• BIST 108.936
  • Altın 151,021
  • Dolar 3,6663
  • Euro 4,3295
  • İstanbul 20 °C
  • Diyarbakır 23 °C
  • Ankara 19 °C
  • İzmir 23 °C
  • Berlin 15 °C

KDP-KCK Mutabakatı artık olmazsa olmaz

Fehim Işık

Suriye Kürt Ulusal Cephesi (ENKS) ile Batı Kürdistan Halk Cephesi (MGRK) arasındaki görüşmeler geçtiğimiz yılın 17 Aralık günü başlamış, 24 Aralık gününe kadar sürmüştü. Osman Baydemir ile Leyla Zana’nın aracılık ettiği toplantılara, Mesud Barzani ise ev sahipliği yapmıştı.

Bir hafta devam eden toplantılarda tartışılan konulardan biri KCK ile KDP’nin mutabakatıydı. KCK yetkilileri o dönem yaptıkları açıklamalarda KDP ile mutabık kaldıklarını belirtmiş, sağlanan mutabakatlardan birinin de 22 Ocak’ta İsviçre’nin Montrö kentinde yapılan Cenevre-2 Konferansı’na katılımda ortak tutum alma olduğunu açıklamışlardı. KCK yetkililerinin verdiği bilgilerden anlıyorduk ki ENKS ile MGRK, Cenevre-2’ye bağımsız katılmayı zorlayacaklardı. Bu mümkün olmasa bile ayrı tutum takınmayacak, birlikte hareket edeceklerdi. Yani ya her iki cephe Cenevre-2’ye Suriye muhalefeti ile birlikte katılacak ya da katılımı birlikte reddedeceklerdi.

Bu gerçekleşmedi.

ENKS konferansa, Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye endeksli, Batı destekli Ahmed el Carba liderliğindeki Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) ile katılmayı yeğledi.

İsviçre’deki ilk tur görüşmeler ABD, Rusya ve Batı’nın tüm zorlamalarına rağmen herhangi bir sonuç elde edilmeden dağıldı. Suriye muhalefeti ile rejimin BM gözlemciliğinde görüşmeleri sürdürmesi kararlaştırıldı.

ENKS’nin hiçbir rolünün olmadığı, Kürt delegelerin tek bir kez dahi konuşamadığı Cenevre-2 Konferansı’nın 10 Şubat’ta başlayan 2. tur görüşmeleri, beklenenden de kısa sürdü. Muhalefet ile rejim koca konferans süresince Humus’ta kısa süren bir ateşkes ve birkaç yüz sivilin tahliyesi dışında tek bir adım atamadılar.

Başarısızlığı baştan belli konferans sonrasında Suriye’de çatışmalar yeniden yoğunlaştı. ABD, farklı alternatif arayışına girdiğini Dışişleri Bakanının ağzından dillendirdi. Rusya kaygılarını artık daha açık söylüyor. Suriye’de etkinliğini giderek artıran Irak Şam İslam Devleti (IŞİD), eylemlerini Irak’ın Anbar bölgesini de aşarak Kerkük, Musul ve civar köylerine kadar uzattı. Irak merkezi hükümetinin sorumluluğunda olan Kürt kasabası Sılêman Beg’in denetimini ele geçirdi. Bağdat-Erbil karayolunun bir kısmı halen IŞİD’in kontrolünde. Bağdat hükümeti deneyimli özel birliklerini, hava ve kara kuvvetlerinin neredeyse tümünü devreye sokmasına rağmen halen IŞİD’e karşı bir başarı elde edebilmiş değil. IŞİD, Irak’ın çoğu eski BAAS’çı Sünni aşiretlerinden de azımsanmayacak bir destek alıyor.

Cenevre-2 süresince Rojava’da da bazı gelişmeler yaşandı. Rojava’da ilan edilen özerklik sonrasında 3 kantonda bakanlar ve yerel parlamento üyeleri yemin ederek görevlerine başladılar.

ENKS, bölgede özerklik ilan edilmesine ve kantonların oluşturulmasına da sert tepki gösterdi. Kendi çatısı altında yer alıp Rojava’daki özerkliğe destek veren, görev alan Suriye Kürt Sol Partisi ile bazı bağımsız şahsiyetleri ENKS’den uzaklaştırdı.

ENKS, geçtiğimiz hafta yaptığı toplantıda her ne kadar birlik görüntüsü çizse de görünen o kendi içinde de sıkıntılı. Özellikle KDP yanlısı güçler ile diğerleri arasındaki çelişkiler artık çıplak gözle de görünüyor. PYD de, ENKS’nin artık tamamen KDP yanlısı ‘Siyasi Birlik’ adı altında bir araya gelen yapıların denetimine geçtiğini söylüyor.

Çelişkiler Kuzey Kürtleri arasında olduğu kadar Güney Kürtleri arasında da görünür oldu. Güney’de neredeyse KDP dışındaki tüm yapılar Rojava’ya destek sunuyor. Buna rağmen tüm sıkıntılar ağırlıkla KDP ile KCK arasında yaşanıyor.

İki güç henüz bir uzlaşı içinde değiller. Tarafların eskisi kadar sert olmasa bile karşılıklı olumsuz beyanları sürüyor.

Tüm bu özeti, PKK Lideri Öcalan ile Kürdistan Bölge Başkanı Mesud Barzani arasındaki mektuplaşmanın ve KCK ile KDP arasında bir mutabakat sağlanmasının ne kadar önemli olduğuna dikkat çekmek için yazdım.

Evet, şurası çok açık; KDP ve KCK hiçbir zaman aynı düşünmeyecekler ama müşterek noktalarda uzlaşmaları da şart. Bu sağlanmadığı sürecede Kürtler ne Rojava’da işleri rayına oturtabilirler, ne de Ulusal Kongre’yi toplayabilirler.

Kıssadan hisse; KDP-KCK mutabakatı artık Kürtlerin olmazsa olmazı...

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89