• BIST 107.923
  • Altın 152,674
  • Dolar 3,7140
  • Euro 4,3692
  • İstanbul 16 °C
  • Diyarbakır 24 °C
  • Ankara 20 °C
  • İzmir 19 °C
  • Berlin 12 °C

Kervan yürür, yürümeli!

Nuray Mert

Geçen Cumartesi günü Urfa’da yaptığım konuşma üzerine başlatılan linç kampanyası Aydınlık’tan, Akit’e ve hatta Millliyet gazetesine kadar farklı mecralarda devam ediyor. Oysa, Salı günkü yazımda da belirttiğim gibi, ben ilk kez ‘PKK terör örgütü değildir’ demedim, aynı şeyi yıllardır söylüyorum, neden söylediğimi de izah etmeye çalışıyorum. Dahası, Kürt meselesinin demokratik ve barışçı yönde çözümünden yana herkesi bu konuyu açıkça tartışmaya davet ediyorum. Son linç kampanyası kötü bir vesile ile de olsa, böylesi bir tartışmayı başlatabilseydi çok sevinirdim. Öyle olmadı, Star gazetesinde Mustafa Akyol (20 Şubat) dışında, tartışmaya seviyeli bir şekilde dahil olan çıkmadı. 

Bu arada, görüşlerini çok önemsediğim bir dostum, Salı günkü yazımda bir tartışmaya davet ötesinde bir suçlama tonu olduğunu düşündüğünü iletti. Bu türden eleştiriler benim için çok değerli, o nedenle maksadımın bir suçlama olmadığını hemen belirtmek isterim. Dahası, ‘bir büyük tartışmayı ilk ben başlatıyorum’ edasında falan değilim. Kürt meselesine dair gerçekleri en başta Cengiz Çandar ve Hasan Cemal olmak üzere bir grup insan yıllardır yazıp duruyor. Ben, kamuoyunu dönüştürme açısından bu çabaların bir noktada öne çıkması gerektiğini düşünüyorum, buna davet ediyorum. Ama diğer taraftan, Urfa konuşmasının hemen ardından başlatılan bir linç kampanyasında son derece yalnız bırakıldım, bu konuda da sitem etme hakkım olduğunu düşünüyorum. Üstelik bu sitem sadece şahsi bir sitem değil, bir meselenin ortada bırakılma meselesi. Yine de devamının böyle gelmeyeceğini ummak istiyorum. 

Şimdi gelelim, okuduğunu anlamaktan aciz veya bir nedenle anlamamakta ısrar edenlere konuyu yeniden özetlemeye. 

1. PKK’yi terör örgütü diye tanımlayan devlet diline itirazı olanlar bunu daha açık bir şekilde ifade etseler daha fazla yol alırız diye düşünüyorum. Tartışma davetimin nedeni bu. 

2. Özellikle Oslo sürecinden sonra, kamuoyunun böylesi bir tartışmayı başlatma konusunda çok hazırlıksız olduğunu düşünmüyorum. 

3. Bu tartışmanın İmralı görüşmelerinin önünü tıkayacağını hiçbir şekilde düşünmüyorum, tam aksine iktidarı ‘teröristler ile görüşmekle’ eleştirenlerin tutumunu sorgulatacağını düşünüyorum. 

4. Bu süreçten umutsuz olmadığımı, dahası umudu hepimizin katkı sunarak yaratmak zorunda olduğumuz düşüncesinde olduğumu, IMC Tv’de her Pazartesi yaptığımız ‘Ayşegül Doğan ile Gündem Müzakere’ programında defalarca söyledim ve ayrıca yazdım. 

5. AKP’nin başat aktör olduğunu kabullenmemek ve bu uğurda CHP’ye yapay bir şekilde anlam yüklemeye çalışmak tavrını fazlasıyla anlamsız ve faydasız buluyorum. Bu noktada, farklı birçok konuda katiyen düşüncelerini paylaşmadığım insanlar ile yakın düşmekten rahatsız olmuyorum. 

6. Bu, benim sürece yönelik olarak iktidar parti ve politikalarını eleştiri dışı tutacağım anlamına gelmiyor. 2009’da izlenen ve iktidarı eleştiriden uzak tutmak şeklinde tezahür eden hatalı tavrın terkedilmesi gerekir diye düşünüyorum.

7. Benim, PKK’ye ‘silah bırakma’, Kürt halkına ‘sürece destek olma’ çağrısı yapmamın ne karşılığı, ne de izah edilebilir bir nedeni olabilir. Şimdiye kadar yazıp çizdiklerimden bu sonucu çıkarmak için insanın ya kuş beyinli, ya kötü niyetli veya her ikisi birden olması gerekir. Ben de bu durumu Fuat Keyman’a (Milliyet) hiç yakıştıramadım. Benim için üzülmesine gerek yok ben gayet iyiyim, kendi durumuna üzülse daha anlamlı bir iş yapmış olur. 

8. Bu tartışmanın peşini bırakmaya hiç niyetim yok. Bu tür kara kampanyalar bana vız gelir. Niyeti samimi olanlar ile bu tartışmayı sürdürmenin içinde bulunduğumuz süreç açısından engelleyici değil, ön açıcı olacağını düşünüyorum. 

9. Bu çerçevede olmak üzere bir sonraki yazımda, Filipinler’de özerklik mücadelesi veren Moro İslami Özgürlük Hareketi (MILF) örneğini dikkatinize sunacağım. Zira, hem geçtiğimiz günlerde Filipinler hükümeti ile barış görüşmelerinde 2012 yılındaki anlaşmadan sonra ileri bir adım daha atıldığı için iyi bir örnek. Hem de, bu süreç içinde, Türkiye’nin İngiltere, Japonya ve Suudi Arabistan ile birlikte temas grubu üyesi olarak rol almış olmasından dolayı iyi bir örnek. O nedenle, bu konularda kafa yorabilecek, düzeyli bir tartışma sürdürebilecekler ile yola devam edelim. Ne de olsa her şeye rağmen ‘kervan yürür’.

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89