• BIST 83.067
  • Altın 146,627
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 3 °C
  • Diyarbakır -4 °C
  • Ankara -3 °C
  • İzmir 4 °C
  • Berlin 1 °C

Kimyalar bozulunca…

Vedat İlbeyoğlu

Denilebilir ki ‘kimyasal demokrasi’dir bu!

İspatlıdır.

Bir aydır ortalığı kimyasal gaza boğanlar, evet, halkın kimyasını bozmayı başarmışlardır! Ellerine sağlık; halk “ben bilmem büyüklerim bilir” ezberli, kendi esaretiyle barışık o eski halk değil artık. Kimyasal yiye yiye ‘kimyası’ bozuldu, kendisini yeniden keşfedip şöyle bir doğruldu işte, güzel oldu…

Bu kadar değil ama, halkın kimyasını bozanların kendi kimyaları ise evlere şenlik! Bir buçuk aydır Taksim’e, Gezi Parkına sıkışıp kalmış, TOMA’lara, yalanlara ve şimdilerde ‘palalılara’ yaslanmış, Polat Alemdar’dan bile medet ummuş bir deformasyon bu! 

Daha da inanmayan varsa, sadece Başbakan’ı izlesin yeter. ‘Taksim’ deyip duruyor. Rüyalarına girdiği kesindir. En son MÜSİAD patronlarıyla beraberken, sözü getirip Taksim’e bağladı yine: Kazlıçeşme, Taksim Meydanı’ndan büyükmüş, falan filan… Bilmezlikten geliyor, sorun meydanın büyüklüğü değil, gerçeğin büyüklüğü, ağırlığı, altından kalkılmazlığı oysa. Başbakanın uykularını kaçırtan gerçeğin...

İroniktir; kendi iktidarının beldireği bir sermaye örgütünün sofrasında, Gezi direnişini kastederek, “Arkalarında sermaye olsa da…” deyip, ‘mağdur ama dik’ ayaklarına yatabiliyor hala. Yazııık… Sermayesiz kalmış diye üzülmemizi bekliyor herhalde! Sermaye, en son Ali İsmail olmak üzere dört canını, 11 gözünü yitirmiş Gezi direnişinin yanındaymış! Biz görmedik, gören var mı acaba? Örneğin rehin tutulan ve cezaevinin eşiğinden dönen Dayanışmacıların; Mücella hocamızın, Ender İmrek’in, Beyza’nın, Ali’nin ve arkadaşlarının yanlarında patronlar mı vardı? Patronların tam da o sıra Başbakanlarıyla aynı sofrada yarenlik ettiğine tanıklık ettik ama. Antakya’da yeni toprağa verilmişti Ali İsmail kardeşimiz, TOMA’lı sipahiler ise yine can ve göz avındaydılar gecenin o saatinde.     

Bunları gördük, başka kepazelikleri de… “Parka gitmek” suçunu mesela… Rejimin içinde bulunduğu çaresizlik ve iflasın en yalın ifadesidir aslında. TOMA’lara, gazlı, coplu, zırhlı zaptiye güçlerine bakmayın. Başbakanın o kibri bendinden taşmış muktedir edasına aldanmayın. YeYeYe’ci bilimum yalancı, yalaka ve yamukların kerameti kendinden menkul bilirkişiliklerini takmayın… Bu rejime cin çarpmıştır artık. Cin şişeden değil Gezi’den çıkmış, Erdoğan Hükümeti’nin aklını almıştır! Tam da kendisini en güçlü hissettiği, “modelim” gerinmeleriyle bölgede caka satmaya kalkıştığı bir anda, Gezi cinine musallat olmuş, ders vermeye kalkışırken dersini almış, şimdi onu sindirememenin çaresizliğiyle kıvranıp durmaktadır. Parkı açtım…yok yok kapattım… hem açtım hem kapattım… Var mı başka bir şey, rezaletin başka biçimi kaldı mı?

Kaldı!..

Sokak aralarına salınan, yurtdışına kaçırılan Palacı sırtlanlar… Hiçbir karşılığının olmadığı anlaşılan, “Camide içki içtiler, benim türbanlı bacıma saldırdılar, görüntüleri elimizde” vb. kışkırtıcılık yapıp durmalar… Ali İsmail’i döverek öldüren kahpeleri korumak için, “kendi arkadaşlarına zarar verip polisi itham ediyorlar” diyebilen Vali’nin kıvranmaları… (Haksızlık ve zulüm karşısında susan dilsiz şeytandır diyor değil mi dininiz? Bari sussanız da dilsiz şeytanlığa razı olsanız!)

Bütün bunlar o ‘cinden’ işte! Halk cini diyorlar. Çarptı mı fena yapıyor böyle! Şimdi o çok güvendikleri cinci hocaların alayını getirseler, ne yazar?!

Çünkü direniş var artık! Güzellikler üreten direniş… “62 yaşındayım, çalışmak zorundayım, hiç özel mülkiyetim yok. İsteseydim olurdu, istemedim, hayatımda tek bir kuruşu dahi usulsüz, arsız, hayasız, şerefsiz kazanmadım. Boğazımdan helal olmayan tek lokma geçmedi”  diyerek mahkemede ders veren Mücella Yapıcı’nın şahsında dile gelen dayanışmacı, ortaklaşmacı insanlığımız…

Yine, polis saldırısında tek gözünü kaybetmiş öğrenci kardeşimizin, elinde tuttuğu “gözüm üzerinizde” döviziyle mezuniyet törenine katılmasına bakalım…

İnsan nasıl bu kadar güzel olabilir?

Olabiliyor! Güzel insan mağduriyetini özelleştirmeyip o haliyle insani değer üretebilendir.

Direniş güzeldir, yaratır…

Direnişçi yaratıcıdır, güzelleştirir…

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89