• BIST 84.208
  • Altın 147,005
  • Dolar 3,7769
  • Euro 4,0596
  • İstanbul 5 °C
  • Diyarbakır 1 °C
  • Ankara -2 °C
  • İzmir 7 °C
  • Berlin 0 °C

Kobani ve Suruç

Enver Sezgin

Planım, kadim dostum Eşref Tarhan ile Diyarbakır’da buluşup bir an önce Suruç’a gitmek yönündeydi. Ancak şiddetli yağmur bu planımızı bozuyor. İkinci gün erken bir saatte yola koyuluyoruz. Araçta üç kişiyiz. Direksiyonun başında 35 yıldır Almanya’da yaşamını sürdüren, Ezidi arkadaşımız Cemal Kızılhan var. Şehrin hemen girişinde güvenlik güçleri tarafından durduruluyoruz. Kente girmek o kadar kolay değilmiş. Önümüzdeki araçların çoğu geri çevriliyor. Sıra bizde. Bir polis memuru aracımızın fotoğrafını çekmekle meşgul. Bir diğeri ise bize dönüş yolunu gösteriyor. Sebebini soruyoruz. Urfa valisi, sınır yönüne gidişe yasak getirmiş. Bize söylenen bu. 

Kısa bir tartışmadan sonra geçişimize izin veriliyor. 

Kentin içinde bir kez daha durduruluyoruz. Aynı diyaloglar burada da tekrarlanıyor. Devam ediyoruz. Hedef 16 km. ötedeki Mürşitpınar Sınır Kapısı. Az ötede, bizi bir başka polis barikatı karşılıyor. Duvara yaslanmış, etrafı gözetleyen sivil giyimli bir adam gözüme çarpıyor. Her hâlinden “müdür” olduğu belli oluyor. İnsanların neden geri çevrildiğini soruyorum. “Vatandaşın güvenliğini düşünüyoruz,” cevabını alıyorum. Nihayet sınırdayız. Burada Türkiye’nin pek çok yerinden gelen insanlar var. Özellikle yakın il ve ilçelerden gelenlerin sayısı bir hayli fazla. Kalabalık, bir kilometre ötedeki çatışmaları kaygılı gözlerle izliyor. 

Üç yönden saldırı altındaki bir kent günlerdir direniyor. Top mermileri Kobani’nin kenar mahallelerini dövüyor. Yüz metre ötemizde bir patlama sesi ve ardından yükselen dumanlar. Etrafa saçılan şarapnel parçaları. Herkes yere yatıyor. Sınırın hemen yanında motosikletle hareket hâlinde olan IŞİD militanları gözüküyor. Bu durum sinirleri bozuyor, gerginliği daha da atırıyor. 

Patlamaların ardı arkası kesilmiyor. Geceleri ise Rus yapımı “Katyuşa Füzeleri” devreye giriyor. Kobani 24 saat buyunca ateş altında. 

İnsanlar canlı olarak bir savaşı izliyorlar. Acımasız bir örgütün kanlı saldırılarıdır izlenmekte olan. Öte yandan kendisini savunmaya çalışan bir kent var tam karşımızda. Kobani tüm saldırılara karşı ayakta durmaya çalışıyor. 

Birkaç tankın namlularının kalabalığa doğru çevrildiğini görüyorum. Birden, polis şefinin güvenlikle ilgili söyledikleri aklıma takılıyor. 

Mardin’den gelen orta yaşlı bir adam bu duruma tepki gösteriyor: “Savaşın tüm şiddetiyle devam ettiği bir sırada, Türk Ordusu’na ait tankların bize yöneltilmiş bir vaziyette konuşlandırılması ne derece doğrudur?” 

Suruçlu Ali yanıma yanaşıp konuşmaya başlıyor: “20 gündür doğru dürüst uyuyamıyorum. İki halam sınırın öte tarafında yaşıyor. Sürekli telefonla görüşüyorum. Çok zor durumdalar. Gördüğünüz gibi her iki yakada yaşayanları birbirinden ayıramıyorsunuz. Bu sınırı biz çizmedik. Oradaki insanların sorunları bizimde sorunumuzdur. Bu katliam durdurulmalıdır. Kürtler yardımı hiç mi hak etmiyor?” 

Tel örgüler ve mayınlar dayanışmayı ve yardımlaşmayı engelleyemiyor. Suruç ile Kobani’nin bir bütünün parçaları olduğunu burada daha net görebilirsiniz. Burada halk Kobani’ye yapılan saldırının aynı zamanda Suruç’a da yapıldığını düşünüyor. Bu nedenle hükümet üyelerinden gelen “Kobani çözüm sürecinin bir parçası değildir,” yönündeki izahatların buralarda herhangi bir karşılığı yoktur. Her iki yakada yaşayan insanları birbirinden ayıramazsınız. 

Hükümetin bu gerçeği görüp, ona göre bir politika izlemesi gerekmektedir. Aksi durumda çok daha büyük sorunların ortaya çıkması kaçınılmaz olabilir. 

Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun, “Kobani’nin düşmemesi için elimizden geleni yaparız,” biçimindeki açıklamalarından sonra, hangi adımların atılacağı merak ediliyor 

YPG savaşçılarına yapılacak lojistik destek bile burada çok şeyi değiştirebilir. Ancak evvela, PYD’yi yenilmesi gereken bir düşman değil, işbirliği yapılması icap eden bir ortak olarak görmek gerekmektedir.

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89