• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 17 °C
  • Diyarbakır 13 °C
  • Ankara 10 °C
  • İzmir 12 °C
  • Berlin 15 °C

Konu Kürtler olunca CHP, AKP oluverdi

Ergun Babahan

Dünyanın en kolay işini yapıyor CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu. Tek işi, salı günleri birkaç kanalın canlı yayınladığı grup toplantılarını yapmak ve Erdoğan'ı ağır sözlerle eleştirmek… Sözcü Gazetesi'nin “sözlü” modeli modunda konuşuyor. Ensar için, yolsuzluklar için ağır sözler sarf ediyor ama iş Kürt meselesi olunca anında AKP'leşiveriyor.

Dokunulmazlıkların kaldırılmasından söz ediyorum.

Kılıçdaroğlu bütün düzenlemenin başta Selahattin Demirtaş ve kimi Kürt milletvekilleri için getirildiğini, CHP'lilerin zevahiri kurtarmak için araya serpiştirildiğini ve dokunulmazlıklar kalkar kalkmaz, Selahattin Demirtaş ve Kürt vekillerin tutuklanacağını biliyor.

Peki, neden bu oyuna katılıyor, oyun kurucu olmasa bile katkı sağlayıcı oluyor?

Devlet öyle istediği için.

7 Haziran'dan itibaren patlayan bombaların güvenlik güçlerinin bilgi ve nezareti dâhilinde patladığı ortaya çıkıyor. 1930'ların Almanyası'na benzer koşullarda gidilen seçimde, şiddet ortamının giderek ırkçı bir dil kullanan AKP'ye yarayacağı ve Kürtlerin Meclis'teki etkisini kırmayı amaçladığı herkesin bildiği sır.

İki tarafın memnuniyetle kabul ettiği şiddet ortamı hızla tırmandı ve bugün Türkiye'nin Kürt coğrafyasında iç savaş benzeri görüntüler ortaya çıktı. Türkiye, ülkesinin çok önemli bir bölümünde varlığını tankla, bombayla binlerce asker ve polisle sağlayabiliyor.

Bölgeyi yıllardır takip eden askeri uzmanlar, karların erimesi, ağaçların yapraklanması ile birlikte şiddetin daha da tırmanacağını, İstanbul ve Ankara'ya yansıyan eylemlerin yapılacağını söylüyor.

Aslında geçmiş Genelkurmay Başkanları'nın da söylediği üzere, kazananı olmayacak bir savaş bu. Halk arasındaki desteği her geçen gün artan PKK'nın askeri yöntemlerle ortadan kaldırılması ham bir hayal.

Çözüm, demokrasiden, hukuktan, Kürtlerin kültürel ve siyasi haklarını tanımaktan geçiyor ve bunu yapmanın yeri Meclis.

Şimdi CHP, AKP'yi tek başına iktidar yapmak için 7 Haziran seçim sonuçlarını geçersiz kılan Erdoğan'ın oyun planına uyarak Kürtleri Meclis'ten atmanın meşruiyetini sağlayıcı bir rol üstleniyor.

Kürdistan'da bunun okunması, “Türklerin AKP'lisi, CHP'lisi, MHP'lisi yoktur. Hepsi Kürt düşmanıdır. Siyasi mücadeleyle bir hak kazanılamaz” biçiminde olacak, barış isteyenlerin sesi daha da bastırılacaktır.

Türkiye siyasetine son dönemde gelmiş en parlak siyasetçi olan Selahattin Demirtaş'ın tutuklanması, “En büyük başkan bizim başkan” sloganı atarken kendinden geçen 12-18 yaş arası Kürt çocuklarını umutsuzluğa ve karamsarlığa itecektir.

1990'larda Leyla Zanaların, Orhan Doğanların tutuklanması, Kürt hareketine darbe indirmedi. İndirmesi de beklenemez.

Demirtaş'ın tutuklanması, Abdullah Öcalan'dan çok onu, özellikle kamuoyu nezdinde Nelson Mandela statüsüne yükseltecek, Kürtlerin mücadelesine daha fazla destek sağlanmasından başka sonuç vermeyecektir.

24 Nisan 1915'te Talat Paşa'nın emriyle İstanbul'daki Ermeni siyasetçiler ile kanaat önderleri tutuklanmış ve kanlı bir oyunun ilk perdesi açılmıştır. Aradan geçen 100 yılda devlet aklının hiç değişmediği, İttihatçı oyun planına bağlı kaldığı görülüyor. Şiddetin çok tırmanacağı bir döneme giriyoruz ne yazık ki.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89