• BIST 89.412
  • Altın 146,694
  • Dolar 3,6411
  • Euro 3,9163
  • İstanbul 20 °C
  • Diyarbakır 19 °C
  • Ankara 17 °C
  • İzmir 21 °C
  • Berlin 12 °C

Kılıçdaroğlu'nun yerine sarışın güzel kadın

Abdülkadir Selvi

Kemal beyin yerine yoksa Tansu Çiller mi hazırlanıyor diye düşünmeyin. 28 Şubatçılardan davacı olmayacağını açıkladı, Mandela örnekleri verdi, neden olmasın gibi düşünmeyin.

Tansu hanım da cellatlarıyla barışma turları atıyor.

Bu da sarışın güzel bir kadın, ama adı Tansu değil.

De be kardeşim?

Demeyeceğim.

Yoksa yazıyı okumazsınız. Söz yazının sonunda açıklayacağım.

Efendim, cumhuriyet mitingleri döneminde Tandoğan'daydım.

29 Ekim'de ise Ulus Meydanı'nda.

10 Kasım'da ise, Anıtkabir'e yürüyen kalabalığın arasındaydım.

Öyle Kuvayı Milliye çizmelerimi giyip, kalpağımı başıma geçirip, "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" diye yola düştüğümü sanmayın.

Görev aşkıyla yola düşenlerdenim.

Cumhuriyet mitinglerinde öfke vardı. Ama aynı zamanda biz askerle AK Parti'nin defterini düreriz havası da vardı. Özgüvenden de öte, "kodu mu oturturuz" tarzı hakimdi.

29 Ekim'de ise girdiği savaşları kaybetmiş bir kesimin, ispatı vücut davası vardı.

"Bugün burada olmayacağım da nerede olacağım" diyorlardı, birbirlerine.

Yasaklara meydan okumak için koşmuşlardı meydana.

10 Kasım'da daha farklı bir psikoloji hakimdi.

Etkinlik için bir araya toplanmış insanların havası vardı.

Tandoğan Meydanı'ndan girip, Anıtkabir'in öbür ucundan çıktım. İlk dikkatimi çeken Atatürk'ün kalpaklı fotoğrafının bulunduğu bayrakların revaçta olmasıydı.

O yüzden, Kemalistlere Atatürklü, demokratlara ay yıldızlı bayrak notunu düştüm defterime.

Yağmur çiseledi biz yürüdük. Biz yürüdük yağmur yağmaya devam etti.

Biz yağmurlarda ıslanıp, güneşlerde yıkandık diye bir cümle patlatacaktım ama öyle olmadı. Bayağı ıslandık.

Aslanlı Yol'u gençlerin, "Genciz güçlüyüz, Atatürkçüyüz" sloganları eşliğinde çıktık. Anıtkabir'in önüne gelince, nöbet değişimi yapan askerlerin de etkisiyle, "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" sloganları atıldı. Askerleri alkışlayanlar hatta duygulanıp gözyaşlarını tutamayanlar vardı ama öyle koşup askere sarılan tipleri görmedim.

CHP, 10 Kasım'da pek görünür değildi. Hatta CHP'nin bayrağını göremeyince bir an panikleyip aradım. Öyle ki, yoksa Kemal bey, Atatürkçüleri de kaybetti mi diye düşünmedim değil.

Çünkü Kılıçdaroğlu hakkında kaygılanmama neden olan gelişmeler yaşanıyor.

Ankara'ya bu günlerde Amerikan düşünce kuruluşlarından biri geliyor, diğeri gidiyor.

Hepsinin sordukları tek şey, Tayyip Erdoğan 2014'te Cumhurbaşkanı seçilebilecek mi?

Abdullah Gül ile Recep Tayyip Erdoğan arasında bir ikilik çıkar mı?

Tayyip beyden sonra AK Parti'nin başına kim geçer, Abdullah bey Başbakan olur mu diye uzayıp gidiyor bu sorular.

Son günlerde buna bir de Tayyip bey, Başkanlık sistemini gerçekleştirip mi çıkar yoksa Çankaya'ya çıktıktan sonra mı gerçekleştirir sorusu eklendi.

Bana AK Parti'yi, diğer meslektaşlarıma ise CHP'yi soruyorlar.

New York Üniversitesi'nden Prof. Dr. Alon Ben Meir'in Ankara'da bir araya geldiği 3 gazeteciyle konuştuğu konulardan biri de Kemal Kılıçdaroğlu'ydu.

Yahudi kökenli bir akademisyen olan Meir'in, daha önce Baykal hakkında görüşmeler yaptıktan sonra, 2 ay içinde kaset skandalının patladığını bir kenara not edin derim.

Ne adammış, bu Amerikalılar Kemal beyi indirmeyi kafaya koyduysa 2 ay sonra devrilir havalarında yazmıyorum bunları. Ayrıca Kemal bey konusundaki kararı, CHP'liler ve Türk halkından başkası veremez.

Bir arayış var ama.

Ben Meir'in ilginç bir tahlili var:

"Türkiye'de
1-Kürtlerden,
2-Alevilerden
Başbakan olmaz. Türkiye'de, Başbakan olmak için Türk ve Sünni olmak gerekli."

Peki o zaman ne yapacaklar?

Rahmi Koç, ABD'de Mustafa Sarıgül'ü pazarladı. Bizim de Amerikalı kaynaklarımız var Rahmi bey. .. Fazlaca Neo-Con çevrelere takılmışsınız. O yüzden Romney gibi kaybetmişsiniz.

Amerikalılar daha çok TÜSİAD Başkanlığı'ndan vedaya hazırlanan Ümit Boyner'in üzerinde duruyorlar. Ben Meir'in gelişi öncesinde de Washington Institute bu yönde sorular göndermiş, görüşeceği kişilere.

Hem Türk, hem bayan. Arada bir Tayyip beye diklenip, "Başbakan'dan korkmuyorum" diyebilen bir kadın.

Uludere konusunda laf etmişliği, vatandaşın her şeyi bilme hakkından söz etmişliği de var.

Bir de boynuna poşusunu takıp, kampanyasını Diyarbakır'dan başlattı mı, değmeyin gitsin.

Yine yanlış yaptık. Biz Türklerden oy almayacak mıydık?

Kocası YDH'da yüzde 65'le iktidara gelecekti, bakalım kendisini ne yapar?
Beyaz Türk, meyaz Türk ne yapalım kardeşim, elde bu var.
Adı Tansu değil ama sarışın güzel kadın…

Kılıçdaroğlu ile hele bir yerel seçimleri çıkaralım.

Ondan sonra kim tutar seni Ümit hanım…

Yeni Şafak

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89