• BIST 106.736
  • Altın 141,095
  • Dolar 3,5210
  • Euro 4,0955
  • İstanbul 22 °C
  • Diyarbakır 22 °C
  • Ankara 17 °C
  • İzmir 24 °C
  • Berlin 18 °C

Kozinoğlu'yla OdaTV: Kalp kalbe karşıdır

Oral Çalışlar

Atalay yeniden aday olacağına göre, kendisine, 'Hangi yetenekleri Kozinoğlu'ndan vazgeçmenizi engelliyor' diye sorabiliriz.

Kaşif Kozinoğlu’nu neredeyse sokaktaki vatandaş bile tanıyor. Peki, devlet onu tanıyor mu? Karıştığı onca olaya rağmen onu halen istihbarat örgütünün en önemli noktalarında bulundurduğuna göre; ya çok iyi tanıyor ya da tanımıyor. Kendisi hâlâ yükselmeyi sürdürebildiğine göre, yaptıklarından memnun olan bir devlet iradesinin söz konusu olduğu varsayılabilir. Ya da bizim gördüklerimizi onlar görmüyorlar...

Bu konuya ilişkin soruları kime sorabiliriz? Seçim nedeniyle istifa eden İçişleri Bakanı Beşir Atalay’a sorabilir miyiz? Atalay, yeniden aday olacağına göre, kendisine herhalde “Kozinoğlu’nun hangi yetenekleri ondan vazgeçmenizi engelliyor” gibi bir soru yöneltebiliriz.

Kaşif Kozinoğlu’nun adını Odatv ekibi gözaltına alınırken duyduğumda bir şaşkınlık yaşamıştım. Hâlâ görevde olduğunu duyduğumda ise şaşkınlık, yerini “İşte benim tanıdığım devlet” şeklinde bir ‘takdir’ duygusuna bıraktı... Kozinoğlu’nun hâlâ devletin önemli istihbarat işlerinin içinde olmasını ‘şaka gibi’ bir durum olarak tanımlamak abartılı bir ifade olmaz.

MİT’in operasyonları ona emanet

Kozinoğlu’nun halen MİT Dış Operasyonlar Daire Başkan Yardımcısı olduğunu öğrenmiş bulunuyoruz. Göründüğü kadarıyla devlet, kendisinin ‘birikim’inden, ‘deneyim’inden kolay kolay vazgeçemiyor.

Kozinoğlu’nun adını ilk olarak 6 yıl önce MİT-mafya-Yargıtay skandalıyla duymuştuk. Alaattin Çakıcı’nın kurtarılması için dönemin Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya ile görüşmüştü. Kaşif Kozinoğlu bu ilişkiyi inkâr etmesine rağmen ortaya çıkan bilgi ve belgeler Kozinoğlu’nun bu dosyayı takip ettiğini kanıtlamıştı. Mahkeme, Çakıcı’nın ceza almaması için Yargıtay’daki dosyasını takip ettiği ortaya çıkan Kozinoğlu’nu 5 ay hapse mahkûm etmişti. Kozinoğlu, Özel Harp Dairesi’nden yetişip MİT’e transfer olmuş olan ve Korkut Eken, Yavuz Ataç gibi isimleri de içeren grubun asker kökenli olanlarındandı.

Kuruculuğunu yaptığı Muharebe Arama Kurtarma Birliği’ndeki (MAK) görevini Ergenekon operasyonunda tutuklanan Levent Göktaş’a bırakmıştı. 1986’da Özel Harp Dairesi’nden MİT’e geçtiği bilinen Kozinoğlu, ‘Susurlukçu’ Korkut Eken’le birlikte Özel Harekât Birlikleri’nin de kurucularından birisi olarak görünüyor. Kozinoğlu, (Cem Ersever olayı, Eşref Bitlis’in uçağının şüpheli bir şekilde düşmesi de dahil olmak üzere) birçok çözülmemiş olayı içeren ‘faili meçhul cinayetler’ döneminin önemli isimlerinden biri. Ama kendisi bir yanıyla da hep gölgede kalmış bir kişilik. Örneğin düne kadar Kozinoğlu’nun doğru dürüst bir fotoğrafına bile sahip değildik. Birazcık daha araştırmamız halinde birçok başka şaşırtıcı bilgiye ulaşabileceğimiz ortada. Bizim ulaşım kapsamımızda olan bilgilerin çok daha fazlasının devletin elinde olduğunu tahmin etmek zor değil.

Kozinoğlu-OdaTV

Soner Yalçın’ın OdaTV’si, ‘özel istihbarat bilgileri’ yayımlamasıyla, insanların özel hayatlarına ilişkin hak ihlalleriyle ‘isim yapmış’ bir medya kuruluşu. Kozinoğlu ise devletin vazgeçemediği ünlü bir istihbaratçı ve eski bir ‘Özel Harp’çi. Birbirlerini bulmuşlar... Acaba? Açıklanan belgelere göre; Kozinoğlu OdaTV’ye malzeme aktarıyormuş. Siyasetçilerin özel yaşamına ilişkin toplanan istihbarat bilgilerini onlara veriyormuş. ‘İklim Bayraktar olayı’, bu istihbarat toplama işlerinin, nasıl bir şantaja, pespayeliğe dönüştüğünü mükemmel bir şekilde gözler önüne serdi.

Bu tarz işlere gazetecilik, onlarla uğraşanlara da gazeteci isminin verilmesi, gazetecilik mesleğine özel bir değer yüklemeyen insanların bile kabul edemeyecekleri bir şey. Onlara destek veren istihbaratçılar için nasıl bir tanım geliştirilebileceğinin takdirini ise size bırakıyorum.

İtalya’da Gladio davası nerelere kadar uzanmıştı biliyoruz. Binlerce insan içeriye girip çıktı. Bunların arasında yüksek düzeyde siyasetçi de vardı, komutan da ve tabii ki istihbaratçılar da... Türkiye’ye özgü olan ‘ilginçlik’se, adı bu kadar ortalığa dökülmüş istihbaratçılara, hâlâ en önemli istihbarat işlerinin emanet edilebilmesi ve bunun çok normal karşılanabilmesi.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89