• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 22 °C
  • Diyarbakır 29 °C
  • Ankara 13 °C
  • İzmir 19 °C
  • Berlin 26 °C

Kürde ilişmek

Hamid Omeri

 “Size bir haberim var!”

Mallarmê’den bahsetmeye niyetim yok gerçi ama ondan aldım sözü. Bir dengbêj gibi devraldım ve sürdüreceğim. Dizeye ilişmek gibi demek geliyor içimden ancak kuramıyorum cümleyi.  Dizenin kendini kanatması ve yeni bir yol olma şansı olur mütemadiyen. Kürde dokunmanın, ilişmenin nicedir körlükle başat bir kaderi var. Kanamıyor Kürde olan ilişmenin geçmişe dair kurulan iddianamesi. Ve sadece yas tutuyor mütemadiyen!

Kayda düşüyor olsa da hafızanın derinliği bizden yana naif bir düşünce, naif bir yaşam olarak tanımlanmakla kalıyor. İkna edici olmaktan ziyade bir kutsanmaya meyil var. Büyüklerin evin bir köşesine asılan fotoğraflarının yanına o kadar yan resim konuldu ki bir somut ölü hayata dönüştü duvar, duvarın renkleri ve değirmiler.

Bundan olsa gerek Kürd’ün ağlama duvarı çok parçalı. Zamansal ve mekansal olarak uzayan ve genişleyen bir kimliği var. Yaygın.  Geleceğe dair kaygının ortadan kaldırılması ancak bu zamanın aşımı ve uzamın birleşimi ile mümkün olabilir.

Kürde ilişmek sıradan zira bir dil kursundaki çok tekrar gibi. ‘Onlara üzülecek değiliz’ diyor adam. Haklı çünkü kendi ilişiğinden bakıyor hayata. Görünen ona böyle görünüyor. Yadsımak ne denli kuşatıcı ya da çözüm alıcı bir yol gösterebilir düşünmek gerekir. Hiç saymamak da hakikatin künhüne ters,  o zaman onun dahi farkında olmadığı o gerçeklikle ona ilişene de iyiden iyiye bakmalı.

Şimdi Sakine’ye ve onun yol arkadaşlarına olan ilişmeye dair Kenan Fani Doğan’ın sosyal medyada paylaştığı bir mektup, bana, kendime, zihnime ilişmem gerektiğini düşündürttü. Sakine Cansız’ın pencereden gördüğü ya da duyduğu bir sese bu kadar açıkken birden bire bu denli ‘kapalı’ olması düşündürücüdür. Bu kadar cesur bir kadının Selim Çürükkaya’nın Serbestî’de yer alan yazısındaki aktarıma göre sevdiğinin(Mehmet Şener) Qamuşlu’da arkadaşlarıyla birlikte bir odada ‘kafalarına sıkılarak’ ölümü(öldürülmesi) ile başlayan bir ‘kapalılık’.

Bizim üstün olmaya ihtiyacımız yok demek geliyor içimden. Aslında her konuda olduğu gibi hakikat bir ölçüde bizim kendi hikayemizde de saklıdır. Dönüp bakmak ve kendimize dikkat kesilmek de bizi bazı yönleriyle rahatlatabilir.

Ne diyeceğim, bakınız! bence bütün arzularımız gerçekleşirse dahi yine rahata eremeyeceğiz. Çünkü hafızamız bizi rahat bırakmayacak!

Size bir haberim var!

Kürde iliştiler yine. Ancak Kürde ilişmek eğer hafızanın geçmişle teması sağlanmazsa sağlıksız olacaktır. Anımsıyor olmak dün ile bugün arasında inanılmaz bir sıçrama halidir. Görkemlidir bir bakıma. Edebiyat ve romancı bunun en kibirli olanını tepeye çıkarak yapar. Ayrıntıları da anımsamak için yapar bunu. Bizim bir romancı olmaya vaktimiz olmayabilir, yeteneğimiz de. Ama bizim de hatırlamaya ihtiyacımız var. Geçmişimizi sadece düşünmek yerine hatırlayıp yeniden canlandırmaya ihtiyacımız var.

Duvardaki resimleri saymak ve tozlarını almak yerine ya da keskûsorûzerlerle kapatmak yerine gözlerinin içine bakma cesaretine ihtiyacımız var. Çünkü neredeyse her gün ve her bahar bize ve hakikatimize ilişiyorlar. En son Sakine, Leyla ve Fidan’a iliştiler.

Benim size bir haberim var!

Eğer biz Kürtler yakın geçmişimizi okuma imkanı yakalarsak bizden bize ya da ‘dışarı’dan bize yönelen ilişmenin trajedisi bizi sarsmaya yetecektir.

  • Yorumlar 5
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89