• BIST 94.282
  • Altın 144,767
  • Dolar 3,5628
  • Euro 3,8748
  • İstanbul 11 °C
  • Diyarbakır 9 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 8 °C
  • Berlin 2 °C

KCK salatası

Güler Yıldız

Efendim bu hafta size bir salata tarifi vereceğim. Hafif, yağ yapmaz ve her mevsimin sebzeleri, baharatları ile tatlandırılmış müstesna bir salata...

Hijyen her mutfak için önkoşuldur ancak kendi mutfağımızda böyle bir obsesifliğe gereksinme duymuyoruz. 3 tarafı denizle çevrili bu cennet mutfakta kir pas da hayata dair, ne de olsa! Hatta alabildiğine kirli, bakımsız olması, ahlaki yaklaşımımızı doğrulamak açısından çok daha önemli olabilir. Lüks restoranlarda ustalıklı bir dokunuşu, cilveli bir kondurmayı yemek tabağında hissetmeyecek körlükte müşteri yoktur! Ho lalala!!!

Malzemelerimizi sıralamanın zamanı şimdi:

MAL-ZE-ME-LER:
Bir tutam akademisyen
Bir demet yazar, çizer, kalem/kelam
erbabı, yayıncı vs.
Bir avuç yerel yönetici,
5 adet seçilmiş vekil (Selma Irmak, Faysal Sarıyıldız, Kemal Aktaş, Gülser Yıldırım ve İbrahim Ayhan)
Beş-on avukat
10 ila 30 arası gazeteci, dağıtıcı, fotoğrafçı, kameraman gibi sözde basın mensubu...
Bol miktarda „siyasal Kürt”; kadın, çocuk,
genç ayırmaksızın...
Toplamda tüm malzeme sayısı
1400’ü biraz aşabilir...

SOS İÇİN:

Salatayı asıl şenlendiren sostur ve sosun içindeki malzeme oranını iyi ayarlamalıyız.

Bol miktarda kitap, dergi, gazete, kaset, telefon kayıtları, mailler, poşu, şalvar, yumurta topuk ayakkabı, atılmış ve atılmakta ve de atılması muhtemel sloganlar, anadil, demokratik cumhuriyet, özerklik, yan bakışlar, terli atletler, parçalanmış ayakkabılar ve kaldırım taşı, kum, çimento, tuzluk, ağızda ıslık, Ahmet Kaya tişörtü, bakışta kibir, bitişik kaş, esmerlik hali, şaşkın gözler, 8 yaş, 12 yaş, 15 yaş, 50 yaş, 70 yaş, Diyarbakır, Wan, Batman, Muş, Ağrı, Dersim özelinde; İstanbul, Adana, İzmir, Ankara, Mersin varoşlarında gizlenen, şifrelenen, anlaşılması güç ve hatta olanaksız bir dille kriptolar geçtiğine inandığımız her şey ve herkes, başka bir kasede bir güzel karıştırılır. Üzerine bir limonun suyu dökülür, tezgahımızın nemli bir köşesinde, üzerinde örtü ile bekletilir...

Sosu ve malzemesi bol bir salata olduğu için katbekat yöntemiyle yapacağız salatayı. Bir kat malzeme, bir kat sos şeklinde yani... Zamana yayarak ve acele etmeden... Tralalalalaaa! Salata kasemizin en altına „siyasal Kürt”lerden bol miktarda bi güzel yayalım. Sosun kaseye sızmasını önlemek için bu ilk katı biraz yoğun tutalım. Her boy, yaş, cinsten karışık alıp bir güzel yaydıktan sonra, hemen üstüne yardım yataklık, propaganda, ters bakış, terli atlet ve çobanlık malzemeleri yoğun olan sosumuzdan boca edelim. İyice sıvayalım lütfen, ilk kat çok önemli. Bir evin temeli gibi düşünün. Hatta yemek yapmak bir sanatsa, salata bu sanatın nirvanasıdır, o nedenle salatamızın nirvana noktasına ulaşmak için zemini sağlam yapmalıyız. Dilerseniz biz bu „siyasal”lardan birkaç avuç daha boca edelim ve yeniden soslayalım ama çeşni olarak yırtık ayakkabı, kırık kapı, bakır tencere, terli atlet, terkedilmiş köy, tezgah, ıslık kullanalım.

Geldik ikinci kata...

Bu kat ehemmiyet derecesi açısından önemli ve bu kez seçilmişleri atalım. Sayıca azlar çünkü salataya katacakları rahiya oldukça etkili. Nane, kekik gibi... Tek tek göz kararı ölçümle 5 yapraklı yonca misali kaseye yerleştirelim. Aralardaki boşluk endişelendirmesin sizi, kent sıralamasına göre tutam tutam basından dolgu malzemesi yapabiliriz. Çok da denk düşer. Propaganda, mikrofon, miting kıvamı yoğun sosumuzdan sıvayalım ve 3. kata çıkalım. „Siyasal Kürtleri” burada da kullanacağız. Elimizde yeteri kadar var çünkü, üzerini de özerklik, anadil, demokratik cumhuriyet, genel af, Öcalan’a ev hapsi sosumuzla dolduralım ve seri bir şekilde 4. kata geçelim. Bura malzemesi biraz Kürt sempatizanı ve avukatlarla şenlenebilir. Öyle kalbinde beyninde Kürt sevgisi olanları dik dik yerleştirelim, bilinmeleri, görülmeleri lazım zira...

Ben bir çay içeyim, siz bir reklam izleyin, 5. katta buluşalım...

Evet, geldik işte... 5. kat önemli bir kat değildir. Vermek istediğimiz mesajımız ilk katlarda fena halde lemandır. Yine de bir tat ısrarınız varsa, birkaç akademisyen ile bu katı da dizebiliriz. Bunların sosunda ek olarak vicdan olsun, kürsü olsun, kitap olsun, zaman olsun, insanlık olsun... Olsunnnn! Ablanız size kurban da olsunnn!

Son kattayız. Geri kalan ne varsa, çar çakıl, çala çocuk, bol sosla herşeyi boca edelim bi güzel... Üstüne de yeni anayasa, müzakere, İmralı, kaçırılan gemi, siyaset akademisi gibi daha güncel sebzelerle bir şeyleri şey edelim, en üstüne de kalan sosla „Ne Mutlu Türküm” yazalım veee bitsin bu iş.. Buzdolabına, tuzdolabına, dolabın altına, gözden ırak herhangi bir noktaya, ağzı açık şekilde koyalım ve onu orada unutalım... Zamanı gelince hepsi bol bol servis edilir zaten...

Diyelim zamanı geldi... Adalet dağıtıcı gelsin salatamızı dağıtsın diyelim, üstüne bedelli ile tatlandırılmış; ulusa, Suriye’ye, Kürtlere, sana, bana, neneme seslenişler ve envai zamlarla demlenmiş içkimizi keyifle yuvarlayalım... Bu ülkede yaşamak çok hoş, gerçektenn... E, noşi can bê...

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89