• BIST 97.930
  • Altın 144,040
  • Dolar 3,5642
  • Euro 3,9945
  • İstanbul 21 °C
  • Diyarbakır 25 °C
  • Ankara 22 °C
  • İzmir 24 °C
  • Berlin 15 °C

Kim kaybedecek?

Ferda Çetin

Yazarlar, siyasetçilerle birlikte halk da dahil oldu bu siyasi-toto oyununa.

Erdoğan mı yoksa Fethullah Gülen mi kaybedecek?

Oysa sorulması gereken, "bu iktidar savaşında halk ne kazanacak?" olmalı.

Tarafların ikisi de demokrasiden söz ediyor.

Erdoğan, "demokrasiye inanıyorlarsa eğer seçimleri beklesinler" diyor.

Gülen ve tayfası, "demokrasinin kurum ve kuralları ile oynanıyor" diyor.

Demokrasinin en iyi(!) yanı da bu olmalı. İsteyenin, ona istediği anlamı yüklemesi ve dilediği gibi onunla oynaması.

Futbol takımı taraftarı gibi olanları izlemek, taraflardan birini tutarak bu savaştan "çıkar" beklemek beyhude bir hayal. Çünkü, bu çatışma sonsuza kadar sürmeyecek ve bu iktidar savaşının sonunda, halk bir şey kazanmayacak.

İktidarlarını toplumun örgütsüzlüğü ve çaresizliği üzerinden inşa edenler, sonunda bir uzlaşı noktası da bulurlar. İktidar için savaşan güçler arasından birini tercih etmek, aynı zamanda iktidarın malzemesi olmayı kabul etmek anlamına geliyor.

Önemli olan, toplumu sürü yerine koyarak gütmeyi marifet bilen Fethullah Gülen teşkilatı ile, hırsızlık ve soygunları ayyuka çıkmış bir hükümetten kurtulabilmek.

İkisini, birlikte ve aynı anda sorgulayabilmek; bir ahtapot gibi toplumun sırtına yapışmış bu sömürücüleri koparıp atabilmek. Bu güçlerden birinin bu "savaş"ı kazanmasını beklemek yerine, halkın örgütlenmesi ve kendi yönetimini oluşturabilmesi daha önemli.

Bunun için de ayakkabıcılardan para ile boş kutu toplayıp, elde Türk bayrakları ile Halk Bank şubeleri önünde protesto eylemleri, malesef ve ne yazık ki zekice, yaratıcı ve etkili bir eylem türü değil.

Çünkü Türk bayrağını bu eylemlerin tutkalı yapmak isteyenler, bu bayrağı Erdoğan ve Gülen'den daha hararetli ve daha maharetli sallayamazlar.

Önemli olan halkı, toplumu örgütleyebilmek. Kendi sorunlarına ilgisiz, din kardeşliği ve milliyetçilik ilahileri ile uyutulan yığınları uykudan uyandırabilmek.

Sorun sadece Fethullah Gülen ve Erdoğan olsaydı çözüm de kolay olacaktı. Çünkü bu soygun ve talan rejimini doğal, meşru ve ebedi gören gönüllü kulluk daha büyük sorundur.

Bakanların, bakan çocuklarının hırsızlıkları, Gülen teşkilatının stratejik entrikaları kıyısından ucundan görününce, ağzı hayretten açılan yığınların kendi gücünün farkına varabilmesidir asıl mesele.

Ebru Gündeş, Cem Yılmaz ve Acun saltanatının, toplumun sessizliği ve kesintisiz uyku halinin sonucu olduğunun bilincine varılmasıdır asıl mesele.

Asıl mesele Türkiye toplumunun "n'olacak bizim halimiz?" sorusunun doğru yanıtını arayabilecek düzeye gelmesidir.

Soruların ve soru soranların çoğaldığı bir yıl olması dileğiyle 2014 kutlu olsun!

  • Yorumlar 2
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89