• BIST 97.717
  • Altın 143,837
  • Dolar 3,5683
  • Euro 3,9936
  • İstanbul 14 °C
  • Diyarbakır 9 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 10 °C
  • Berlin 11 °C

Kız çocukları ‘Çocuk’ kalsın..

Reyhan Yalçındağ

2012’de BM Genel Kurulunda hazırlanan karar tasarısının oybirliğiyle kabul edilmesinin ardından 11 Ekim, Dünya Kız Çocukları Günü ilan edildi. Üstelik, tasarıyı sunan ülkeler arasında Türkiye de var. Sorun alanlarına dikkat çekmek bakımından sembolik de olsa bir gün belirleyip, dünya gündemine koymakta yarar olduğu kadar; geleceğimizin teminatı olan çocuklar söz konusu olduğunda yılın 365 günü onlar için kafa yormak gereken bir dünyada yaşıyoruz maalesef. Cinsel istismar, emek sömürüsü, sigortasız ve güvencesiz çalıştırma, eğitim ve sağlık hizmetlerinden eşit biçimde yararlanamama, anadilde öğrenim yasağı gibi erkek ve kız çocukları için ortak olan sorunlar olduğu gibi, berdel, çocuk gelinler, tecavüz sonucu gebelik gibi sadece kız çocuklarının yaşadığı ayrımcılık ve şiddet türleri de var. Listeyi say say bitmez. Nasıl mı?

Geçtiğimiz on yıl boyunca, dünya genelinde yaklaşık 100 milyon kız bebek ortadan kaybolmuş ve bu sayı giderek artmaktadır. Benzer şekilde kız bebekler, erkek kardeşleri kadar anne sütü ile beslenememektedir,

Türkiye'de kadınların yüzde 8.06'sı yani 2 milyon 617 bin 566 kadın okuma yazma bilmemektedir,

Bakanlığın verilerine göre, bu yılın ilk 9 ayında 125 kadın "aile içi şiddet" sonucu yaşamını yitirdi. Buna eski eş, sevgili, eski sevgili gibi halihazırda "aile içi olmayan" cinayetleri de eklediğimizde tablonun korkunçluğu ortaya çıkıyor. (Bu nedenle biz, kadın katliamlarında aile içi yerine ev içi şiddet demeyi uygun görüyoruz..)

11 Ekim vesilesiyle bir kez daha soralım: BM Genel Kurulunda çıkıp kız çocuklarının yaşadıkları özgün sorunlar gerekçesiyle "Kız Çocukları Günü" önermeyi akıl eden Türkiye, onların çocuk kalabilmeleri için ne tür tedbirler alıyorlar? Kendi kızlarını Amerikalarda üniversite okutup, halkın çocuklarını "gelin" ederek mi? Lise çağında evlenenlerin okulla ilişiklerinin kesilmesini kaldırarak ve çocuk yaşta evliliğe teşvik ederek mi? Böylelikle kız çocuklarını evlendiren aileleri cezasız bırakarak ve özendirerek mi?

Tecavüz sonucu hamile kalan kız çocuklarının öldürüleceğini bile bile, kürtaj yasağı getirip "siz doğurun, devlet bakar" diyerek mi?

Tıpkı kadın cinayetleri gibi, çocuk istismarlarını da insanlık suçu olarak görmeyip bilumum haksız tahrik indirimleri uygulayarak mı?

Tarlabaşı Çocuk Merkezinde olduğu gibi koruma altına alınan yoksul ve kimsesiz çocukların, müdürler tarafından para karşılığı erkeklere pazarlanmasıyla mı? Kentsel dönüşümlerden sonra, polis karakollarına sadece birkaç adım ötedeki metruk binalarda cereyan eden fuhşa seyirci kalarak mı?

YİBO’larda, öğrenci yurtlarında, gündüzlü okullarda tecavüzcülere indirimler uygulayarak mı? Minicik bedenlere kalkışan insan görünümlüleri "rıza" gerekçesiyle aklayarak mı?

İyisi mi, siz bir şey yapmayın. Bırakın kız çocukları da çocuk kalsın…

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89