• BIST 89.878
  • Altın 145,744
  • Dolar 3,6012
  • Euro 3,9233
  • İstanbul 9 °C
  • Diyarbakır 19 °C
  • Ankara 7 °C
  • İzmir 16 °C
  • Berlin 15 °C

Kimlik siyasetinden çatışma ve teröre

İhsan Dağı

Toplumsal gerilimin kitlesel çatışmalara dönüşmesi işten bile değildir, bir kıvılcıma bakar. 

Fizikî bir çatışma noktasına ulaştıktan sonra da durdurmak, geri çevirmek çok zordur. Gerilimin ve çatışmanın fay hatları genellikle etnik ve dinsel kimlikler veya ideolojik farklılıklardır. Kimlik savaşları modern dönemin ‘kan davaları’; herkesi kabilesinin etrafında toplanmaya, kabile reislerine itaat etmeye zorlar. Ne rasyonalite kalır çoğunlukta, ne hak ve hukuk ölçüsü. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün şu tasviri tam da böyle durumu anlatır: “Karıncayı ezmeyen insanlar öyle bir noktaya gelir ki karşılıklı vahşetin içine girerler. Bu böyle bir süreçtir. Başında birkaç yüz kişiyken, binlere on binlere çıkar.” Kimlikler savaşı bir cehennem, oradan çıkış yok. Cehenneme odun taşımaktan vazgeçecek miyiz? 

Kimlikleri tanımak ve saygı duymak, farklı kimliklere karşı hiyerarşik değil kapsayıcı ve eşitlikçi bir ilişki geliştirmek şart ama yetmez; makro düzeyde kimlik odaklı bir siyaset anlayışından da kaçınmak gerek. Kimlik referanslı siyaset, toplumu kabileleştiriyor. Türkiye maalesef böyle bir tehlikeyle karşı karşıya. Birlikte yaşayan, birbirini anlamaya çalışan, diyalog içinde bir toplum olmaktan kendi kimliklerine çekilen bir kabileler ülkesine dönüşüyoruz. 

Toplumun ‘soğumaya’ ihtiyacı var. Yoksa toplumsal gerilimden kitlesel çatışmalara doğru evrilen eşiği aşmaya çok yakınız. Herkes sorumlu; gerilimi ve çatışmayı tahrik eden bir siyaset tarzı seçimlere doğru giderken bazılarına cazip gelebilir ama yanlış. Siyasal gerilimin zaten art arda seçimler nedeniyle yükseleceği bir döneme girerken toplumsal gerilimi düşürmek şart. 

Başta hükümet, herkes toplumun hararetini düşürecek bir dil, yaklaşım, siyaset geliştirmekle sorumlu. Demokratik meşruiyete sahip bir iktidar haktır; bir o kadar hak olan da şiddete bulaşmayan muhalefettir. Meşru zeminde iktidar olmak da, iktidar mücadelesi vermek de, barış içinde yaşamak da zor değil; demokrasi, hukuk devleti ve özgürlükler rejimi... Evet, aksi bir cehennem. Birçok ülke bu cehennemde yaşıyor. Son günlerde yaşanan şiddet eylemlerine, toplu katliamlara bir bakın. Kenya’nın başkenti Nairobi’de bir alışveriş merkezine düzenlenen baskında 59 kişi öldürüldü, 175 kişi yaralı. Pakistan’da kiliseye intihar saldırısı yapıldı; 78 ölü, 130 yaralı. Irak’ın başkenti Bağdat’ta, taziye çadırını hedef alan bombalı saldırılarda 57 kişi öldü, 100’ün üzerinde kişi yaralandı. Bir ay önceye dönün; Lübnan’ın kuzeyindeki Trablus kentinde selefîlerin camileri hedef alan bombalı saldırıda 42 kişi öldü, 300’ün üzerinde kişi yaralandı. Bu saldırıdan bir hafta önce Beyrut’un güneyinde, Hizbullah’ın kontrolündeki bir mahallede meydana gelen bir bombalı saldırıda 22 kişi öldü, 200’ü aşkın insan yaralandı. Bunlar ‘kimlik’ referanslı ‘terör’ eylemleri. Etrafta böyle bir tablo varken PKK terörünün durması ve barış sürecinin başlaması son zamanların en olumlu gelişmesi. Değeri çok iyi bilinmeli. 

Ancak Türkiye PKK’sız da bir terör sorunuyla karşı karşıya. Ankara Emniyet’e yapılan saldırı bunun küçük bir işareti. Etrafımızda olup bitenler, bunlara karşı Türkiye’nin izlediği politikalar bizi ciddi bir terör riskinin içine çekiyor. Irak ve Suriye’de yaşananların Türkiye’ye yansımaları çok sarsıcı olabiliyor. Bunun örneğini Reyhanlı’da gördük. Karşı karşıya olduğumuz ‘yeni terör’ dalgası böyle bir şey. Örnekleri Suriye, Irak ve Lübnan’da her gün yaşanıyor. Bizden çok uzakta değiller. Sınırlarımızda El-Kaide ve Hizbullah savaşıyor. Varlıkları Türkiye’deki unsurları da radikalleştirip aktive edebilir. Bu örgütlerin tarzları çok acımasız. Dinî sloganlar atıp cumada cami bombalayabilen örgütlerden söz ediyoruz. Allah muhafaza bu tür eylemlerin Türkiye’ye taşınması bütün kimyamızı, toplumsal barışımızı bozabilir. Terörün ateşini yüzümüzde hissediyorken ‘kimlik fay hattı’ üzerinde siyaset yapmak akıl kârı değil.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89