetmeye gem vuramamak. İyi bir ses, iyi bir avazdan dolayı bir kahramanlık destanı oluşturmaktan ürkmüyorsanız ve bunu dengede tutamıyorsanız şimdilerde de bir sesin tınısından dolayı o ses sahibine yüklediğiniz yükün ağırlığını hafifletme hamleleriniz, eninde sonunda bir taraflarınızdan bazı parçalarınızı kesmeye sürükleyecektir sizi. Kesmek, bedenden bir parça ile derman bulmayınca da zihnin çürümüş olabileceğine olan tasa ile oralara amansız bir hücum başlatılacaktır. İğdiş edilen aslında üzerinden çok zaman geçmemiş olan ve bir yetersizlik ve çaresizlik hamurundan bina edilmiş olan yaratımın kendisi. O yaratımın alınyazısına olan saldırı bu yüzden olsa gerek oldukça pervasız. O yaptığı için değil, kendisine biçilen forma uymadığı için bu kesilme ve saldırı. Ya kaba sığmıyor ya da kaptan çıkmıyor. Belki de niyeti olmadığı bir işe ve kahramanlığa soyundurulan isimlerin kahramanlıkları böylesi yaklaşımlarla trajik sonlandırılmaya çalışılır. Onlar açısından değil, bizatihi onları o yere konumlandıranların yaşadığı bir trajedidir bu. Zira değişen o kahramanların yetenekleri ya da Allah vergisi sesleri değildir. Diyarbekir’de gerçekleştirilmesi planlan düet öncesi yaşanılan zihin karmaşası, muhteşem sesin yerini alacak yeni bir kahraman çıkmadığı için sert yaşanıyor. Zira sesini kaybeden Şivan Perwer değil, efkarına çare bulamamış boynu büküklerin hüsranıdır yaşanılan.

Ama nafile!

Sesin gücüne olan iman, ideolojilerin yükünü taşımaya güç yetiremeyecektir. Yitirilmiş cennetini arayan Kürd’ün ya güce ya da ritme olan boyun büküşü, hem hüznünden hem de romantikliğinden kaynaklanıyor. Yoksa bir ses sanatçısına kurtarıcı ya da ihanetçi gibi bakmak arasında ne gibi farklar olduğu üzerinde kafa yormak lazım. Ağlatabilen, coşturabilen sesin, kendi sesi yanına başkaca bir ‘ses’ almama şuuru her zaman için kışkırtıcı olamaya yetecektir.

Bu şuurun kışkırtıcılığına yakalanan ve efkarını bastıramayanlar da kuşkularına çok derinlerde bir yerde yakalanıyor olduğundan olsa gerek bir dönemin kahramanı olarak gördükleri yeni ‘ihanetçilerini’ aşağılamaya olan hünerli koşularına bir türlü son veremezler.

O ses, yani Şivan Perwer, eğer gelecekse ki gelme ihtimali çok yüksektir; İbrahim Tatlıses ile düet yapacaktır. Muhtemelen hem Kürtçe hem Türkçe söyleyeceklerdir. Artık kim kimin elinden tutar bilinmez ancak Tatlıses, Perwer’e göre vitrine olan heves ve arzu konusunda hep bir adım önde olmuştur. Gencebay kadar masum bir isyankarlıkla kendisine ait bir mekan bulmadığı gibi, Gürses kadar da darılıp arka sokaklara gitmemiştir(son dem hariç). Hemşehri olan Perwer ve Tatlıses, bugüne gelindiğinde kendilerini sesleriyle kabul ettirmiş olsalar da düşünce dünyaları ve pratikleriyle kendilerine anlam yükleyenleri ikna edici olmamışlardır. Benim kişisel kanaatim Perwer sesi ile Kürdün sesi olmaya devam edecektir. O ses kendisinde olduğu sürece hiçbir pratiğin bunu engelleyebileceğini düşünmüyorum. Zira ben sesinden ve müziğinden dolayı ona saygı duymaya devam edeceğim. 

Bir davet üzerine Federal Kurdistan Başkanı Mesud Barzani da Diyarbekir’e yıllar sonra Serok Barzani olarak geleceği için hem bu sesler hem de hem de olası ajandalar da farklı değerlendirilmeye müsait olacaktır. Barzani’nin gelişi her açıdan tarihidir ve anlamlıdır. Kürtlerin bu gelişi kendi sandukalarındaki o özel ajandaları ile değerlendirip bu gelişi daha bir anlamlı kılmaları pekala mümkün. Serok Barzani, her yerde Kürde yakışır bir şekilde karşılanmalı ve özellikle Kuzey Kurdistandaki Kürt liderler de bu gelişi bir fırsat olarak değerlendirip kendi aralarına ekilmek istenen nifak tohumlarının yeşermemesi için üstün bir gayret ve çaba içerisinde olmalıdır. Zira Kürd’e lazım olan düet değildir olsa olsa her bir parçanın ruhunu verecek olan bir Quartet dörtlüsü Kürdün efkarını bastırabilir.  

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89