• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 3 °C
  • Diyarbakır 6 °C
  • Ankara -4 °C
  • İzmir 5 °C
  • Berlin 2 °C

Kılıçdaroğlu ne söylüyor, Kürtler ne anlıyor?

Oral Çalışlar

Kürtler, CHP'yi yanlış mı anlıyorlar? Neden geçmişte oy vermiş oldukları bu partiye, şimdi nerdeyse hiç oy vermiyorlar? CHP, Kürtleri savunuyor da, birileri Kürtlerin gözünü mü bağlıyor?

Kılıçdaroğlu, geçen hafta Diyarbakır'daydı. 'Tigris Diyalogları' toplantısında, Kürtlerin kendilerini anlamadığını ifade ederek, sitemlerde bulundu. Özetle şöylediği şuydu: “Kürtlerin hakkını hukukunu çoğu zaman biz savunduk, onlar gidip oylarını AKP'ye verdiler.”

Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanlığı konusunda İhsanoğlu için Kürtlerin desteğini almayı da hedeflediği geziye, CHP İzmir milletvekili Rıza Türmen'i (Türmen, kısa süre önce, HDP'lilerden Cumhurbaşkanlığı adaylığı teklifi almıştı) de götürdü. Kılıçdaroğlu sitemlerinde haklı olabilir mi? Gerçekten Kürtler CHP'yi anlamıyor olabilir mi? Ya da, (tersinden bakarsak) CHP’nin Kürtleri anlayabildiği, anlayabileceği söylenebilir mi?

GEZİ OLUMLUDUR

Öncelikle şunu vurgulamak isterim: CHP'nin, Kürtlerle diyalog çabalarını, önemsemekten yanayım. Ülkenin ana muhalefet partisinin, “çözüm”e yardımcı olmaya yönelik her hamlesi; süreci etkileyebilir. İki tarafın birbirini anlamasına ilişkin en küçük adım, en küçük soru bile değerlidir.

Peki,Kürtler, gerçekten, CHP’yi nasıl algılıyor, CHP’den ne anlıyorlar? Bu noktada, (HDP çizgisinin savunucusu) Özgür Gündem gazetesine bakmakta yarar var.

Özgür Gündem, Kılıçdaroğlu'nun gezisini şöyle değerlendiriyor: “Kürt sorununun çözümü için programı olmayan, Kürtleri inkar noktasında Baykal çizgisini aşamayan, halkın 'sürece destek ver' çağrılarını dikkate almayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cemaat’e yakınlığıyla bilinen Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi’nce (DİTAM) düzenlenen TİGRİS Diyalogları toplantısına katılmak için Amed’e gitti.”

Toplantının “Cemaat'e yakın” diye bilinen bir kurumda yapılmasının ve “çözüm sürecine destek verilmediği” vurgusunun öne çıkması, dikkat çekici.

Özgür Gündem’in değerlendirmesi şöyle devam ediyor: “Çözüm süreciyle ilgili daha önce söylediklerini tekrar eden Kılıçdaroğlu, süreçle ilgili bir şey bilmediğini savunarak, 'Süreçle ilgili çok yüksek beklenti yaratıldı. Eğer yüksek beklenti karşılanmazsa sonu felaket olur' ifadelerini kullandı.”

Özgür Gündem, Kılıçdaroğlu'nun konuşmasındaki çelişmelere dikkat çekerek, şunları vurguluyor: “Anadilde eğitim talebine her fırsatta karşı çıkan CHP lideri Kılıçdaroğlu, Amed’de anadile ilişkin, 'Dil yasakları için kanun teklifi verdik. Dil yasağı mı olur Allah aşkına' dedi. Çözüm Komisyonu’na üye vermediklerini unutan Kılıçdaroğlu, Erdoğan’a parlamentoda Uzlaşma Komisyonu kurmayı önerdiğini anlattı.”

Görüldüğü gibi, HDP'ye yakın Özgür Gündem gazetesi, bu eğilimin görüşlerinin tercümanı olarak Kılıçdaroğlu'nun çelişmelerine vurgu yapıyor, eleştirel tutumu sürdüren bir görüntü veriyor. Ancak, olumlu şeylerin gerçekleşmesi ihtimalini yok saymayarak, “Bunları Ankara'da da savun” çağrısını da ihmal etmiyor.

Öte yandan, HDP'nin, bir CHP'li cumhurbaşkanı adayı araması, ayrıca üzerinde durulması gereken ilginç bir yönelim.

Anayasa çalışmaları sırasında, “Türk kimliği” konusunda MHP ile ortak hareket edip, kırmızı çizgiler koyan CHP temsilcileriydi. Sonrasında, bu noktadan farklı bir yere geldiklerini ortaya koyan bir vurgu geliştirmediler.

AK Parti'ye oy veren Kürtlerin, Kılıçdaroğlu konusundaki tutumlarının, Özgür Gündem’den daha pozitif bir çizgide olmadığını da ekleyelim.

Cumhurbaşkanı seçimleri, giderek daha ilginç bir denkleme, yarışmaya, gerilime yol açacak gibi görünüyor.

  • Yorumlar 2
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89